Yazı Detayı
13 Eylül 2018 - Perşembe 03:55 Bu yazıkez okundu
 
Kıssaların Zamanın Şahidlerine & Muhatablarına Nasihati -2-
Yitik KENTLİ
mustafaıslam@hotmail.com
 
 
 
 

Bakara Suresi - Sivrisinek Misal'i

Hamd ve övgü bütünüyle Alemlerin Rabbi olan Allah’a

El-Bakara 26 - Allah bir sivrisineği ve (biyolojik açıdan) onun daha üstünde olan bir canlıyı örnek olarak göstermekten çekinmez. İman edenler onun Rabbleri tarafından ortaya konmuş bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfirler ise 'Allah ne amaçla bu örneği gösterdi?» derler. Allah bu örnek ile bir çoklarını sapıklığa düşürür ve bir çoklarını da hidayete erdirir: Onunla sadece fasıkları sapıklığa düşürür.

El-Hacc 73 - Ey insanlar, size bir örnek verildi, şimdi onu dinleyiniz: Allah'ı bir yana bırakarak yalvardığınız sözde ilahlar var ya, onların hepsi biraraya gelseler bir sinek bile yaratamazlar. Buna karşılık eğer sinek onların vücudundan son derece küçük bir parça kapıp götürse onu, onun ağzından geri alamazlar. Demek ki kovalayan da aciz, kovalanan da!

El-A’raf 172 - Hani Rabbin, Ademoğulları'ndan onların bellerinden soylarını dışarı aldı ve Ben sizin Rabbiniz değil miyim? diyerek kendilerini birbirine şahit tutmuştu da onlar da «Evet şahidiz» demişlerdi. Allah kıyamet günü şöyle diyemeyesiniz diye bunu böyle yaptı; «bizim bundan haberimiz yoktu.»

El-A’raf 173 - 'Ya da şöyle diyemeyesiniz diye; "Vaktiyle atalarımız müşrik olmuşlardı, biz onlardan sonra gelen kuşaklardık, bizi eğri yola sapanların yaptıklarından dolayı mı mahvedeceksin?"

Yaşam sürecimizin devamlılığı için vücudumuzun istisnai yerleri hariç sair azalarının canlılığını duraksama olmadan düzenli bir sirkülasyonla ikame eden hayat sıvısı olan kan, hücrelerin yenilenmesi için en önemli motor kuvvetidir... Bakara suresi 26. Ayette verilen misaldeki sivrisinek Hacc suresi 73. Ayetle tevile tabi tutulduğunda ortaya şu gerçekler çıkacaktır. Bu gerçekler ki hiçbir çatışmaya ve çelişkiye mahal vermeksizin bu minvalde sorulacak ve merak edileceklere cevap niteliğindedir. Hacc suresi 73. Ayette bir meydan okumadan ziyade aklı hakka, hakkı akla dayayıp, vicdan, iman, fıtrat ve nakillerle (tecrübe edilmiş ilim ve hikmet ) insanların hakikate ulaşmaları istenmektedir. A’raf suresi 172. ve 173. Ayetleri Bakara suresi 26 ve Hacc suresi 73 ile birlikte ele aldığımızda konumuz daha da netlik kazanacaktır.

Anne karnında ki hayatın başlangıç teknesi olan âlemde, atılan bir su ve korunan bir tohum yine atılan bir su ve korunan bir tohumdan meydana gelmiş hiç değişime uğratılmamış bir âlemde (insanda) arza varlığını ağırlığını düşürmesidir âlemde tek beslenme kanalı olan kordon kan deveranı ile besini cenine aktarmaktadır. Kapalı ve karanlık bir âlemde gerçek anlamda dünyadan bihaber geçirilen süreçte kordon hayatın hayatla zahirden batına mevcudiyetini sağlamaktadır. Verilmesi ertelenen dişler, uzatılmayan ve sertleştirilmeyen tırnaklar, saç ve ruha tam manası ile fısıldanmayan, telkin edilmeyen olumsuzlukların olmayışı hiç şüphesiz rahmetin özellikle insanlığı ve bir çok varlığı nasılda kuşattığını haber vermektedir bizlere.Evet, Anne karnındaki masumiyet, kabulleniş, uygunluk tüm hal ve hareketler A’raf suresi 172. Ayetteki misakın delilidir. Bu ister anne karnında iken teşekkül etsin, ister akıl buluğ zamanı, ister rüşt ister kemal isterse ihtiyarlıkta fark etmiyor.

İnsanoğlu kordondan ayrılır ayrılmaz kendisini geldiği/getirildiği yeni âleme saniyeler içinde adapte etmesini bir kudrete bağlamaksızın ihtimallere dayamak gerçekleri örtmekten başka bir şeyle izah edilemez. Kandan ayrılan insan bir anda kan deveranını tesis edebilme ve aktarabilme melekelerine büründürülmektedir. Ve o kan kendinden ayrıldığında, dolaşımı sekteye uğradığında hayatı tehlikeye girmektedir. Konuyu fazla dağıtmadan misaldeki sivrisineği ele alacak olursak; Bakara suresi 26. Ayetteki beyan aklı ve imanı örtülmemişler yani anne karnındaki selim fıtratı devam ettirenler misakı (kodlanmışlığı) benimseyenler, iradelerinin çağırdığı hakikatle her an hayat bulurlar. Hacc suresi 73. Ayetteki beyanda insanoğluna sinekle verilen misal ilkiyle yaratıcıdan başka boyun eğilecek her şeyin, yüceltilecek her meta ve kavramın küçücük bir zerreyi bile hiçlikten varlığa getiremeyeceğini bildirmiştir. 
İkincil olarak yaratıcının yarattığı "sinek onlardan bir şey alsa bunu dahi ondan geri alacak güçleri olmaz" evet anne karnındaki bir ceninin hayat emaresinin ana motor kuvveti olan kordon bağı ve sivrisineğin kendisi gibi hayat emaresi taşıyan varlıklardan olağanüstü donanımı ile bünyesine dâhil ettiği hayat sıvısı. Kordondaki kan (besin, kan, hayat devranı) kesilse çekilse buna Yaratıcıdan başka hiçbir güç yeniden hayat hakkı veremez.Misakta âdemin sulbüne kodlanan isimler (ilim,hikmet,bilgi,seciye,tekamulat,fıtrat,rüşt,iyilik,kötülük,heva,istek,rica,kibir,enaniyet,merhamet,kelam ve sair)  âdemin enerjisinden ,gayretinden, kararından çıkartılıp kadının ana motor kuvvetinin merkezi olan kordona iliştirilmiştir. 
 

Kordon vesilesi ile âdemin iradesi vücuda gelmek için kana muhtaç iken sivsineğin iradesi ile varlıktan alınanlar muhakemeye tabi tutulduğunda Kerem sahibi Rabbin üzerimizdeki nüfuzu ve hükümranlığı daha iyi anlaşılacaktır. İstisnasız şu söylenmelidir ki insan ister bir çiğnemlik et olsun isterse yedi düvele nam salmış bir kahraman olsun; bir âlemde kordon ile Rabbinin koruması ve rahmetine bağlı, bir âlemde ise yine Rabbinin kendine tesis ettiği bedenine ve ruhuna kodladığı sistematik döngüye bağlı. Bu iki halde de ancak kan deveranı var ise varlık ete kemiğe büründürülüyor. Vücuttan sivrisinek tarafından çekilen mikrogramlık kanın bile geri iadesinin mümkün olmayışı bizi şu hakikatle karşılaştırmaktadır. Kordondaki kana ve besinin devamlılığına muhtaçlıkla dişsiz, sertlikten beri ve uzanmayan tırnaklar, kendine zarar vermemek ve eksilmemek için kötülük ilham edilmeden karanlık bir âlemde merhamet, esenlik ve huzurla korundun. Ne iletilen besin ve nede vücuduna giren kan senden koparıldı. Ne sen kendine zarar verebilirsin ne de içindeki karanlık âlem. Öyleyse rüşt seni herhangi bir zaman diliminde karşılar ise misakı, fıtratı ve kodlandığın melekeleri kullan. Sen ne senden alınan kanı ikame edebilirsin ne de senden giden ile hayat verebilirsin. Ne senden kanı alabilecek bir varlık yaratabilirsin ne de sana kan ile hayat sunabilecek bir varlık yaratabilirsin. Yaratılmışlar / yaratılanlar /yaratılacaklar dışında alış veriş (hayat-memat) yapılacak yegâne istek makamı Rabbin makamıdır. 
__________________________

İnsanlığın yaratılışından günümüze ve vaadi mutlak saate erişinceye kadar Alemlerin Rabbi olan Allah özelde kendi zamanındaki selim akıl sahibi elçilere, genelde ise yarattığı ve yaratacağı kullarına elçileri üzerinden örneklemeler sunarak herkesin idrakine hitap etmesi veçhile kıssalar (Kendisinden ders alınması gereken kısa hikâye ) beyan etmiştir. Bu kıssalar ileride nasipse bölümleriyle ele alındığında görülecektir ki hem geçmişe ışık tutarak geleceğe giden yollara rehber, hem de tüm varlık alemini ayırt etmeksizin olması gerekene çağıran tüm argümanlarıyla apaçık bir davet. Yüzeysel bir araştırma yapıldığında görülecektir ki insanlığın, gerek tahrife uğratılmış ehli kitap metinlerinde, gerek hakikat deryası olan Kuranı Mübinde ve hatta diğer din ve inanış biçimlerinde kıssalar azımsanamayacak biçimde çoğunluk arz etmektedir.


Günümüzün, mutluluk ve refah sunma adı altında gerçekleşen akımlarda bile yaşanmışlığın, tecrübelerin ileriki kuşaklara aktarımı şeklinde cereyan eden kıssalar hemen göze çarpmaktadır. Kıssa ibreti vesikadır, insanlığı tertipleyen öğretidir, algılanması kolay anlatıdır. Anlatması ve hafızada muhafazası muhkem bilgiler yumağıdır. Bundan on yıllar öncesinin gezgin hikayecileri ,meselcileri, seyyahları ,arifleri ,Alimleri, bilginleri bir nevi bilgi taşıyıcılarıydı. Şimdiki zaman gelindiğinde görmekteyiz ki onların yerini televizyon,bilgisayar,gazete,kitap,dergi gibi kitle iletişim araçları almıştır.Özellikle gezgin hikayeci ,seyyah ve meselciler yetiştiği yerlerin kültürünü ,inancını gezdikleri yerlerin kültürü ve inancıyla harmanlayıp konakladıkları yerlerdeki kitlelere aktarmışlardır. 
 

Lakin burada şöyle bir açıklama yapmak elzemdir. İzan ve vicdan gerçeklik payı muhkem olanı (somut anlama yatkın ) kabul edip kavrayabileceği gibi , efsane,mit,mucize,sihir, göz yanılması (soyut anlama yatkın) ve içine az miktar gerçeklik katılıp soyut anlatımlarla bezenip sunulan bilgileri de tasdik etme ,belleğe alabilme melekelerine sahiptir .Dikkatlice bakıldığında bu karmaşalar zincirinde safi izanı ve vicdanı ; özüne ,fıtratına ,olabilirliği ve kabullenebilirliği muhkem hadiselere yönlendirip ,bilgi ve birikim kirliliğinden uzak olacak bir beyan ile günümüze ve atiye taşıyacak olan Kuran-ı Mübin'deki hakikatle birebir örtüşür kıssaları görmekteyiz .Kurandaki kıssaların ama ferdi ama umumi olarak zamanımızın şahitleri olan bizlere ve elimizin altındaki nesillere hayatımızın her deminde hakkıyla aktarılması temennisiyle...

 

Hamd ve övgü bütünüyle Alemlerin Rabbi Olan Allah’a.
 

Yitik Kentli

 
 
 
Etiketler: Kıssaların, Zamanın, Şahidlerine, &, Muhatablarına, Nasihati, -2-,
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Vahyin resuller ile beyan edilmesine ragmen hälä cehaleti terketmek istemeyenler, hälä küfürde diretenler elbette iman gibi bir nimetin mahrumu olmaya kendi kendilerini mahkum etmişlerdir!! Allah zalim degildir! Kullardan ise büyük cogunlugu kendine zalimdir..!


HİKMET/HADİS
Abdullah İbnu Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor (ne yapayım?)" diye sordu. Resulullah (aleyhissalatü vesselam): "Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evladlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin" buyurdu." {Ebu Davud, Büyu' 79, (3530); İbnu Mace, Ticarat 64, (2291)-2292). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,