Yazı Detayı
07 Şubat 2017 - Salı 21:26 Bu yazıkez okundu
 
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 51.Bölüm
Zeynep BİLMEM
zeynepıslam@hotmail.com
 
 
 
 

Ermeni Yahudiler (Pakraduniler) -2-
 

"Hz. İsa Döneminde Pakraduniler" 
 

Sürgünden sonraki yıllarda Meşhetya’daki Yahudiler ile Kudüs’teki Yahudiler ilişkilerini kesmemişlerdi. İsa’nın peygamberliğini ilanından sonra Kudüs’ten gelen bir Yahudi Meşhetya’ya bu haberi getirdi ve; “Hakimlerin hediyeler takdim ettiği çocuk büyümüş olup peygamber olduğunu iddia ederek Yahudilere yeni din vaaz etmektedir. İşte biz bunun hakkında beyanatta bulunmak için Musa dininin bütün rahiplerini davet ediyoruz. Bundan dolayı atalarımızın dininin takviye edilmesi, Musa’nın kaidelerinin yerine getirilmesi, dindaşlarımızın bu yeni dinin içine girmelerinin önlenmesi ve bu suçu işleyenlerin ölümle cezalandırılması hususunda müzakere edilmek üzere içinizde bulunan alimler derhal Kudüs’e gelsin…” dedi. Bu davet üzerine Meşhetya’dan pek çok Gürcü Yahudi alim Kudüs’e gitti. 
 

Bu davete icabet etmek yeni peygamber ve karşısındaki tutumlarının ne olacağı ilk günden göstermişti.M.S. 387 yılına gelindiğinde ise; Roma ve Sasani anlaşmaları çerçevesinde Pakraduni toprakları paylaşıldı. Bizanslı tarihçi Pavtovs, 3. Asırda bölgede ikamet eden Hıristiyan olmuş Yahudilerin sayısını 400.000 olarak verir. Ancak bu topak paylaşımı Pakradunilerin feodal yapısını bozmadı. İki imparatorluk da onların siyasi ve toplumsal yapısına dokunamadı. 4. yy’a gelindiğinde Pakraduniler Araplarla anlaşmalar yaptılar. Anlaşmaya göre Pakraduniler bir süre vergi vermeyecek, Araplar ise Pakradunileri muhafaza edecek ihtiyaç halinde ise savaş süvarilerini kullanacaklardı. Ermenistan’da Arap vali görev yapmayacak, Roma saldırılarına karşı Araplar Ermenistan’ı ve Pakradunileri koruyacaktı.
 

Pakraduniler cizye “başvergisi” verecek ama ehl-i kitap olduklarından dini özgürlükleri güvence altında olacaktı. Kısaca Pakraduniler bu anlaşmadan oldukça karlı çıkacaktı.701 yılına gelindiğinde Emeviler, Ermenistan’ın büyük bölümü, Gürcistan’ın doğusunu da içine alan büyük bir “El-Ermeniyye” eyaletini kurdular. Başkentleri Tilvin olarak kalmaya devam etti. Valisi Müslümandı. İlerleyen yıllarda Arap vali Mervan Tilvin’e geldiğinde Pakraduni derebeylerinin karşılamalarından o kadar memnun kaldı ki “iyi niyet göstergesi” olarak içlerinden birini Ermenistan’ın yerel valisi ilan etti!
 

Bu kişi Bgrat Hanedanından Aşot Pakraduni’ydi. Emevilerin Hazarlarla olan mücadelesini kazanmasında Aşot Pakraduni’nin büyük desteği olmuştur.Bu arada Pakraduni olmayan diğer Ermeni aileler kendilerine haksızlık yapıldığını düşünüp isyan bayrağını çektiler. Emevi hanedanı tarafından bastırılan isyan sonrası pek çok Ermeni aile Şam ve Yemen’e sürüldü. Takvimler 750 yılını gösterdiğinde Pakraduniler artık Mamigonyanların bütün mülklerini ellerinden almış, Ermenistan’ın eski liderlerine ait olan Piznunik, Muş ve Bitlis’i de topraklarına katmışlardı...
 

 


 

 
 
 
Etiketler: Kuran, Ve, Sünnet'de, Cemâat, 51.Bölüm,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 50.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 49.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 49.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 47.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 46.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 45.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 44.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 43.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 42.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 41.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 40.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 39.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 38.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 37.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 36.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 35.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 34.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 33.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 32.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 31.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 30.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 29.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 28.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 27.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 26.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 25.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 24.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 23.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 22.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 21.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 20.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 19.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 18.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 17.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 16.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 15.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 14.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 13.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 12.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 11.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 10.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 9.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 8.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 7.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 6.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 5.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 4.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 3.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 2.Bölüm
Kuran Ve Sünnet'de Cemâat 1.Bölüm
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Gayet net: Kim kardeşlik bağımızı zedeleyecek bir gayret içerisindeyse, o bizden değildir!


HİKMET/HADİS
Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatü vesselam)'in zevce-i paklerinin hane-i saadetlerine bir gurub erkek gelerek Resulullah (aleyhissalatü vesselam)'ın (evdeki) ibadetinden sordular. Kendilerine sordukları husus açıklanınca sanki bunu az bularak: "Resulullah (aleyhissalatü vesselam) kim, biz kimiz? Allah O'nun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını affetmiştir (bu sebeple O'na az ibadet de yeter) dediler. İçlerinden biri: "Ben artık hayatım boyunca her gece namaz kılacağım" dedi. İkincisi: "Ben de hayatımca hep oruç tutacağım, hiçbir gün terketmeyeceğim" dedi. Üçüncüsü de: "Kadınları ebediyen terkedip, onlara hiç temas etmeyeceğim" dedi. (Bilahere durumdan haberdar olan) Hz. Peygamber (aleyhissalatü vesselam) onları bularak: "Sizler böyle böyle söylemişsiniz. Halbuki Allah'a yemin olsun Allah'tan en çok korkanınız ve yasaklarından en ziyade kaçınanınız benim. Fakat buna rağmen, bazan oruç tutar, bazan yerim; namaz kılarım, uyurum da; kadınlarla beraber de olurum. (Benim sünnetim budur,) kim sünnetimi beğenmezse benden değildir" buyurdu. Buhari, Nikah 1; Müslim, Nikah 5, (1401); Nesai, Nikah 4, (6, 60)


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,