Yazı Detayı
10 Ocak 2017 - Salı 18:51 Bu yazıkez okundu
 
Kuran'da Misak/Ahid Kavramı 17.Bölüm
Zulme DİRENİŞ
direnısıslam@hotmail.com
 
 
 
 

Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki,Allah'a yaptıkları AHDE sadık kaldılar!!
''Birbirlerinin kanlarını dökmediler...!!''

 

Çağımızda Müslümanların çoğu Müslüman kanının en ucuz insan kanı olması ve diğerlerinden çok daha fazla dökülmesi karşısında şaşkınlık duymaktadırlar. Bazıları da bu korkunç durumun nedenini ve bu tehlikeli cürmün gerekçesini soruşturmaktadır. Böylesi şaşkınlık verici bir konunun izahına katkı sağlaması ve cevabını bulmanın bir arayışı olması bağlamında diyorum ki; Müslümanları, özellikle İslam bölgelerini yakan cinayet ve savaşlara göz attığımızda bunun büyük çoğunluğunun Müslümanların kendi aralarında sürdüğünü görmekteyiz. 
 

Bunun dinî ve dünyevi birçok nedeni bulunmaktadır. Bu sebeplerin başında Müslümanların kalplerinde İmanî ve şer’i bağlayıcılığın kalmamış olması gelmektedir. Biliyoruz ki kulun kalbinde iman zayıfladığında, bu zayıflık insanı cesaretle haramlara yöneltir ve neticede insanı kötülük işlemeye kadar götürür. Bir Müslümanın cinayetten kaçınıyor olması, onun şer’i naslara itibar ettiğinin göstergesidir. Bununla birlikte kalbinde taşıdığı iman da onu kötülük yapmaktan alıkoyan en önemli etkendir. İman, şer’i yasaklar karşısında durmayı ve emirlere uymayı gerektirir. Bu, şer’i ve imanî bir kaidedir.
 

Müslüman bir insanın, işlediği günahlar sebebiyle kalbinde iman azalır ve tâatte bulundukça, ilahi emirlere boyun eğdikçe imanı artar. Bu şer’i kaidenin delilini yüce Kur’an’da bulmaktayız.
Allah (Azze ve Celle) buyuruyor ki:
“Bir kısım insanlar, müminlere: “Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!” dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!” dediler.” (Al-i İmran - 173)

 

Yine Allah buyuruyor ki:
“Müminler Allah anıldığında kalpleri ürperen kimselerdir ve onlara Allah’ın ayetleri okunduğu zaman bu onların imanını artırır ve sadece ona tevekkül ederler.”(Enfal- 2)

 

Allah buyuruyor ki:
“Doğru yolu bulanlara gelince, Allah onların hidayetlerini arttırır ve sakınmalarını sağlar.”
(Muhammed - 17)

 

Allah buyuruyor ki:
“Onlar rablerine iman etmiş gençlerdi ve bizde hidayetlerini artırdık.” (Kehf - 13)

 

Yine Rabbimiz buyuruyor ki:
“Bir sure indirdiğimizde, onlardan bu sure hanginizin imanını artırdı diyenler vardır ve ancak iman edenlere gelince işte onların imanını artırmıştır.” (Tevbe- 124)

 

Buhari de Sahih’inde Ebu Hureyre’den (r.a) şöyle rivayet etmiştir:
“Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) zâni zina yaparken bunu mümin olarak yapmaz, içki içtiğinde bunu mümin olarak yapmaz, çalarken mümin olarak çalmaz, yağmacı insanlar kendilerine gözlerini dikmişken mümin olarak yağma yapmaz” buyurmuştur. 

 

Suç ve cehaletten kaynaklanan kibir çok büyük bir cesarettir ki; cahil insan bu büyük
günahların içine dalmaktadır. İlim sahibi olmak ise insanı, bu büyük günahı işlemekten, bu büyük suçtan men eder. Haksız yere bir Müslümanın kanını dökmek şeri naslarda, yol açacağı korkunç sonuçları da gösterilerek bildirilmiş ve Müslümanlar haksız kan dökmeye karşı uyarılmışlardır. Müslümanlar, bu şer’i naslar üzerine düşündüklerinde ve içeriğini tam manasıyla  öğrendiklerinde asla bu büyük günahı işlemeye yanaşmazlar. Bu şiddetli ve büyük tehlike uyarısının örneklerinden biri de Allah’ın şu sözleridir:

 

“Kim ki iman etmiş bir kişiyi kasıtlı olarak öldürürse bulacağı karşılık sürekli olarak kalacağı
cehennemdir, şüphesiz yaptığı bu kötülük nedeniyle Allah’ın gazabı ve laneti onun üzerinedir ve onun için muhteşem bir azab hazırlamıştır.” ( Nisa- 93)

 

İbn-i Kesir bu ayetin tefsirinde diyor ki:
“Bu, günahı işlememek isteyene yönelik şiddetli bir tehdit ve kesin bir gözdağıdır. Bu Allah’a ortak koşmaya eşdeğer bir günah gibidir. Allah’ın kitabında bunun dışında da bulunan ayetlerinde Allah’ın ( Subhânehu ve Teâlâ) şu surede belirttiği gibi:
“Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahının cezasını bulur.” (Furkan- 68 )

 

Ve Allah’ın (Azze ve Celle) buyurduğu gibi
“De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anababaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin -sizin de onların da rızkını biz veririz-; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah’ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte bunlar Allah’ın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız.
(En’am- 151)

 

Ayrıca bu büyük günahın azameti hakkında Tirmizi ve Nesaî’nin sahih senetlerle Abdullah Bin
Ömer’den (r.a) rivayet etmiş olduğu hadislerden birinde, Nebinin (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğu geçer:
‘Allah’a göre dünyanın batıp yok olması bir Müslüman’ın öldürülmesinden çok daha tercihe şayandır.’ Buhari’nin Sahih’inde İbn-i Ömer’den (Allah ikisinden de razı olsun) rivayetine göre
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuştur ki: “Müslümanın diniyle sınavı, kendisine haram olan kanın dökülmesine kadar sürer.” 

 

Buhari Sahih’inde yine Abdullah bin Ömer’den (r.a)şöyle rivayet etmiştir:
”Kendisini sebepsiz yere haram olan kanı dökmek durumuna getiren kişi için hiç bir çıkışın
olmaması şüphesiz kötü-bozuk olan işlerdendir.”

 

Buhari yine Sahih’inde Mikdat bin Amr El Kind’in şöyle söylediğini rivayet etmiştir:
“Ya Resulullah bir kâfirle karşılaştım ve savaştık, koluma bir kılıç darbesi vurdu ve kopardı ve sonra bir ağacın ardına sığınarak bana, ‘mutlak surette Allah’a teslim oldum’ dedi. Bu andan itibaren onu öldürebilir miyim?Resulullah(sallallahu aleyhi ve sellem) ‘hayır öldüremezsin’ dedi. ‘Ya Resulullah adam kolumun birini koparıp aldı dedim, ancak bundan sonra Müslüman oldu. Öldüreyim mi dedim.’ ‘Hayır öldüremezsin!’ dedi, eğer öldürürsen, o insan senin öldürmeden önceki durumunda gibi olur ve sen de onun bu -Tevhid sözünü- söylemediği durumdaki gibi olursun’ dedi.”

 

Bu dünya metaını elde etmek için ve dünya meselesi yüceltmek adına savaşmak ve Ahiret ve Allah katında olanlar konusunda zühd göstermek, Resulullah’ın (sav) Kıyamet saatinden önce olacağını haber verdiği nebevi işaretlerdendir. Burada kendisinden murad olunan, bizatihi olduğunu gözlerinle görmen değildir, söylenmek istenen genel manadadır. Müslümanlar arasında savaş, Müslüman ülkelerde çokça gerçekleşmiştir ve hatta öldüren ne için öldürdüğünü, öldürülen de niye öldürüldüğünü bilmemektedir.Müslüman, bu işin kötülüğünün idrakinde olsa ve akletse bunun vukuuna yol açabilecek durumların yanına dahi yaklaşmaz. Düzgün bir Müslüman, dininin bekası ve selametinin bu dünyadan bulunan her şeyden önemli olduğunu idrak eder.
 

Allah, (Azze ve Celle) Müslümanların kanını korusun ve muhafaza etsin, dinlerine güzel bir şekilde sarılmalarını nasip etsin…
 

 

 
 
 
 
Etiketler: Kuran'da, Misak/Ahid, Kavramı, 17.Bölüm,
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Cennetini yüreginde taşımak istiyorsan, Cinnetinin Sınırlarını yokla...Sana Cinnet geçirten konular Dünyevi mi? Ukbamı?..!!


HİKMET/HADİS
Nübeyşe (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatü vesselam) buyurdular ki: "Biz sizleri, kurbanların etinden üç günden fazla yemenizi, birçoğunuza kurban eti ulaşsın diye yasaklamıştık. Şimdi, Allah Teala bolluk verdi. Artık yiyin, biriktirin ve ücret isteyin. Haberiniz olsun, bu bayram günleri yemek, içmek ve zikir günleridir." { Ebu Davud, Edahi 10, (2813); İbnu Mace, Edahi 16 (3160). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,