Yazı Detayı
27 Eylül 2017 - Çarşamba 03:08 Bu yazıkez okundu
 
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 23.Bölüm
Elza KİMM
elzakımmıslam@hotmail.com
 
 
 
 

Bismillahirrahmanirrahim
Hamd her zorluğun ardından kolaylıklar yaratan Rabb’edir. .

 

"Ve YUSUF..."(3)
 

Duaya hicret sürerken , biz Yusuf’un onurlu duruşunu anlatmaya devam edeceğiz.. Yusuf teslim oluşların en zoruyla imtihan edildi ve teslimiyeti Hak'tan yana oldu. “Rabbim zindan bunların beni çağırdıkları fahşiyattan , hayasızlıktan , dünyalaşmaktan daha hayırlıdır” (Yusuf / 33) deyip, zindanın temiz ve suçu olmayan suçlularından biri oldu o da.. Yüreğindeki iman ona teslimiyetin ve tercihin en onurlusunu yaptırdı.. Yusuf için zor yıllar başlamıştı..
Zindan onun için bir medrese ve eğitim süreci olacaktı.. Tarih boyu adaletten yoksun olan yargı mercileri en büyük cezaları, İmanlı yüreğe, düşünen ve düşüncelerini anlatan fertlere, yazan ve yazdıklarıyla insanlara ışık saçan kalemlere, hayasızlıktan-fahşiyattan arınıp bunlardan sakınanlara vermişlerdir..

 

Zalim otoriteler ıslah edicileri ifsat ediciler olarak görmüş ve onları etkisiz hale getirmek için, ya canlarına kıymışlardır ve yahut ta onları zifiri karanlığa mahkum etmişlerdir....Mısır'ın zindanları, Yusuf’ları ve Seyyid Kutup’ları bizlere hediye etmiştir.. Asırlara şahit olacak kıyamların eğitmeni olmuştur Seyyid Kutup..Zindanın karanlığında yüreğindeki nur daha bir aydınlatmış ufkunu ve kelimeler Fizilal olup özgürlüğe kanat çırpmışlar.. Mümin'in durma ve eylemsizlik içinde olma lüksü yoktur..O içinde bulunduğu her platformda hakikatin anlatıcısı olmaya devam etmelidir..Herkes Seyyid Kutup olup Fizilal yazamaz elbet, ama herkes Yusuf olup Rabbi anlatabilir..Herkes hatip olup Rabb'e teslimiyeti ve O ' na iman etmeyi düzgün ve anlaşılır bir şekilde anlatamayabilir belki ama, herkes firavunun sarayındaki sihirbazlar gibi iman edip canlarını İman ettiklerinin uğrunda verebilir...
 

Mümin'in her hareketi tebliğdir ve örnektir.. Ahlak ve erdem her insanda olması gereken özellikler değilde artık aranan özellikler olmuş..Mümin bu özellikleri imanıyla birleştirdiğinde her duruşu ve her sözü zaten tebliğdir.. Biz tebliği yanlış anladık çogu zaman.. Safa tepesine çıkıp " Ey Kureyş!” diye seslenen, panayırlarda gelen ticaret kervanlarına anlatan, elçilerle hükümdarlara mektup gönderen bir peygamberin ümmeti olarak tebliği gerçekten yanlış anladık.. Tebliğ bazen haksızlığa bağırmakken, bazen haklı olduğun halde susmaktır.. Tebliğ bazen ölmekken bazen yaşamak için öldürmektir..Tebliğ bazen tüm teslimiyetle koltukların altı görünene kadar elleri kaldırıp dua etmekken, bazende etrafında hiç kimse kalmasa bile kılıç sallamaktır.. Tebliğ duruştur .. Mümin'in her anı nasıl ibadetse, mümin'in her anı nasıl duaysa yine mümin'in her anı tebliğdir..Yüce Allah Hz. Yusuf’a bir misyon yüklemişti…İsrailoğullarının Mısıra yerleşmesi ve orada kendilerine bir hayat kurmalarını murat etmişti Rabbimiz. Bu olay Hz. Yusuf’un vesilesi ile gerçekleşmeliydi..Bu nasıl olacaktı ki? Yusuf zindanda ve itham edildiği suç ise yüz kızartıcı.Yusuf’un zindandaki yaşantısına baktığımızda imkanları doğrultusunda arkadaşlarına tek Rabb’e iman etmeyi tebliğ ediyor..
 

“Dedi ki: "Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber veririm. Bu, rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terk ettim..Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah'ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanlardan çoğu şükretmezler.."Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı (bir sürü) Rabler mi daha hayırlıdır, yoksa kahhar (kahredici) olan bir tek Allah mı?.. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız, Allah'ın kendileri hakkında hiç bir ispatlayıcı-delil indirmediği, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm, yalnızca Allah'ındır. O, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler.” (Yusuf /37,40)
 

Daha öncede söylediğimiz gibi her Peygamberin yaşadığı çağda insanların yoğunlaştığı, itibar ettikleri olaylar vardı…Yusuf’un döneminde ise rüya ilimleri insanların hayat çizgilerini belirleyen yol işaretleri olmuştu. İşte Yusuf zindanda iken Yusuf’u zina suçuyla zindana attıran hükümdar, şimdi Yusuf’tan rüyasının tabirini soruyor..Yorumlanan rüyanın akabinde Yusuf’a özgürlük ve hükümdarın yanında yüksek bir mevki teklif ediliyor..Yusuf kıssasında beni en etkileyen ve ibret aldığım olaylardan biri, Yusuf’un bu teklif karşısında gösterdiği tepki.. Yusuf kendine teklif edilenlerin üstüne gözlerinde akçeler uçuşup ağzından salyalar akarak anlamıyor. . O bir Peygamber, duruşu ve tavrıda Rabbani olmalı elbet…
 

O işlemediği bir suçun cezasını çekti ama derdi çekmiş olduğu sıkıntılar değili...Yusuf için en önemlisi isminin temize çıkmasıydı.. Hükümdardan tek talebi buydu.. Bir davetçi üstünde siyah leke varken nasıl etrafa ışık saçabilir ?.... Allah’ın Peygamberi pak ve temiz olmalı..Üstünde en ufak bir gölge olmamalı..Şüphe uyandıracak tüm tutumlardan arınmış olmalı. Yusuf’ta hükümdardan bunu talep ediyor….”Aklayın beni ..Sorun ellerini kesen kadınlara o durumlarının sebebini!” Hükümdar topladığı o kadınlara;
 

"Yusuf'un nefsinden murad almak istediğinizde sizin durumunuz neydi?" dedi…Onlar: "Allah için, haşa" dediler. "Biz ondan hiç bir kötülük görmedik." Aziz (Vezir)in de karısı dedi ki: "İşte şu anda gerçek orta yere çıktı; onun nefsinden ben murad almak istemiştim. O ise gerçekten doğruyu söyleyenlerdendir." (Yusuf/51)


Ve itiraflar ve Yusuf’un arınıp temize çıktığı anlar....Yusuf sadece bir insandı ..Ve bizler gibi tüm beşeri duygularla donatılmıştı.....Ama sergilediği tutum bana şunu dedirtti..Ey Yusuf sen ne güzel iman etmişsin Rabb'ine..Ey Yusuf sen ne güzel boyun eğip haddini bilmişsin.. Demek ki insanlar Allah’ın istediği ölçüler doğrultusunda Allah'a teslim olduklarında ortaya çıkan sahne bu oluyor..Okuyalım ve hiç yorum yapmadan sözlerimize son verelim...
 

“Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, Rabbimin kendisini esirgediği dışında var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir." (Yusuf /53)

 
 
 
Etiketler: Kur'an, Ve, Hadis'ler, İle, Dua'ya, Hicret, 23.Bölüm,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 22.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 21.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 20.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 19.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 18.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 17.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 16.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 15.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 14.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 13.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 12.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 11.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 10.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 9.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 8.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 7.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 6.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 5.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 4.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 3.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 25.Bölüm (son)
Kuran'da Münafık Kavramı 24.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 23.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 22.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 21.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 20.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 19.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 18.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 17.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 16.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 15.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 14.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 13.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 12.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 11.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 10.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 9.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 8.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 7.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 6.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 2.Bölüm
Kur'an Ve Hadis'ler İle Dua'ya Hicret 1.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 5.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 4.Bölüm
Yol Azığı El Vedud 5.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 3.Bölüm
Yol Azığı El Vedud 4.Bölüm
Yol Azığı El Vedud 3.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 2.Bölüm
Kuran'da Münafık Kavramı 1.Bölüm
Yol Azığı El Vedud 2.Bölüm
Yol Azığı El Vedud 1.Bölüm
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Vahyin resuller ile beyan edilmesine ragmen hälä cehaleti terketmek istemeyenler, hälä küfürde diretenler elbette iman gibi bir nimetin mahrumu olmaya kendi kendilerini mahkum etmişlerdir!! Allah zalim degildir! Kullardan ise büyük cogunlugu kendine zalimdir..!


HİKMET/HADİS
Abdullah İbnu Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor (ne yapayım?)" diye sordu. Resulullah (aleyhissalatü vesselam): "Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evladlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin" buyurdu." {Ebu Davud, Büyu' 79, (3530); İbnu Mace, Ticarat 64, (2291)-2292). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,