Yazı Detayı
27 Mayıs 2016 - Cuma 22:18 Bu yazıkez okundu
 
İlk İman Öncüleri 10.Bölüm
Yakup EKE
yakupekeıslam@hotmail.com
 
 
 
 

"ZÜBEYR B. AVVAM" (r.anh)
 

Zübeyir bin Avvam (r.a.) 586 yılında Mekke’de doğmuştur. Zübeyr b. Avam Hz. Hatice'nin kardeşi Avam
b. Hüveylid'in oğlu idi. Bu nedenle Hz. Hatice Zübeyr b. Avvam'ın halası konumundaydı. Zübeyr b.
Avvam'ın annesi peygamberimizin halası Safiye bint-i Abdülmuttalib'tir. Bu nedenle Zübeyr b. Avvam
hem anne, hem baba yönünden peygamberimizin akrabasıydı. Babası Avvam oğlu Zübeyr'e :Ey
oğulcum! Senin annen; benim zevcemdir. Esma bint-i Ebu Bekir ise senin zevcendir. Halan Hatice ile
baldızın Aişe Resulullahın zevceleridir. Annen ise Resulullahın halasıdır. Babamın halası Ümmü Habibe
bint-i Esed'tir ki o da Resulullahın annesi Amine bint-i Vehb'in halasıdır. Resulullah ile aramızda iki
yönden hısım ve akrabalık bulunmaktadır, demişti. Zübeyr b. Avvam Hz. Ali'nin akranı olup aynı yılda
doğmuşlardı ki peygamberimiz o zaman otuz yaşındaydı. Küçük yaşta babasını kaybetti. Velâyetini
amcası Nevfel üstlendi ve onun yanında büyüdü.

 

Zübeyr b. Avvam deve kasabıydı.Hz. Ebu Bekir Müslüman olduktan sonra yolda müstakbel damadı Zübeyr b. Avvam'a rastladı. Ona İslam'ı anlattı, Müslüman olmasını tavsiye ederek bu konuda onu teşvik etti. Zübeyr b. Avvam kabul edince birlikte Resulullallah'ın yanına geldiler. Peygamberimiz ona İslamiyet'i arz ve teklif etti, Kuran-ı Kerim okudu. İslam şeriatını anlattı. Yüce Allah'ın mümin kullarına vaat ettiği izzet ve şerefleri haber
verdi.Zübeyr b. Avvam'da hemen iman etti, Müslüman oldu.Hz. Ömer'in vefatından sonra, halife seçimini gerçekleştirmeleri için tayin ettiği altı kişilik "Ashabü's sûra" (danisma kurulu) üyelerindendir.Annesi kendisini "Ebu't-Tâhir" diye çagirirdi. Fakat Zübeyr (r.a) kendisini oğlu Abdullah ile künyelendirmiş ve bu künye ile tanınmıştır. İslamla şereflendiğinde diğer müslüman olan sahabeler gibi Hazreti Zübeyr(ra)’de müşrikler tarafından muhtelif işkence ve eziyetlere maruz kaldı.

 

Bizzat amcası kendisini ateşe sokup çıkartarak ona işkenceler ediyor, dininden dönmesi için zorluyordu.Her türlü işkenceye rağmen Hazreti Zübeyr(ra) “ebediyen küfre girmem”diye sebat etmiş, Resul-i Ekrem (asm)’ın yanından hiçbir zaman ayrılmamıştır. Zaten Peygamber Efendimize (asm) tabi olurken, ölümüne kadar sadık kalacağı şeklinde vaatte bulunmuştu.Zübeyr b.Avvam Allah yolunda ilk kılıç sıyıran ve peygamberimizin hayır dualarını alan kişi idi. Bir gün durup dururken şeytan kalbine:Resulallah yakalanıp öldürüldü diye fısıldadı. Oda hemen kılıcını sıyırıp peygamberimizi aramaya başladı. Onu Mekke'nin yukarı taraflarında buldu. Peygamberimiz onun kılıcını sıyırmış bir halde görünce:Ey Zübeyr neyin var? Şu halin nedir? Diye sordu. Zübeyr peygamberimizi sağ salim görünce sevinçle yanına koşup:Ya Resulallah! Seni yakaladılar diye haber aldım. Seni korumak için kılıcımı sıyırıp yanına geldim dedi. Peygamberimiz ona dualar etti.Bu olay olduğunda Zübeyr b.Avvam henüz 10 yaşındaydı.
 

Hazreti Zübeyr(ra) cesareti ve kahramanlığı ile tanınmıştır. Kahramanlığı sebebiyle “Eşca’u'n nas yani
insanların en şecaatlisi en cesuru” diye ün yapmıştır.Zübeyr zikredilmeden Talha zikredilemez.Ve Talha
zikredilmeden Zübeyr de zikredilemez.Peygamberimiz(sav) Hazreti Talha(ra) ile Hazreti Zübeyr
arasında din kardeşliği tesis etmiş,”Talha ile Zübeyr cennette komşularımdır” buyurarak kıymetlerini
ortaya koymuştur.İslam tarihinde küfre karşı ilk kılıç çeken, Hazreti zübeyr(ra)’dir.Cömertliği ve cesareti yarışan iki at gibiydi.Ticaret hayatında başarılıydı. Serveti çok büyüktü.Zübeyr, şehit edildiği zaman miras olarak geriye epey mal bırakmıştır. Bu cümleden alarak Medine'de geniş bir arazi ve onbir ev, Basra'da iki ev, Kûfe'de bir ev ve Mısır'da bir ev bırakmıştı. Toplam mirası yaklaşık 52.000.000 (elli iki milyon) idi. Bazı rivayetlere göre; Mısır, İskenderiye, Kûfe'de arazileri,Basra'da da evleri vardı. Ayrıca Medine'deki arazilerinden de gelir sağlıyordu.

 

Ashâbdan en çok fetva verenler yedi kişidir. Bunlar; Ömer, Ali, Ibn Mes'ud, Ibn Ömer, Ibn Abbas, Zeyd b. Sabit ve Âişe'dir. Bunlardan sonra ikinci derecede yer alan yirmi sahabeden biri de Zübeyr (r.a)'dır .
Zübeyr'in çocuklari: Onun onbiri erkek toplam yirmi çocuğu vardi. Abdullah, Urve, Münzir, Âsim,
Muhacir, Hadicetü'l-Kübra, Ümmü'l-Hasan ve Âişe, hanimi Esmâ bint Ebî Bekir'den; Halid, Amr,Habîbe,
Sevde ve Hind adlı çocukları Ümmü Halid adındaki hanımından dünyaya gelmişlerdir. Ümmeti Halid'in
asıl adı, Emetü binti Hafid b. Saîd b. el-Âs'dir.Diğer çocukları; Mus'ab, Hamza ve Remle, er-Rebâb binti
Üneyf isimli hanımından; Übeyde ve Cafer,Zeyneb binti Mersed isimli hanımından; Zeyneb adındaki
kızı, Ümmü Külsüm binti Ukbe adlı hanımından; Hadicetü's-Sugra adındaki kızı da el-Halâl binti Kays
adındaki hanımından dünyaya gelmişlerdir. O, çocuklarına şehit sahabîlerin isimlerini vermekteydi.Zübeyr şehit edildiği zaman dört hanımı vardı. Bunlardan biri de Âtike binti Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'dir.

 

Bu hanım, ilk önce Abdullah b. Ebi Bekir'le evlenmiş, onun şehit edilmesinden sonra Ömer b.el-Hattâb'la onun da şehit edilmesi üzerine Zübeyr (r.a) ile evlenmişti. Bunun için Medine halkı:"Kim şehâdet istiyorsa Âtike binti Zeyd'le evlensin" diyorlardi.Uhud’da dayısı Hazreti Hamza(ra)’nın cesedini zalimce parçaladıklarını görünce kılıcının kabzasını sımsıkı kavradı dişlerini birbirine kenetledi, fakat aklından geçenleri gerçekleştiremedi, çünkü Allah Resulu(sav)’e müslümanları sadece intikamı düşünmekten alı koyan ayet nazil olmuştu.Resul-i Ekrem (a.s.m.) onun için: “Her peygamberin bir havârisi (yardımcısı) vardır. Benim de havârim Zübeyir’dir”buyurmuştur. Resul-i Ekremin (a.s.m.) katıldığı tüm savaşlarda bulundu.
 

Hazreti Zübeyr(ra) hisli birisi idi.“Muhakkak sen de öleceksin, muhakkak onlarda ölecekler, sonra hepinizin kıyamet günü davalarınız görülür“(zümer:30) ayeti kerimesi indiği zaman Hz. Zübeyr (ra) Resulu Ekrem (sav) efendimize;Ya Resulullah! (sav) bu dünyada görülen dava ve husumetlerimiz de tekrar kıyamette ruyetgörüşme olunacakmı?Allah Resulu(sav) efendimiz;Evet bunlar kıyamette tekrar görülecektir, ta ki her hak sahibine hakkı verilene kadar, demiştir.Hazreti Zübeyr(ra); Allah’ın emri ne kadar şiddetli imiş, diyerek haşyetullahı bütün kuvvetiyle duymuştur.Fustat muhasarasında hayatının tehlikeye düşmesinden bir an bile tereddüt etmeden kale duvarına tırmanıp kapıyı açmış ve orduyu içeri alarak aylardan beri süren kuşatmanın zaferle sonuçlandırmasına vesile olmuştur. Diğer gazve ve kuşatmalarda da bundan aşağı kalmayacak kadar kahramanlıklar göstermiştir.Hazreti Zübeyr(ra) ailesine ve çocuklarına olan muhabetiylede tanınırdı.Mekke’nin fethi sırasında İslam ordusunun sancaktarlığını yaptı. Mekke halkının bir kısmı toplanmış,İslam mücahitlerine tanzimde bulunuyorlardı. Bu sırada Hazreti Zübeyr(ra) at üzerinde geldiler. Sevgili Peygamberimiz(sav) elbisesinin ucuyla yüzündeki tozu sildi.On bin kişilik bir ordunun başında Mısır’a, Mısır’ın fethi için gönderildi.
 

Suriye ve Mısır topraklarının İslam beldesi hâline gelmesinde Hazreti Zübeyr(ra) gibi mümtaz
sahabilerin büyük payı vardır. Hazreti Osman(ra) devrinde devlet işlerine karışmayıp sükûnet içinde yaşayan Hazreti Zübeyr(ra),Mısır’dan gelen isyancılara karşı halifenin korunması maksadıyla oğlu Abdullah’ı
görevlendirdi.Halifenin şehit edilmesinden sonra Hazreti Ali’(ra)ye biat etti.Hazreti Ali(ra)’nin halife
olmasından sonra, Hazreti Talha(ra) ile birlikte müracaat ederek, Hazreti Osman(ra)’ın katillerinin
cezalandırılmasını istedi. Daha sonra meydana gelen Cemel Vakası’nda Hazreti Âişe tarafında yer
aldılar.Hazreti Ali(ra) niçin kendisine karşı çıktığını sordu ve Peygamberimiz(sav)’in bir hadisini hatırlattı:
“Hatırlar mısın, bir gün Resûl-i Ekrem’le (a.s.m.) birlikte gidiyorduk. Sana rastladık. Resûl-i Ekrem sana,
‘Sen bir gün Ali’yle haksız yere savaşacaksın.’ demişti.”Bu ikazı duyan Hazreti Zübeyr(ra) şöyle
dedi: “Evet, hatırladım. Bunu daha önce hatırlamış olsaydım, yerimden kımıldamazdım. Yemin ederim
ki,ben seninle savaşmam!” diyerek oradan ayrıldı. 

 

Daha sonra Hazreti Âişe’nin yanına gitti, savaştan vazgeçtiğini söyledi.Hazreti Zübeyr(ra) oradan ayrılırken peşine “Amr bin Cürmüz” adında bir adam düştü. Yanına yaklaştı. Bir-iki soru sormak istedi. Adam silahlıydı. Hazreti Zübeyr(ra) bir ara namaza durdu. Bunu fırsat bilen Amr bin Cürmüz, Hazreti Zübeyr(ra) tam secdeye varınca kılıcını çıkardı.Büyük sahabiyi şehit etti.Cürmüz, Hazreti zübeyr(ra)’i şehit ettiği haberini Hazreti Ali (ra) haber verdiğinde Hazreti Ali(ra) “Safiyyenin oğlunu öldürene cehennemi müjdeleyin“demiş.Cenaze namazını bizzat hazreti Ali (ra) kıldırmıştır.Şehit edildiği zaman yaşı, kimi kaynaklarda 66 veya 67 kimi
kaynaklarda 64 kimi kaynaklarda ise 70 olarak kayıtlıdır.Yaşamından sonra ölümünde de:Resûlullah’ın havarisi Zübeyr’e selâm olsun.

 

1)Kütübü Sitte
2)Sevgi kutupları
3)Ümmetin Yıldızları
4)Hayattüs Sahabe
el-Askalânî, el-Isâbe fi Temyizi's Sahâbe, Beyrut, t.y., III, 5; Ibn Hisâm, Sîre, Mısır 1955, I, 250;
Buharî,Fedâilü Ashâbi'n-Nebî, 13; Ibn Abdi'l-Berr, el-Istiâb fî Ma'rifeti'l-Ashâb, Kahire, t.y., II, 510; Ibn
Sait Tabakâtü'l-Kübra, Beyrut,1957, III,100). (el-Askalânî, el-Isâbe fi Temyizi's Sahâbe, Beyrut, t.y., III, 5;
Ibn Hisâm, Sîre, Misir 1955, I, 250; Buharî, Fedâilü Ashâbi'n-Nebî, 13; Ibn Abdi'l-Berr, el-Istiâb fî
Ma'rifeti'l-Ashâb, Kahire, t.y., II, 510; Ibn Sait Tabakâtü'l-Kübra, Beyrut,1957, III, 100).İbn Sa'd, et-
Tabakâtü'l-Kübrâ, Beyrut 1960, III, s. 101-(Ibn Kuteybe, a.g.e.68).(Ibn Sa'd a.g.e.III, 112)(el-Askalânî,
a.g.e.I,9).

 
 
 
Etiketler: İlk, İman, Öncüleri, 10.Bölüm,
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Vahyin resuller ile beyan edilmesine ragmen hälä cehaleti terketmek istemeyenler, hälä küfürde diretenler elbette iman gibi bir nimetin mahrumu olmaya kendi kendilerini mahkum etmişlerdir!! Allah zalim degildir! Kullardan ise büyük cogunlugu kendine zalimdir..!


HİKMET/HADİS
Abdullah İbnu Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor (ne yapayım?)" diye sordu. Resulullah (aleyhissalatü vesselam): "Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evladlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin" buyurdu." {Ebu Davud, Büyu' 79, (3530); İbnu Mace, Ticarat 64, (2291)-2292). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,