Yazı Detayı
26 Ekim 2018 - Cuma 02:12 Bu yazıkez okundu
 
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -13-
Ruveyda ÇELİK
veraıslam@hotmail.com
 
 
 
 

"PUT KIRAN ÜMMET OLMAK!"
 

İslam inancı, İlahı 'bir'lemeyi şart koşuyor.Esasen; yaratılışın sırrı, hayatın anlamı ve amacı, tek İlah olarak Allah'ı tanımak ve hiçbir şeyi O'na ortak koşmamaktır.Bu amacın gerçekleşmesi için, Allah'a ortak koşmanın, yani 'şirk'in ne anlama geldiği bütün yönleriyle iyi bilinmeli. Ancak o zaman; "la ilahe illallah", yani "Allah'tan başka ilah yoktur", "İlah olduğu iddia edilen, yetkileri ve konumu iti­bariyle İlahlığa kalkışan herhangi bir kişi, nesne, makam ve mevki kabul etmiyorum" demenin şuuruna varılabilir.
 

Sosyal ve psikolojik bunalımların girdabında boğulmakta olan şirk toplumlarına sunulacak en büyük hizmet, onların yolunu aydınlatacak, onlara sağlıklı bilgiler sunacak ve sahte ilahların tasallutuna son vermeye yarayacak çalışmalar olma­lıdır. Çünkü, fert ve toplumun huzura kavuşmasında ön şart şirkten temizlenmektir.İnançların insan hayatı üzerindeki belirleyici etkisi, başka hiçbir şeyle kıyas kabul etmeyecek derecede önemlidir. Kendi elinde olmayan bir şekilde ve yine kendi iradesi dışında belir­lenen bir zaman ve mekanda hayata gözlerini açan insanoğlu hep bir inançla yaşamıştır. 
 

En inkarcı bir halde bulunduğu za­manda bile inkarını iman haline getirmiş ve varlığını varlıkla­rına bağladığı birilerini ya da bir şeyleri elinde, dilinde, zih­ninde; yanında, yöresinde, meydanında, mabedinde, çarşısın­da, pazarında; sözünde, kitabesinde; taşında; dileğinde, duasında; yaşında, başında, yönetiminde hep yaşatır olmuştur. Zaman, zaman birlediği, bazen de ihtiyacına göre çeşitlendirdi­ği ve çoğalttığı tanrıları ile birlikte olmaktan haz duymuş ve ha­yatı kendince böyle anlamlandırmıştır.
 

Tanrı ya da tanrılara o kadar ihtiyaç duymuştur ki, Bir düşünürün "Eğer tanrı yoksa onu biz yaratmalıyız" sözü bunun ne derece kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunun ifadesi ol­ması bakımından oldukça anlamlıdır. Öyle ki, insanoğlu için bir Tanrıya inanmak ve bağlanmak hayatın gayesidir’ demek hiç de yadırganacak bir hüküm olmaz.Esasen, İslam bunu açık ve kesin bir biçimde ortaya koymuş­tur Ayette şöyle buyuruluyor: 
 

"Ben "Cin'leri"; Göremediginiz varlıkları ve "insanları"; unukan varlıkları ancak ve ancak "Abd'iyyetlerini" Bana sunsunler diye "Halkettim": Yarattım, oluşturdum, ölçülendirdim, biçimlendirdim, programladım, şekillendirdim!!
"Abd'iyyetlerini": İbadetlerini: Kulluklarını sadece ama sadece Allah'a sunan ve sadece ama sadece Allah'a boyun eğen ve böylelikle "Abdullah'lardan olup": Tuttukları, gittikleri tüm yolları sadece Allah´a, sadece Allah için, sadece Allah´tan gelen emirler ile düzenlemeye yönelsinler, üstlerindeki orjinal kulluk nimetini korusunlar ve bu amac, bu hedef dogrusunda hayat sürsünler diye yarattım, yaratmaktayım!" (Zariyat/56)
 

"İbadet kavramı; Allah'ın arzu ettiği, gizli ve açık söz ve davranışların bütününü içine alır.Bu geniş anlamı ile ibadetin yerine getirilmesi, insanın kendi hayatını, çeşitli davranış ve sözlerini, tasarruflarını, diğer insanlarla olan ilişkilerini İslam'ın gösterdiği şekilde ayarlamasını gerekli kılar.Bu ise insan psikolojisini temelden etkileyen, yeniden Kur’an ve hayatı baştan sona yönlendiren esaslı bir olgudur. Burada konunun nirengi noktasını teşkil edecek temel soru şu­dur: "İnsanın duygu, düşünce ve davranışları üzerinde bu de­rece önemli rol oynayan, hayatı belli bir düzene sokan inanç­ların esası nedir?" Yine bundan hareketle; "İman ve ilah edin­mek kavramları ile insan ihtiyaçları arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır? İnsanın varlığını sürdürmesi bakımından; 'Hüküm ve hik­met sahibi', her şeyi bilen bir ilah olan Allah'a iman, esasen neyin kabul ve tasdik edilmesidir? Bu inançtan sapmanın anlamı, insan psikolojisi açısından neleri ifade eder? 
 

Bunların anlaşılması için öncelikle 'iman' kavramını yerli yerince ve yeterince doğru olarak kavramak.Ömer Nesefı, imanı 'mutlak tasdik' olarak tarif ediyor, "Habercinin haberine veya hüküm verenin hük­müne, yani herhangi bir şeye hiç tereddüt etmeden inanmak, onun doğru olduğunu kabul etmektir" diyor.İslam'da istenen İman; Allah Resulü'nün getirdiği haberi tereddütsüz kabul ve tasdik etme anlamında olup, kabul ve tasdik edilmesi istenen haberin esası ise ilah'ın "tek" oluşu üzerine kuruludur.Doğruluğu peşinen kabul edilmiş inançların test edilme­sinin kolay olmayacağı açıktır.
 

İnsanın hayata gelişinin, hayatla ve yaratılışla ilgili temel sorularının izahı ve tüm davranışlarının şekillenmesi bu noktadaki kabuller, yani inançlar üzerinde gelişir. İlah Edinme İhtiyacı kaçınılması mümkün olmayan bir psikolo­jik ihtiyaç olarak görülüyor.İnsanların ilk tarihi günlerden itibaren inandıkları çeşitli putlar bir köklü ihtiyacın ifadesidir. İnsanlar karşılaştıkları bü­yük tehlikeler ve yoksunluklar karşısında; ihtiyaçlarının doyu­rulması, tehlikelerin azaltılması veya yok edilmesi için; ken­disini yaşatacak, ona zor anlarında yardım edecek, onu mutlu kılacak bir güce ihtiyaç duymuş ve inanmıştır. 
 

İnsanın 'put'da toplanan, kutsal ve insanüstü güçten beklediği, bir üstün ger­çeklik ve enerjidir. Zamanda ve zamanı yaşayan insan, asırlar boyunca dağınık hayatını toplamak ve bir şeye dayanmak zo­runda kalmıştır. İşte, bu toplama gücünün kurtarıcı enerjisi (şirk içindeki toplumlar tarafından) putlarda bulunmuştur." Bu zan sonucu oluşan etkileşimle kutsallaştırma sürecine giril­miştir.Bir şeyleri kutsallaştırma, ilahlaştırma ve onlara tapma eğilimi, hemen her devirde var olagelmiştir.Konu ihtiyaç açısından ele alındığında putlaştırılan nesne ve objeler üç grupta toplanabilmektedir:


1. Günlük zevk, heyecan ve ihtiyaçları doyuran, komp­leksli ruhlara hitabeden geçici putlar (putlaştırmalar).Bir çok sanatçılar, sporcular, şu veya bu devrin halkta coşku uyandıran hatipleri, büyüleyici mistikler, büyük şarla­tanlar bu grupta toplanabilir. Bunun ekstrem örneklerini pek çok milletin hayatında görmek mümkün.Hayatı ve birkaç yıl Rus devletinin yönetiminde oynadığı menfî rolü ile Rasputin gibilerden, gençlik yıllarında 'Sarışın Bomba' ismini alan artistin, filmlerinin gösterildiği sinema kapılarının önünde halkın kuyruklar halinde toplanmasına bir yerde göründüğü zaman; binlerce insanın üstüne üşüştüğünü, fotoğrafçıların birbirleriyle yarışırcasına resimlerini çektiği sa­natçılar, gençlerin büyük bir coşkuyla resimlerini yanlarında taşıdıkları, önlerinde kendilerini jiletleyerek kendilerinden geçtikleri örnekler bugün bile sayılamayacak kadar çoktur.
 

2. İnsanın estetik zevkine, sanat merakına, bilim ve moral ihtiyacına cevap veren ve insanlığı bugünkü medeni basama­ğına çıkardığı düşünülen putlar galerisinde objektif eserleri ile ve her zaman ünleriyle anılan bilim, düşünce ve edebiyat yıl­dızları veya putları. Rafael'den Van Gogh'a, Hipokrat'tan Freud'e, Aristo'dan Newton'a, Einstein'e, Dante'ye, Goethe'ye.. kadar olmak üzere birçok uluslara mensup (erişilmez görülen) kişiler.

3. Şu veya bu memleketi büyük bir felaketten kurtarmak, esirlikten özgürlüğe ulaştırmak, bir savaşta zaferler kazanmak, bir ideolojiyi kitleler için gerçekleştirmek., gibi milyonlarca insan tarafından takdir edilmiş ve benimsenmiş tarihi kişiler galerisinde, herkesin görüşüne göre birçok simalar yer alır. Ancak farklı uluslara mensup insanların ortak takdirine ula­şanlar, objektif başarıları ile olduğu kadar, kitlelerin psikoloji­sine de ustalıkla girebilen ve halkı eserleri ile büyüleyici telkinlerine katabilen ve zamanında tanrılaştırılmış olan faniler.. Şüphesiz ki bunların başında Buda'dan İsa'ya ve bazı bü­yük azizlere, imamlara kadar din adamları da var. Bunların dı­şında Sezar, Cromvel, Napolyon, Washington, Marks, Lenin, Gandi ve Atatürk gibi güçlü kumandanlar, devrimciler ve devlet adamları tipindeki seçkin kişiler de yer alır.

 

Bunlara daha birçok isimler de eklenebilir.Herhalde 21. asır toplumlarında üstünkörü bir bakışla tapmanın ilkel şekillerinin devam etmekte gelişmekte olduğu görülür. İkinci Dünya Savaşı'nın meydana getirdiği şiddetli sarsıntılar, Atom bombasının büyük ölçüde maddi ve manevi yıkıntıları, 'Kumsalda Bir Gün' filminde olduğu gibi nükleer silahların gelecekteki trajik ve kollektif ölümlerin tasarlama­ları yanında, bugün bile dünyanın belirli yerlerinde bir üçüncü dünya savaşı körüklemek tehlikesini gösteren kanlı savaşlar ve çatışmalar, iki üç düşman cephesine ayrılan gençlik grup­ları yeni bir insan şuuru ve ruhu oluşturmakta ve bunlar büyük bir hızla gelişmektedir. Kaldırımlardan, LSD'li ve esrarlı seks alemlerine kadar, düşürülen moral inanışlar yeniden birçok ihtiyaçlar ve tepkiler yaratmakta, birçok bireysel ve kollektif manevi sapıklıklar görülmekte ve bu ideolojilere ve mentalitelere uygun olmak üzere yeni yeryüzü putları doğmaktadır.

Birbirinden farklı veya benzer şartlar altında "İnsan, ken­di gücünün çok üstünde olup da ümitlerini gerçekleştirmede bel bağladığı yahut şu veya bu şekilde yararlandığı değişik tabiat güçlerini; lider, kahraman, sporcu, şarkıcı, artist, seks yönünden çekici pek çok kuvvet ve objeyi kutsallaştırır, hatta tanrılaştırır.. Bu, insanın kendini adamaya karar verdiği, mut­lak gönül bağlılığı içinde olduğu gücü "tanrısal kudret'i temsil eder.. İnsanın günlük denemelerini ilgilendiren her şey kutsallaştırılmıştır. Kozmik fenomenler ve tabii güçler (Güneş, ay, yıldızlar, pınarlar, ırmaklar, dağlar), hayati ve psikobiyolojik güçler, hayvanlar, ağaçlar, cinsel enerji,. Irk, vatan, sınıf, parti, savaşlar, altın, para., boş inançların birçok şekilleri... Umdurucu ve korumak gücünde görülen her şey, insanın merakını ve mistik yönünü kamçılar" ve bir şekilde putlaştırılır.

Rahatlıkla denilebilir ki; "İnsanın zihninde, onu ilah edin­meye iten etkenin asıl kaynağı muhtaç ve varlıksız oluşudur. İnsanın, kendisinin ihtiyaçlarını gidermeye gücü yeten, sıkıntı­lara karşı yardım eden, gerektiği her an onu koruyan, ıstırap ve korku halinde korkusundan onu emniyete çıkaran bir var­lığa ihtiyacı vardır.Yine kişinin ihtiyaçlarını gideren, dualarına icabet eden, isteklere cevap veren bir varlığın, mevki bakımından da şüp­hesiz kendinden daha yüce ve derece bakımından da daha üstün olması gerekir.Nihayet kaçınılması imkansız tabii hallerden biri de, insanın aşkla ve şevkle yöneleceği kudretin (ilahın), insanın, anında ihtiyacını gidermeye, sıkıntıya düştüğü zaman sıkıntı­sından kurtarmaya, ıstıraplı anlarında sükunet bahşetmeye gü­cü yetmelidir. (Ya da öyle inanılmalıdır.)

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, "ilah" kelimesinin mabud hakkında kullanılmasına sebep olan faktörler: İhtiyaçları gi­dermesi, amelin karşılığını verme, sükunet bahşetme, yüceliği ve hükmü altına alıp koruma, musibet anında onu korumaya gücünün yeter olması.." gibi düşünce ve kanaatlerdir. Kişi­nin bütün bu sayılanları kendisine verebilecek bir büyük Kud­reti kabul etmesi, bu özelliklerin onda var olduğuna ve bu­nunla birlikte kendisine yardım edecek olduğuna inanması.. İşte ilah edinme ihtiyacının esası!

___________
Kaynaklar:
Dr. Hamdi Kalyoncu, Yeryüzü Tanrıları, Şirk Psikolojisi, Marifet Yayınları
Prof. Dr. A.Zeydan, İslam'da Fert ve Devlet Münasebetleri.
Ömer Nesefı, Akaid, Otağ Yay.
Prof. Dr. Rasim Adasal, Liderler ve Kahramanlar Psikolojisi, Yeryüzü Tanrıları, Minnetoğlu Yay.
Mevdudi, Kur'an'da Dört Terim, Beyan Yay.

 
 
 
 
Etiketler: Orjinal, İslam'da, Put, , Ve, Putcu'luk, -13-,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Adanmış Kelimeler 5
Adanmış Kelimeler 4
Adanmış Kelimeler 3
Adanmış Kelimeler 2
Kadın & İslam 23.Bölüm
Kadın & İslam 22.Bölüm
Kadın & İslam 21.Bölüm
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -12-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -11-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -10-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -9-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -8-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -7-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -3-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -2-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -1-
Hayvanlaşma Temâyülü -2-
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 54.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 53.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 52.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 51.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 50.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 49.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 48.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 47.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 46.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 45.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 44.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 43.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 42.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 41.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 40.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 39.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 38.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 37.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 36.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 35.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 34.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 33.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 32.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 31.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 30.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 29.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 28.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 27.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 26.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 25.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 24.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 23.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 22.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 21.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 20.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 19.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 18.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 17.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 16.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 15.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 14.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 13.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 12.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 11.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 10.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 9.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 8.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 7.Bölüm
Kadın & İslam 20.Bölüm
Kadın & İslam 19.Bölüm
Kadın & İslam 18.Bölüm
Kadın & İslam 17.Bölüm
Kadın & İslam 16.Bölüm
Kadın & İslam 15.Bölüm
Kadın & İslam 14.Bölüm
Kadın & İslam 13.Bölüm
Kadın & İslam 12.Bölüm
Kadın & İslam 11.Bölüm
Kadın & İslam 12.Bölüm
Kadın & İslam 10.Bölüm
Kadın & İslam 9.Bölüm
Kadın & İslam 8.Bölüm
Kadın & İslam 7.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 22.Bölüm (son)
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 21.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 20.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 19.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 18.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 17.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 16.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 15.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 14.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 13.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 12.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 11.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 10.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 9.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 8.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 7.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 6.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 6.Bölüm
Kadın & İslam 6.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 5.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 5.Bölüm
Kadın & İslam 5.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 4.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 4.Bölüm
Kadın & İslam 4.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 3.Bölüm
Kur'anda Ve Sahih Sünnette Kibir 3.Bölüm
Kadın & İslam 3.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnette "Kibir" 2.Bölüm
Kuran'da Müminlerin Vasıfları 2.Bölüm
Kadın & İslam 2.Bölüm
Kur'an'da Mü´minlerin Vasıfları 1.Bölüm
Kur´anda Ve Sahih Sünnette Kibir 1.Bölüm
Kadın & İslam 1.Bölüm
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Her mü'min DİN'inin görevlisidir.!


HİKMET/HADİS
Muğire İbnu Şu'be (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatü vesselam) ayakları kabarıncaya kadar geceleri kalkıp namaz kılardı. Kendisine: "Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti (niye kendini bu kadar hırpalıyorsun?)" denildi. "Şükredici bir kul olmayayım mı?" cevabını verdi." {Buhari, Teheccüd 16, Tefsir, Feth 1, Rikak 20; Müslim, Sıfatu'l-Münafikin 79, (2819); Tirmizi, Salat 304, (412); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 17, (3, 219). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,