Yazı Detayı
21 Ağustos 2015 - Cuma 03:53 Bu yazıkez okundu
 
Hicretin Asr'a Sunumu Ve Yöntemleri 1.bölüm
Tacettin GÜL
tacettinıslam@hotmail.com
 
 
 
 

Karanlıktan aydınlığa yürüyüş mülahazaları..

Sorumluluk duyan duyarlı her mü'min insanın, Kur'ana davetin yaygınlaştırılıp etken ve etkin hale getirilmesinden söz edip bunu dile getirmesi anlaşılabilir, hatta olması gereken bir haldir. Yine olması gereken başka bir durumda islamın ve insanlığın düşmanlarını ve bu anlayışın iyice tanınması gerektiğidir ki, gerektiği gibi önlem alınabilsin hatta bu olumsuzlukları safdışı bırakacak metod ve strateji geliştirilmiş olsun. Anlaşılamayan ve olmaması gereken ise fasit dairede sürekli aynı şeyleri söylemek, hatta aynı yerde ısrarla durmayı önermek ve bütüncül bir hareket tarzının geliştirilememiş olmasıdır. Yine aynı nitelikleri taşıyan her mü'min insanın şikayetçi olduğu şey ise genelde insanlığın, özeldede ümmetin içinde bulunup muzdarip olduğu haldir.

 

Bilinen veya bilinmesi gereken şu hakikatten hareketle; ''Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır''. İhtilafın ve ayrılığın rüzgarımızı alıp, gücümüzü zayıflattığı gerçeği ortadayken, bunca duyarlı, sorumluluk sahibi insanın nasıl olupta birlikte hareket edebilecekleri bir projeyi hayata taşıyamadıkları sorusunu sormak isterim doğrusu,Bu hususta söylenecek sözü olanlar nereledeler..?
 
Küresel çağın en yaygın hastalıklarından biriside kendini yeterli görmektir. Bireyselleşmiş modern toplumların en kolay güdüldüğü sistemin adıdır demokrasi, Bu açıdan bakıldığında, herkes farklı oluşunun ifadesi olarak oy kullanır. Oysa medeni toplumların en büyük özelliği, şura sonucunda ortaya çıkan(konsenz-konsensüs) fikirbirliğidir.  Olgun insan eksik ve tamamlanmaya muhtac olduğunu bilen, eşi, ailesi, dost ve akraba çevresi ile kendisini tamamlayıp ifade edendir. Tamda bu noktada, Kur'anın ifadesi ile ''aceleci, anı düşünen, akletmeyi öteleyen ve tembellik yapan'' genel insan karakteri bütün çıplaklığı ile ortaya çıkar.
 
Ferdi anlamda insan nefsinin heva yönünde beslenmesi ile, toplumsal anlamda ise tüketim toplumu seviyesine gelmiş yapıların, bireyselliği ve ferd bazlı düşünce yapısını her alanda görebilirsiniz. İnsan topluluklarının alabildiğine etkilenmiş olduğu bu felsefe ve anlayış, müslüman toplumlarıda es geçmediğini, diğer gayri müslim toplumlardan farklı olmadığımızı söylemeye gerek yok sanırım. Kur'an okumaları, veya Kur'an halkalarına katılıp bu okumaları gerçekleştirmek ise sorunu çözmenin sadece bir parçasıdır, ama tamamı değildir. Öyleyse çare çok daha derinlerde ve insan kimyası ve sosyal yapısında aranmalı...
 
Risaletin ve onun rol modelleri, proto-tipleri, idolleri, hidayet rehberleri, usvei-haseneleri, hasılı elçileri, peygamberleri insanlığın var olduğu çağlar boyunca gönderildikleri toplumlara, içinde bulundukları şartlar içerisinde değişim ve dönüşümün prensiplerini gerek teorik, gereksede pratik anlamda, tüm zamanlar için geçerli usulü, tebliğ (açık, seçik) ve beyan (uygulamalı,pratik) olarak ortaya koymuşlardır. Bu usul ve uygulamaların özeti olacak bazı önemli kesitlerde İlahi mesajda yer almasına rağmen, gerek tarihi süreç boyunca ortaya konulmuş örnekler, gereksede son peygamberin hayata taşıdığı değişim ve dönüşümün ana hatları ortada iken günümüze ve çağa taşınamamasındaki en büyük maraz, DİN adına konuşan din adamları, ruhbanlar ve onların oluşturduğu yanlış din algısıdır. 
 
Seküler din algısının şirk olduğunu unutturan bu algı sonucunda ortaya çıkan yapıların payandası durumuna gelen bel'amlar, ruhbanlar müslüman insanlarıda bu şirk dinine razı edip, hertür sapkınlığa kılıf uydurdular ve gerek ümmeti, gerekse de insanlığı bu pislik olan şirk anlayışına mahkum ettiler.Tevhid DiNi İslama inanmış muvahhidler şunu iyi bilmeliler, Allahın elçileri insanlık tarihi boyunca bu tür yapılar ile mücadele ederek ilahi vahyin gösterdiği yolda toplumları değiştirip dönüştürdüler. Öyleyse Risalete varis olma anlamina gelen bu tevhid yolunda, onların yaptıklarını yapmakla mükellef olduklarınıda bilmelidirler.O elçilerin, rasullerin, nebilerin, usvei hasenelerin, hasılı rol modellerin yolunu ve yaptıklarını ise özetle ilahi mesajda bulacaklarını hiç unutmamalılar....
 
Toplumsal değişimlerin ancak nefislerde gerçekleşecek olan değişim sonrasında hayat bulabileceğinin, Rad 11 ve benzer ayetlerde açıkça belirtilmesine, değişimin dönüşümün hangi aşamaları içerdiğini gerek vahyin içeriğinden, gerekse Rasullerin beyanında görülmesine rağmen, vahyin temel mesajlarından biri olan Hicretin, Hakkın batıldan ayrışması gerçeğini görmezden gelerek, sıradan bir göç, bir mekan değişikliği veya coğrafik bir arayış olarak algılayıp anlatan bu kafa etkileyip sürükledikleri sürüler, İlahi mesaj ile insanlığın arasındaki en büyük engel olarak ortada durmaktadır maalesef.
 
Şu halde yapılması gerekenlere dair bize uzatılmış ip uclarından hareketle, vahyin maksadına yönelik temel anlayışların yeniden yüreklerimizden kardeşlerimize doğru hayat bulamasını sağlayarak ümmetin dirilişine vesile olacak gayret ve cehdi ortaya koymak durumundayız vesselam....
 
 
 
 
 
 
Etiketler: , Hicretin, Asr'a, Sunumu, Ve, Yöntemleri, 1.bölüm,
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
En Çok Okunanlar
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Şirk'in en sinsisi sevgi ve muhabbette saklıdır!


22
HİKMET/HADİS
“Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Şüphesiz şeytan içinde Bakara Suresinin okunduğu evden kaçar.”Müslim 2/188, Tirmizi 4/42, Nesei Fedailu’l-Kur’an 76, Beyhaki Şuabu’l-İman 2/2381, Ahmed 2/284, 337, 378, 388


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,