Yazı Detayı
14 Mart 2016 - Pazartesi 17:30 Bu yazıkez okundu
 
Kuran'da Akıl Ve Akletmek 3.Bölüm
Zehra Cenap YALTAP
zehraıslam@hotmail.com
 
 
 
 

Bismillahirrahmanirahim

Akıl yalnız vahiye denk düşüyordu..Onla anlam kazanıyor,onunla güzel bir şekile bürünüyordu. Ayetler üzerine düşünüp, onların ötesindeki gerçeği ancak ilim sahibi olanlar anlayabilirdi. Anlayıpda yalnız Ona Rahmana dönebiliyorlardi. İslam akla o denli önem verirken, yine onu hiç bir zaman son karar yeri, bilginin, fayda ve zararın son hakemi yapmamıştır.Bilakis sürekli insana önce aklet demiştir."Oku" derken düşünerek,,aklederek oku demiştir.

 

Bir şeyin iyi mi? kötü mü? olduğuna akıl bir noktaya kadar bilebilir; fakat mutlak doğruyu, mutlak faydayı ve esyadaki nihai amacı akıl bilemez.Yani akıl her konuda son hakem değildir.İnsana doğru yolu
gösterecek akıl en büyük kazançtır...Sahibini şirkten ve inkardan; ölümden sonra da ateşten kurtaramayan akıl, İyi çalışkan bir akıl değildir ne yazık ki..

 

İslam aklı son hakem sayan bütün pozitivist düşünceleri ve felsefeleri reddeder.Hevanın güdümündeki akıllar doğru hükmü, hikmete ve hidayete ulaştırmaz. Aşırı isteklerinden kesinlikle taviz vermeyen bir insan,aklı yerine hevasını kullanmayı tercih etmistir.Fakat bu tercih bütün hayatını perişan ederde, Kalbi simsiyah kesilir.
 

Akıl yanlız meşru sey'lerle hayat bulur,Ahirete doğru uzanan istikamette yanlız bu şekilde doğru bır yol tutar. İnsan Akılla doğru ve kötü yolu ayırt edebilir . Ancak, düşünerek akletme yerine,akılsızlık başgösterince yuh olsun onlara kelamına muhatap olurlar..
 

"Yuh olsun size ve Allah'tan başka taptıklarınıza. Daha akıllanmayacak mısınız?" -Enbiya,67-
 

Bilindiği gibi islama göre yanlız akıllı insanlar Allahın tekliflerinden sorumludur.O teklifler ki ancak akılla idrak edilir,Akıl bu tekliflerin sebebini hikmetini ve yerine getirildiği zaman faydasını, yerine getirilmedigi zamanda zararını anlayabilir. Bu hususda İslâm akıllı insanlara hitap ediyor ve insanlara ısrarla akıllarını kullanmalarını emrediyor.İnsan elbetteki bu gayrete geldiği zaman,,birde Rabbi katından nimete garkolunuyor..
 

Allah kendilerine meşale hükmünde aydınlatıcı göndererek basiretlerini parlatıyor,dolayısıyla hakkı batıldan,iyiyi kötüden ayırdedebilme kapasitesini genişletiyor.
 

"Eğer Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah, büyük lütuf sahibidir." -Enfal,29-
 

Aklı vahyin rotasına sokarak düşünme melekelerinin hakkını verenler,yine kendilerini aydınlatacak elçilerin izlerinden yürüyerekte aynı işlevi görürler.Kendilerine kulak verdiğimiz Peygamberler akıllı insanlardan seçilmişlerdir.Zira kendilerine gönderilecekleri anlamaya onlardan hüküm çıkarmaya, gelenleri açıklamaya memur edilen insanlardır. Akıllı olmasa idiler, kimseler onların sözlerine inanmaz, güven duymaz itibar etmezdi.


Kuranı Kerim baştan aşağıya kendisinin anlaşılmak için gönderilmiş olduğunu açıklıyor;ki ayetleri anlamak için elbetteki akla ihtiyaç vardır.Zira anlama işi aklın işidir.Tıpkı gıdaların hazmı işinin sindirim sistemine, nefes alma işinin de teneffüs cihazına ait olduğu gibi.
 

"Anlayasınız diye apaçık Arapça ile gönderildi"ğinden bahseden Allah olduğu gibi, Gecenin gündüzü, gündüzün geceyi takip edişinden: “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.” -Enam,96-
 

Yararlı şeyleri denizlerden götüren gemilerin yüzdürülüşüne:
 

"Hiç şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini kovalamasında, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen vapurlarda, Allah'ın gökten su indirip onun aracılığı ile ölü yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde, düşünen bir topluluk için birçok ayetler, deliller vardır."-Bakara,164-
 

Dağların dikilişinden , yerlerin serilişine, develerin yaratılışından göklerin yükseltilişine:
 

"İnsanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?Artık uyar/düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün." -
Ğaşiye,20,21-

 

Ve nice şeye bakışımızı çevirip düşünmemizi dileyen, İsteyen ve düşüncemiz içinde bizlere akıl veren yine O değil midir?!...Şüphesiz O'dur.
 

"O, yedi göğü, birbiri üzerine yarattı. Rahmân'ın yaratmasında bir aykırılık, uygunsuzluk görmezsin. Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir." -Mülk,3,4-
 

İşte tüm bunları ancak akıl sahipleri bilirler,kavrarlar..Öyleki Ona iman ederken aynı andada akıl sahibi olmuşlardır .Her şeye her yaratılana bakarak,"Bunu Rahman yarattı" demek kesinlikle akıl sahiplerinin özelliğidir zira:
 

“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve «Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Senyücesin, bizi ateşin azabından koru.» derler.” -Âl-i İmran,191-
 

Aklı olmayan için bir sorumluluk yoktur.Ancak aklını kullanmayanlar için durum  farklıdır.O şaşkın ve avare gezer de durur,Aklının hakkını vermeyip hakikatlerden yüz cevirenin varlığı ile yokluğu arasında fark yoktur.Varolmak için aklın kullanmasıdır aslolan.Bu bakımdan aklını kullanmadığı devre dışı bıraktığı için Allah nazarında hiçbir anlam ve değeri bulunmamaktadir.
 

Zira O islâm olanla olmayanı farketme yeteneğinden kendini mahrum bırakmıştır.Ki Allah asla kuluna bu manada zalim değildir,kalbler ve akılların ipi en nihayetinde elbette Onun elindedir,ancak Rahman ona düşünme yeteneği kabiliyeti vererek hayvanlardan ayrıcalıklı bir nimete tabi tutmuştur,ve fakat bu nimetin kadrini bilmeyenler elbetteki hayvandan daha aşağı bir mahluk kılınacaktır.İnsan hiç şüphe yokki kendine zalimdir,Rahman asla zulmü sevmez wesselam...


_____________
Hüseyin Ece / islamın temel kavramları
Ahmet Kalkan / Kuran kavramları
Ercumend Özkan / inanmak ve yaşamak

 
 
 
Etiketler: Kuran'da, Akıl, Ve, Akletmek, 3.Bölüm,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -40-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -39-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -38-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -37-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -36-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -35-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -34-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -33-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -32-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -31-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -30-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -29-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -28-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -27-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -26-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -25-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -24-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -23-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -22-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -21-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -20-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -19-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -18-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -17-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -16-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -15-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -14-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -13-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -12-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -11-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -10-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -9-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -8-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -7-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -6-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -5-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -4-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -3-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -2-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -1-
Amel Nedir? - Ne Değil dir? 5.Bölüm
Amel Nedir? - Ne Değil dir? 4.Bölüm
Amel Nedir? - Ne Değil dir? 3.Bölüm
Amel Nedir? - Ne Değil dir? 2.Bölüm
Amel Nedir? - Ne Değil dir? 1.Bölüm
Kuran'da Akıl Ve Akletmek 7.Bölüm
Din Nedir? 50.Bölüm
Din Nedir? 49.Bölüm
Din Nedir? 48.Bölüm
Din Nedir? 47.Bölüm
Din Nedir? 46.Bölüm
Din Nedir? 45.Bölüm
Din Nedir? 44.Bölüm
Din Nedir? 43.Bölüm
Din Nedir? 42.Bölüm
Din Nedir? 41.Bölüm
Din Nedir? 40.Bölüm
Din Nedir? 39.Bölüm
Din Nedir? 38.Bölüm
Din Nedir? 37.Bölüm
Din Nedir? 36.Bölüm
Din Nedir? 35.Bölüm
Din Nedir? 34.Bölüm
Din Nedir? 33.Bölüm
Din Nedir? 32.Bölüm
Din Nedir? 31.Bölüm
Din Nedir? 30.Bölüm
Din Nedir? 29.Bölüm
Din Nedir? 28.Bölüm
Din Nedir? 27.Bölüm
Din Nedir? 26.Bölüm
Din Nedir? 25.Bölüm
Din Nedir? 24.Bölüm
Din Nedir? 23.Bölüm
Din Nedir? 22.Bölüm
Din Nedir? 21.Bölüm
Din Nedir? 20.Bölüm
Din Nedir? 19.Bölüm
Din Nedir? 18.Bölüm
Din Nedir? 17.Bölüm
Din Nedir? 16.Bölüm
Din Nedir? 15.Bölüm
Din Nedir? 14.Bölüm
Din Nedir? 13.Bölüm
Din Nedir? 12.Bölüm
Din Nedir? 11.Bölüm
Din Nedir? 10.Bölüm
Din Nedir? 9.Bölüm
Din NEDİR? 8.Bölüm
Kuran'da Akıl Ve Akletmek 6.Bölüm
Kuran'da Akıl Ve Akletmek 5.Bölüm
Din Nedir? 7.Bölüm
Kuran'da Akıl Ve Akletmek 4.Bölüm
Din Nedir? 6.Bölüm
Din Nedir? 5.Bölüm
Kuran'da Akıl Ve Akletmek 2.Bölüm
Din Nedir? 4.Bölüm
Kuran'da Akıl Ve Akletmek 1.Bölüm
Din Nedir? 3.Bölüm
Din Nedir? 2.Bölüm
Din Nedir? 1.Bölüm
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Allah ve Resulünün tayin etmediği hiç bir gün kutsal sayılamaz.!!


HİKMET/HADİS
Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurdular: "Namaz başlar ve akşam yemeği de hazır olursa akşam yemeğiyle başlayın." Buhari, Et'ime 58, Ezan 42; Müslim, Mesacid 65, (558)


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,