Yazı Detayı
10 Ocak 2017 - Salı 18:44 Bu yazıkez okundu
 
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 13.Bölüm
Züleyha TRABZONLU
zuleyhaıslam@hotmail.com
 
 
 
 

RABITA VE BİD’AT (3)


Birçok batıl tarikate mensup kimseler "Benim şeyhim, beni her yerde işitiyor, beni her yerde görüyor" diyerek, şeyhlerinden korkup sakınmakta ve tavırlarına bu korkuyla istikamet vermektedirler. Bu gibi hadiselere hüsnüzanla yaklaşan bazı kimseler "Bu müridler, şeyhlerinden böyle sakındıkları için kötülüklere yönelmiyorlar, bu iyi bir şey değil mi?" demektedirler. Açık yüreklilikle belirtelim ki, bu iyi bir şey değil!. Çünkü Allah katında makbul olan ibadetler, Allah için yapılan ibadetlerdir. Her şeyi, her yerde hakkıyle gören ve işiten Rabbimizin bu sıfatlarını bir yaratılmışa nisbet ederek şirk içine düşen insanlar, bu şirki yöneliş ile hangi iyiliği yaparlarsa yapsınlar, hangi kötülükten sakınırlarsa sakınsınlar, Rabbimiz katında makbul değildir. Çünkü öncelikle sakınılması gereken en büyük kötülük şirktir. Şeyhlerinin kendilerini gördüğünü, kendilerini işittiğini kabul ederek kötülüklerden sakınmaya çalışan kimseler, bu rabıtayı neden Allah ile yapmıyorlar ki? Gerçekten korkmaları,korkup sakınmaları gereken merci, kendilerini hakkıyle gören, hakkıyle işiten ve Kahhar olan Allah (c.c.) değil mi? Yoksa bu kimseler için sadece Allah korkusu yeterli olmuyor mu!. Oysa kendilerini ve bütün dünya insanlarını uyarıp korkutma meselesinde, müslümanlar için yegane kaynak olan Kur'an-ı Kerim bütün bir insanlığı beşeri tehditlerle değil, Allah (c.c.)'ın İlahi tehditleriyle uyarıp korkutma için indirilmiştir.(1)
 

1- Kur’an’ın hiçbir yerinde “Rabıta yapınız” diye bir emir geçmez…
2- Peygamberimizden sahih olsun uydurma olsun tek bir teşvik ve faziletine dair emir yoktur, rivayet yoktur…
3- Mezheb imamlarımızın rabıta yaptıklarına dair hiçbir rivayet yoktur…
4- Her konuda fetva veren değerli mezheb imamlarımızın kitaplarında bu konuya ilişkin fetvalar yoktur…
5- Yine hadis kitaplarında “Kitabur-Rabıta” isimli açılmış bablar göremezsiniz…
6- Rabıta denilen bu uydurma sadece tarikatlar tarafından bilinmektedir, bu tarikatlarda yetişeşn ve sadece kendi görüşlerinin propagandasını yapan kitapları okuyan müritlerde sanki bütün İslam alemi onlar gibi düşünüyor zannetmektedirler…
7- Rabıta denilen (Aslen Yogadır) bu eylem budizm kökenlidir, bu meditasonu Budist ve Brahman dinleri (Ve diğer Uzak Doğu dinleri) üzerine araştırma yapan herkes görebilir…
8- Rabıtanın sonunda “Fenafillah / Allah’ta Erime(!)” hali meydana gelmektedir ki, bu hint dinlerinde “Nirvana’ya Ulaşmak” yani yarı tanrı olmak manasında kullanılır…

 

Şimdi akıl başında birisi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem rabıta yaptı derse bu kişiye ne icap eder..?Hiçbir peygamberin yapmadığı, Yüce Allah’ın emretmediği bir şey nasıl ibadet oluyor..?
 

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kâtiplerinden Ebû Rib’î Hanzala İbni Rebî‘ el-Üseydî şöyle demiştir: Ebû Bekir benimle karşılaştı ve bana:
- Nasılsın, ey Hanzala? diye sordu. Ben de:
- Hanzala münafık oldu, dedim. Ebû Bekir:
- Sübhânellah, sen ne diyorsun? dedi. Ben cevaben dedim ki:
- Bizler, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında bulunuyoruz. Bize cennet ve cehennemden bahsediyor, sanki gözlerimizle görüyormuşuz gibi oluyoruz. Onun huzurundan ayrılıp çoluk çocuğumuzun yanına ve işlerimizin başına dönünce, çok şeyi unutuyoruz. Ebû Bekir radıyallahu anh dedi ki:
- Allah’a yemin ederim ki, biz de benzeri şeylerle karşı karşıyayız. Ben ve Ebû Bekir birlikte yola düştük ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ in huzuruna girdik. Ben:
- Ya Resûlallah! Hanzala münafık oldu, dedim. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem :
– “Bu ne demek?” dedi. Ben:
- Ya Resûlallah! Senin yanında bulunuyoruz, bize cennet ve cehennemden bahsediyorsun; sanki onları gözümüzle görüyor gibi oluyoruz. Senin huzurundan çıkıp da çoluk çocuğumuzun yanına ve işimizin başına dönünce, çoğunu unutuyoruz, dedim. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem :
- “Nefsimi gücü ve kudretiyle elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, şayet siz, benim yanımda bulunduğunuz hâl üzere devam edip zikir üzere olabilseydiniz, yataklarınızda ve yollarınızda melekler sizinle musafaha ederlerdi. Fakat ey Hanzala, bir saatinizi ibadete, bir saatinizi de dünya işlerinize ayırınız” buyurdu ve bu sözünü üç defa tekrarladı.
(Müslim, Tevbe 12-13. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 59)

 

Haşa sofi lere göre rabıta yapın buyurması gerekiyor.. Ashab ı kiram rasulullah sav in yüzüne bakmazlarmı edeb den ötürü...Nasıl rabıta yapacaklar... Bu edepsizler uydurdu...
 

"Topluca Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanmayın! Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani siz düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi. O'nun bu nimeti ile kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de sizi oradan kurtardı. Doğru yola çıkasınız diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor." Âl-i İmrân-103
 

Dine taalluk eden hususlarda Rasulullah'ın bizzat yaptığı ve sünnet olarak yerleşmiş davranışları esasdır. Bunun için her kim ne yaparsa bunu Kur'an ve sünnete dayandırmalıdır....Eğer "RABITA"yı meşru olan kelime anlamındaki bağlamından alıp, farklı anlamlar katarak İslam itikadının esası gibi sunarsak bu her BİDAT'in batıl olması gibi batıl bir durum olur... Bir insandan gaybi ve manevi bir alemde yardım istenmesi hiç bir şekilde meşru bir itikad değildir!!...Hiç bir insan "benden dualarınızda yardım isteyin, Allah sizi muhatap almaz ama ben vesile olur, yardım edilmesini sağlarım" diyemez.. Bu şekilde bir itikad İslam'da kesinlikle yoktur. Rasulullah'ın açıkca uygulamasında görmediğimiz bir rabıtayı, hangi halde dinimizin esası gibi görebiliriz. Herkes birbirinden insani boyutta kalmak kaydı ile yardım isteyebilir. Güzel ahlakını örnek alabilir. Halisane dökülen göz yaşları herkesin kalbini yumuşatabilir, bu da örnek alınabilir. Herkesin ilmine saygı duyularak o ilme imrenip aynı şekilde çalışması örnek alınabilir. Velhasıl Rasulullah her konuda örneğimiz ve rehberimizdir. Bu kısa notda birçok şey yazmaya gerek yok. Herkesin bildiği ve hergün Allah ve Rasulunun emri doğrultusunda okuduğumuz, ayağa kaldırdığımız namazımızda da tekrar edegeldiğimiz duamızı hatırlayalım yeter.... BUYRUN...


Fâtiha Sûresi
1 ) بسم الله الرحمن الرحي
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
2) الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِين
Hamd o âlemlerin Rabbi,
الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ ( 3
O Rahmân ve Rahim,
مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ( 4
O, din gününün maliki Allah'ın.
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ( 5
Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti.
(Ya Rab!).
اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ( 6
Hidayet eyle bizi doğru yola,
صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ ( 7
O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil. (Amin)

 

İlk emri “OKU” olan bir din ve okumadan amel eden milyonlarca müslüman..Beynini kiraya vermiş,hocalar bizim yerimize araştırıp öğrensin sonra kendi küçük,hurafe,şirk dolu beyniyle bize anlatsın diye ağzı açık bekleyen müslümana Allah sormayacak mı ?Kabirde sorulan sorulardan korkupta Allah’ın verdiğim aklı nerede kullandın sorusuna vereceği cevabı düşünemeyen müslüman ve müslüamancıklar...Kullanmadığımız aklımız sayesinde dünya müslümanları cahil,kana susamış ve katil olarak görmüyor mu?
 

Kaynaklar:
(1) Mehmed Alagaş - KUR'AN'A YÖNELİRKEN
(2) Ahmet TOMBAK

 

 

 
 
 
 
 
Etiketler: Kuran, Ve, Sahih, Sünnetde, Bid'at, 13.Bölüm,
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Cennetini yüreginde taşımak istiyorsan, Cinnetinin Sınırlarını yokla...Sana Cinnet geçirten konular Dünyevi mi? Ukbamı?..!!


HİKMET/HADİS
Nübeyşe (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatü vesselam) buyurdular ki: "Biz sizleri, kurbanların etinden üç günden fazla yemenizi, birçoğunuza kurban eti ulaşsın diye yasaklamıştık. Şimdi, Allah Teala bolluk verdi. Artık yiyin, biriktirin ve ücret isteyin. Haberiniz olsun, bu bayram günleri yemek, içmek ve zikir günleridir." { Ebu Davud, Edahi 10, (2813); İbnu Mace, Edahi 16 (3160). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,