Haber Detayı
07 Ekim 2019 - Pazartesi 15:22 Bu haber 31 kez okundu
 
Şapka Devriminde Kaybedenler ve Kazananlar
 
 
Uzak/Yakın Tarih Haberi


✓Şapka giyiminin kanunlaşması, başta Erzurum olmak üzere çeşitli illerde tepkiyle karşılanmıştı. Şapka Kanunu çıkmadan bir gün önce de, 24–25 Kasım tarihlerinde Kayseri’de Şeyh Ahmet Efendi ve 4 arkadaşının yönlendirmesiyle büyük bir yürüyüş yapılmış, yürüyüşten sonra 300 sarıklı tutuklanmıştı. Bu olaylar üzerine gezici Ankara İstiklâl Mahkemesi Kayseri’ye gelerek tutukluları yargılamış, sonunda Şeyh Ahmet Efendi ile 4 arkadaşı idama mahkûm edilmişlerdi.
 

✓Yine kanunun kabul tarihi olan 25 Kasım günü Sivas’ta şapka aleyhine duvarlara asılan afiş ve yazılar dolayısıyla da şehrin bütün muhtarları tutuklanmıştı. Gezici Ankara İstiklâl Mahkemesi’nin baktığı dâvâ sonucu suçsuzlukları anlaşılan muhtarlar beraat etmişlerdi. Ancak aynı suçtan dolayı Sivas ulemasından İmam zade Mehmet Necati Efendi ile Abdurrahman Efendi “Türkiye devletinin şeklini tebdil ve tağyir amacıyla halkı ayaklanmaya kışkırttığı ve suçları sabit olduğu” gerekçesiyle idama mahkûm edilmişlerdi. Abdurrahman Efendi firar ettiğinden, İmam zade Mehmet Necati Efendi 28 Kasım günü idam edilmişti.
 

✓Benzeri olaylar Maraş ve Rize’de de görülmüştü. Maraş’ta Cami-i Kebir civarında toplanan halk “Şapka istemeyiz” diye bağırmışlardı. Olaya edilen müdahale sonunda birçok kişi tutuklanmış, tutuklular “dini kıyam” ve “şapkaya muhalefet” suçundan yargılanmışlardı. Yargılama sonucu suçları sabit görülen İmam Molla İbrahim Efendi, Muhtar ve Bayraktar Hamdi Efendi, Hafız Mehmet Efendi, İnşallah-Maşallah lâkaplı Ali Efendi ile Pekmezci Hacı Hüseyin Efendi idama mahkûm olmuşlardı.


 

✓Ekonomik yönden şapka alamayanlar kendi kafalarına göre çuval, telis ve benzeri şeylerden evlerinde şapkaya benzeterek başlıklar dikmişler ve sokaklarda öylece gezmişlerdi. Gariptir bu fakir insanların, sırf maddi kaygılarla alamayıp, kendi imkanlarıyla şapkaya benzeterek diktikleri bu başlıklar ”siz şapkayı protesto etmek için bunu yapıyorsunuz!” diyerek başındaki bu garip kıyafetle beraber kendileri de içeri alınmışlardı. Memur olmadıkları için onlara ”şapka avansı” verilmediğinden şapka alamayan nice fakir gezginci ilk aylarda göze çarpmamak için işini gücünü terk ederek evlerine kapanmışlardı.
 

✓Paul Gentizon ”Mustafa Kemal oul Orient en Marche” isimli eserinde, şapkayla ilgili bakanlar kurulu tarafından sonra oldukça meraklı sonuçların ortaya çıktığını, Beyoğlu’nun nadir şapkacı dükkânlarının tahmin edilemeyecek kadar çok alışveriş yaptıklarını ve bir kaç ay içinde umulmayacak kadar zengin olduklarını anlatır.”Mustafa Kemal ve Uyanan Doğu” isimli kitabında bu durumu şöyle bir tespitle ifade etmeye çalışır: Kıtlık günlerinde,bazı saatlerde ekmek fırınlarının önünde olduğu gibi, şapkacı dükkanları da adeta müşteriler tarafından sarılıyor ve önünde uzun kuyruklar oluşturuyordu.”
 

✓Eylül 1925 tarihlerinde basın da üzerine düşen görevini yapıyor ve alabildiğine sarık, cübbe ve fes üzerine hücuma geçiyordu. Şapkaya övgüler düzülerek yürütülen kampanya da fesle ilgili gazete başlıkları dikkat çekiciydi
 

✓Kuvay-ı Milliye’nin kadın kahramanlarından olduğu bilinen ve özellikle Mustafa Kemal ve İsmet İnönü’ye yakınlığıyla tanınan Halide Edib (Adıvar) da, şapka uygulamaları, fakir halka karşı girişilen baskı ve halkın şapkaya olan başkaldırısı üzerine o yıllarda şöyle diyordu;
 

”Şapka kanunu bu dönemde girişilen devrimlerin ilki ve en göz alıcısı olmakla beraber, aynı zamanda en beyhude, en anlamsız ve en sathisi idi.”Halide Edib Adıvar’a göre, devrimler arasında en ciddi muhalefeti yaratan şapka kanununa, sokaktaki adamın karşı koyması, kanunu yapanlardan gerçekte çok daha batılıydı. Çünkü şapkaya karşı koyanların çoğu, ekonomik nedenler dahil, bir çok haklı temellere dayanıyorlardı.
 

✓Halide Edip Adıvar’ın beyhude ve anlamsız addettiği şapka kanunu ve uygulamaları ile ilgili olarak, daha çok hiç bir hukuki temele dayanmadan yürütülen baskılarla ilgili olarak Mete Tuncay’ın yaklaşımı da bir hayli ilginç ve düşündürücü niteliktedir. Mete Tuncay Türkiye Cumhuriyetinde Tek Parti Yönetiminin Kurulması adlı eserinde; "Şapkaya karşı doğan tepkilerin şiddetle bastırılması üzerine, gerçekten pahalı olduğu halde, hiç kimseden şapka giymenin pahalı olabileceğini söyleyecek hal kalmamıştır. Çünkü görülmüştür ki, artık sorun fes ya da şapkayı değil, onlardan birinin giyileceği kafayı yerinde tutabilmektir.” diyerek Eylül-Ekim 1925 tarihlerinde, artık Türkiye’de gelinen noktanın şapkayı veya fesi değil, onu giyecek kafanın yerinde kalması probleminin olduğunu, yani ölmek veya ölememek sorununun yaşandığını dile getirir.
 

Gülsüm Erdemli

 

Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: Şapka, Devriminde, Kaybedenler, ve, Kazananlar,
Haber Videosu
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
En Çok Okunanlar
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Yaşadığın sürece ALLAH'ın sınırlarını koru ki Mü'minlerden olasın. Bu sınırların Start noktası; MÜ'MİNUN SÜRESİ ilk 9 ayeteki altı çizili kurallardır.!!


HİKMET/HADİS
Ebi'l-Cevzai rahimehullah anlatıyor: "Hasan İbnu Ali (radıyallahu anhüma)'ye: "Resulullah aleyhissalatü vesselam'dan ne ezberledin?" diye sordum. Şu cevabı verdi: "Aleyhissalatü vesselam'dan: "Sana şüphe veren şeyi terket, emin olduğun şeye ulaşıncaya kadar git. Zira sıdk (doğruluk) kalbin itminanıdır, yalan şüphedir." {Tirmizi, Kıyamet 61, (2520); Nesai, Eşribe 50, (8, 327, 328). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,