Haber Detayı
05 Aralık 2018 - Çarşamba 19:21 Bu haber 34 kez okundu
 
Kamer Suresi (1 İla 55.Ayetler)
 
 
KUR´AN MEALİ Haberi


1- O Saat: Geri dönülmesi mümkün olmayan, geri çevrilmesi mümkün olmayan, gelmesi engellenemez olup dönüşü kesinlikle olmayan o Kıyametin saati, Kıyamet vakti; Dünyanın son saati yaklaştıkca yaklaşmakta, yaklaştırılmakta! Geri sayım sürmekte! Ve  Kamer; Ay ; Yarıldı! Tutuldu! Karanlık delindi.. Ay üzerinde yürüdü...Vakit doldugunda Ay catlayacak, yarılacak, paramparca olacak...


2- Ve... Şimdi eger onlar  Bir Ayetimizi : Belgemizi, delilimizi, alâmetimizi, işaretimizi, göstergemizi, nişanemizi, dersmizi, kanıtımızı, ibretimizi, mucizemizi, ögüdümüzü görseler; Hemen yüzcevirirler ve "Müstemiren"; Sürekli olarak, kalıplaşmış, klasikleşmiş bir cümle olarak aynen şöyle derler "Bu apaçık bir büyüden, bir sihirden başka birşey değildir"!
 

3- Ve yine onlar  Kezzab kesilenlerden  oldular ; Kitab'a ve Resuller'e kezzap kesilenler: Bu denklemi yalanlayanlar, buraya iftiralar dizenler, uydurmalar üretenler, yakıştırmalar dizenler ve yüz çevienler oldular!! Ve yine onlar;  Hevalarına ittiba ettiler ; Bunlar "ittiba" merkezini :  Hevâ ve Heves  endeksli kurgulayarak kendilerine böyle bir yol secenler, Heva ve hevesine Tabii olanlar, heva ve heves üzre bu kendi tercihleri olan yolun takipcileri ve bu yolda gidenleri olanlar oldular!! İttiba merkezini;"Heva ve Heves Üzre Tekliflere": Vahye yaslanmayan her tür cahili fikre... Keyfi isteklere, tutkulara, arzulara, mesnetsiz görüşlere, çarpık dileklere,vehim dolu nefsi taleplere, aşk kelimesiyle süslenen sapmalara, zevklere düşkünlüklere, kendini yeterli bulmaya yönelen övünme ve İfti­har etmelere, şahsî arzu ve ihtirasları vahyin önüne gecirmeye gayretlilere, bir ırmakta sürüklenen cöp gibi cahiliyeye kendilerini sürükleyecek olan ve hic bir vahyi temeli olmayan uçuk - kaçık batini söylemlere, dünyada sahibini uçurumlara cehennemde ise cehennem çukuruna yöneltecek olan ilimsiz ve fıtrata ters sunulan ögretilere, sapıklık içinde tarikler, yollar kurup ayinlerini ibadet zannedenlere, sacmalayanlara, kendini vahyin önünde zannedip nefislerini ilahlar edinenlere, ilim ehli olduktan sonra benmerkezci davranarak kendine mutlakiyet yükleme ile kendi kendini ilah edinen ve kalbini, kulağını bizatihi elleriyle gercege mühürleyenlere itaat edenler oldular.. Oysa ki her konu, külliyen, tamamen ve "Müstekir" üzre Müstekiren ; Sürekli olageldigi gibi, sürekli olarak, kalıplaşmış, klasikleşmiş bir kanun olarak istikrarla uygulayageldigimiz gibi yine uygulanacak....
"Müstekir Kanun-i ilahi"; "Kadir Gecesi Takvimi";
-Kader ve Akibet günü takvimi...
-Kader-Kadir Gecesi boyutuyla; Kur´an ve tüm vahiyler; Kadir Gecesinde: Bin aydan daha hayırlır olup,tan yerinin ağarana kadar: Tüm oluşlar öncesi emrin, işlerin, direktiflerin, komutların ölcülendirildigi gecede; "Üstün Depodan" : "Levh-i Mahfuzdan": "Ümmül Kitabın icinden": Kullara Gayb olan: Asla bilmeleri, erişmeleri mümkün olmayacak olan hakim ilim depomuzdan: Ana Belleğin: Vahiylerin tümünün bulundugu vahyin ana merkezinin: Emrin, iznin, oluşun hayat bulmadan önceki ve insanlara ve tüm beşere gayb olan bilgi merkezinin, ileri derecede görevlerin verildigi ve sadece görevli meleklerin görevlerini ögrenip-bilmek zorunda oldugu kadar memuriyeti için görevlendirildiği, asla paylaşılması, bulunulan dairesinden çıkarılması hic bir zaman mümkün olmayacak olan "Üst bilgilerin Bulunduğu Özel Bölge´den": Hikmetle: Emir-komuta ve direktiflerin verildigi gece... Bu emri almak icin seferber olan ve her türlü iş-görev-emir-direktif için görevini üstlenen melekler...
-Akibet; günahkârların kitabı “Siccîn”dedir, iyilerin kitabı “İlliyyûn”dadır... Ve sonra sevkiyat başlar.... Bütün nefisler, bütün bu sevkiyat işleminde görevli "Saik´lerle"; Görevli Vasıtalarla, araclarla,klavuzlarla ve yine beraberlerindeki "şahitlerle"; Görgü tanıkları ile, bir ömür kendilerini kayda alan yazıcı meleklerle, kayda gecen tüm amelleri ihtiva eden eserleriyle, hayat filmleriyle huzura getirilirler...
-"Yazgı": Ve...Kulluk sürecinde sunumunda bulundukları, takdim ettikleri ,ürettikleri, hayattayken ortaya-meydana koydukları herşeylerini de...Ve...Onlardan geride kalan eserleri, öldükten sonra onlardan geride kalan o açtıkları çığırları, geride bırakılan ve etkisi süren kapanmayan iyi-kötü amellerinde,Kulun eylem, söylem, tasavvurla bizzat kendi hanesine yazılmasını istedigi ve yazgısı yaptığı-yazgısını yazdıranın: bu eserinin müessirinin bizzat kendisi olduğu defterini: hic bir eksiklik olmadan kaleme alınan bir eser,bir amel defteri,onlara apacik bir kulluklarının karnesi,kendi nefislerine kendilerinin sahit tutuldugu bir amel defteri olarak eksiksiz-tam olarak yazarız!! Bilgiyi kayda geçeriz!! Ve bu bilgiyi :Her kula ait özel olarak kayda gecirilen amel defterini:Her insanın boynuna dolayıp an be an kulun eylemleriyle kaleme alınan ve kıyamet günü kula açıklanacak olan ve tüm detaylar ile ömrünün ömür kitabı olarak önüne çıkartılacak olan hayat kitabını: ömrünün hikayesini :"Siccin ehlinin: Kötü amellilerinizin:Eyvahlar olsun bize! Bu nasıl bir kitaptır ki, küçük büyük bırakmadan her şeyi atlamadan sayıp dökmüş!! Yetiş ey ölüm"diyecegi.... "illiyyîn ehlinin- iyi amellilerinizin: Sevincle : “Gelin, kitabımı sizde okuyun. Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyor ve iman ediyordum.”diyecegi bu özel bilgilerinizi : "imam-ı mübin" icerisinde: Levh-i Mahfuz icerisinde, kıyamete kadar,hesap günü sizlere geri sunana kadar,bu size ait apaçık bilgilerinizi,en gizli tutanaklar seviyesinde, en güvenli ortamda ve neredeyse degil sadece kullardan kendimizden bile saklar gibi saglam bir saklamayla saklayarak orada kütükte muhafaza edecegiz!!
-Son baskı; Kesinlikle ama kesinlikle yapmış oldugunuz ämellerinizin, yorgunluklarınızın hepsini "Tensih" ediyoruz : Kayda geciyoruz,kayıtlarını tutuyoruz,sürekli güncelliyoruz!!
-"Tenzih ve ilmi cihetten"; Rabbin ilmi olmaksızın bir kadın hamile kalamaz ve doğum da yapamaz!! Ve...Bir kimseye verilen hayat süresi-ömür süresi uzatılmaz..!! Ve...Yine onun hayat süresi-ömür süresi kısaltılmaz, eksiltilmez!!
Kesinlikle, illa ki bunlar Kitap´daki kayda göredir.! Muhakkak ki, işte bunlar Allah için çok basittir,kolaydır!

 

4- Yemin olsun ki... And olsun ki; Onlara icinde "Müzdecer Haberler" iceren bilgiler gelmişti..."Müzdecer haberleri"; Sakınılması gerekeni, nasihati, ögüdü sunan Vahiy ve Resuller gelmişti...
"Zaciratí zecran":
-Emr-i bil maruf neyhi münker nekir sunanlar... -Kötülükten men edip, iyiligi emredenler!! -Toplumlara: Sert, kavi, saglam, orjinal bir düzeltme ayarı verip hakikati haykırarak iyilige sevkedenler, insaniyeti insani cökmelerden iyilik elcisi olarak koruyanlar..
-Kuvveti Allah ´tan alanlar...Kötülügün her türüne mâni olanlar, kötülükten alıkoyanlar,kötülügü yasaklayanlar... -"Kötülügü zecreden zacirler": Kötülüge set cekenler, barikat olanlar, engelleyenler...
-"İyiliğe zecreden zacirler": Sadece iyilige sevkedenler, tüm kuvvetini iylikten,fitri,temel insani dengeden yana kullananlar.

5- Onlara "Hikmet-i Baliğayı"; Kendilerini kötülüklerden koruyabilecekleri, dogru yola klavuzlayabilecek, hikmetli kullar olabilecekleri en olgun bilgi olan, en kaliteli haber olan mutlak bilgimizi, vahyimizi ve bunu ileten Resülleri göndermiştik.... Fakat tüm bu saglam bilgilerin kendilerine "nezredilmesi de"; iletilmeside, bildirilmeside onlara hicbir fayda saglamadı....
"Hikmet-i Baliğa" ;
-Hüküm ve hikmet sahibi Rabbin "Mutlak Bilgisinden" gelen; En olgun,en kaliteli, adil - ähkam - hüküm sahibi bilgiler...
-Eksiksiz, sağlam ve açık kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış olarak vahiyle sunulan kitab ve Bilenlerce çıkarılacak, görülecek detay -Fıkhi Hatlar- incelikler ile kullara Fakih kul olma yetenegi sunan anabilgi, anayasa....
-"Hikmet sahibi olmak" Kendilerine verilerden vahiyden; Vahyin ifadesine vukufiyetiyle, meseleleri anlamayı, isabetli kararı, Furkan'ı ve çözümü, olayları değerlendirme kabiliyetini, aklı, fehmi, sorumlulugu ögreten Sünnetullah kanunlarını-Fıtrat kanununu, Kevni kanunları kavramaya yönelen, ilimle geregi gibi Rabbi tenzihe yönelen, üstün iradeye-takvaya-yönelme bilinci üzre olmak...
Şeriat-ı Garra: Hayat Kılavuzu, Evrensel Ahkamlar Bütünü olan Nurlu Şeriat Sistemi Bütünlüğünü idrak ve icra etme yetenegine yönelmek...
Nezir; Nezredilen Ortak bilgi;
Nezirlerin : Tüm uyarıcıların, tüm gocundurucuların, tüm korkutucuların, tüm sakındırıcıların,tüm klavuzların,tüm Resullerin ve hem de ilerde haleflerinden, arkadan gönderilen tüm Nezirlerin : Tüm uyarıcıların, tüm gocundurucuların, tüm korkutucuların,tüm sakındırıcıların, tüm klavuzların,tüm Resullerin ittifakla söyledigi şu sözleri kavmine söylemişdi; "Âbd'iyyetinizi: İbadetlerinizi: Kulluğunuzu Sadece Ama Sadece Allah'a Sunun! Sadece Allah'a Boyun Eğin Ve "Abdullah" Olun! Muhakkak ki ben o büyük günün, o azim günün, o cetin günün azabının sizin üzerinize olmasından korkarım, çekinirim! İşte benim sizler üzerine duydugum endişem, korkum budur."
"Abdullah Olmak": "Dini'ni": Hayatın'ı: Tuttuğu, gittiği tüm yolları sadece O'na, sadece O'nun için,sadece O'nun emirleri ile düzenlemek!!

6- " O gün"; Ve... "Sûr'a": Boynuza benzeyen boru gibi bir alet...Sur'a "Nefh" olunma  "Tenfih" edilme": Üfürülme vukuu buldugu zaman...İşte... O gün bu yüz cevirenler,gerisin geriye gercegimizden dönen dönekler davetci görevlilerce "Nekir kılınacaklar", O gün üzerini örtecek, kendilerini görünmez yapabilecek, maskeleyebilecek, bilinmez, tanınmaz, farkedilmez, algı ötesi özelliklerle donatabilecek hic bir özellikleride yine olmayacak ve tutuklanmaktan hic bir şekilde kurtulamayacaklar! Korkunç akibetleri icin kabirden diriltilme sonunda önce tutuklanacaklar!

7- İşte... O zaman onlar gözleri zillet icinde, boyun egerek kabirlerinden çıkarlar...Sanki istila sunan,savrulup duran çekirge sürüleri gibidirler..

8- "Küfredenler-Kâfirler"; Gerçeklerin üzerini örterek gizlemek isteyenler, hakikati perdelemek, barikat olmak, örtmek, engel olmak isteyenler, gercegi inkar eden nankörler, küfreden inkar ehli kafirlerden olup gercekleri, orjinali kabule yanaşmayanlar, gerçekleri kabule yönelmeyenler, sorumluluk bilincini terkedenler, doğrumuza, ilmimize yüz çevirenler....Kâfirler hızla koşarak kendilerini çagıran davetci görevlilere dogru giderler ve derler ki; " Megerse bugün; Bu izin günü; Bu geri dönülmesi mümkün olmayan, geri çevrilmesi mümkün olmayan, gelmesi engellenemez olup dönüşü kesinlikle olmayan bu ahiret günü, bu "Hâsir Kullar olma günü": Kesinlikle Hüsran'a uğratılacaklardan... Hüsran'a düşüp, büyük ve daimi kaybetmeyi görenlerden olacagımız bu gün ne kadarda zor bir günmüş"...

9- Onlardan önce Nuh´un kavmi, toplumu işte şöyleydi; "Abd'iyyetini": Kullugunu Allah´a tahsis kılan, tuttugu, gittigi tüm yolu buna göre düzenlemekle olan : Garantör olarak bana Allah kafiidir diyen güzel kulumuz Nuh´a yalanlamalar sunarak "Bu Kezzab ehli olanlardan birisidir! Büyücüdür, sihirbazdır, aşırı bir biçimde yalan söyleyendir, yaldızlı cümlelerle halkı büyüleyenlerdendir, dizdigi yalanlarla kendine konum arayandır, mevki arayandır, makam arayandır, büyük bir sahtekardır" diye söylemlerle hakikati dillendiren Nuh´u yalanlıyorlardı...Ve yine diyorlardı ki; "Bu varya bu... Bu "Mecnun olmuş": Bunu Cin tutmuş, cinlenmiş, deli divane olmuş.... Çılgınca, ahmakca kendini kaybetmiş bir Cin´ci olmuş!! Bunun söylediklerine asla inanacak , onaylayacak degiliz"!! Üstelik bu kadarlada yetinmiyorlar, onu hic ciddiye almadıkları gibi onu her türlü engellemeye çalışıyorlar, incitiyorlar ve adeta onu diri diri gömmek istercesine ona kötü muämelede bulunmaya yöneliyorlardı....

10- Ve... Derken Nuh şöyle "dua "etmeye: Nida etmeye, yakarmaya, yalvarmaya,istemeye yöneldi... "Ya Rabbena"; Ey benim yegane terbiye edici, hakim ve tek tasarruf sahibi Rabbim! Muhakkak ki ben maglub oldum, yenildim, dayanacak gücüm kalmadı! "Ya Rabbena"; Ey benim yegane terbiye edici, hakim ve tek tasarruf sahibi Rabbim! "intizarım Sanadır"; Bütün beklentim,bütün umudum Sen´den gelecek olan destegedir... Bana yardım et ve destegini gönder bana"!

11- Bunun üzerine ona "Fethin yolunu acacak";Hak ve bâtıl mücadelesinde Nuh´u galip kılarak fetihle ve zaferle onurlandıracak olan "Sema´lardaki"; Göklerdeki kapıları açtık ve süreci başlattık! "Münhemir olan"; Gürül gürül dökülüp akıp yayılan,saganak yagan güclü bir su gönderdik.

12- Ve... "Arz´danda"; Yeryüzünden de, yeraltından da kaynak sular, membalar, pınarlar akıttık... Derken Gökten ve Yerden gelen Su kendisine verilen "Kader ile"; Komutla, emirle hareket edip biraraya gelmeye, birleşmeye başladı..Su´lar birleşti..."Kader" :Allah'ın belirledigi yasalar,ölcüler, kanunlar, normlar, komutlar,emirler... "Allah Kadir´dir" : Gücü,kudreti her şeye hakkıyla yeten,her şey üzerine yegane tasarruf, otorite, saltanat,hükümraniyet,ölçülü bir biçim verme gücüne sahib: Kadir´dir!

 

13- Ve... Onları hacimli, kütleli, dolu dolu, çivilerle,mıhlarla perçinlenen levhalardan oluşan gemiye taşımıştık, bindirmiştik...

14- Sonra Gemi; Göz göre göre, gözlerimiz önünde, nezaretimiz, kontrolümüz altında akıp gitmeye, seyre, yüzmeye durdu... Kendisine küfredilen; Gerçekleri sundugu halde kabul edilmeyen, gercegin üzerini örtmeyerek gizlemeyerek anlatan fakat reddedilen, hakikati perdelemeyen, barikat olmayan, örtmeyen, engel olmayan, gercegi savunan fakat kabul görmeyen ve inkar edilen, kendisine nankörlük edilen, orjinali anlatan, sorumluluk bilincini terketmeyen, doğrumuza, ilmimize davet eden fakat yinede kendisine yüz çevrilen, kullugu Allah´a tahsis kılmaya, tuttugu, gittigi tüm yolu buna göre düzenlemeye ve garantör olarak bana Allah kafiidir kanununa davet etmesine ragmen yinede yalanlanan, kezzab ehli olanlardan biridir diye muamele gören, kendisine büyücüdür, sihirbazdır, aşırı bir biçimde yalan söyleyendir, yaldızlı cümlelerle halkı büyüleyenlerdendir denilen, bu dizdigi yalanlarla kendine konum arayandır, mevki arayandır, makam arayandır, büyük bir sahtekardır diye söylemlerle hakikati dillendirdigi icin reddedilen, "Bu varya bu... Bu "Mecnun olmuş": Bunu Cin tutmuş, cinlenmiş, deli divane olmuş.... Çılgınca, ahmakca kendini kaybetmiş bir Cin´ci olmuş!! Bunun söylediklerine asla inanacak , onaylayacak degiliz denilen ve üstelik bu kadarlada yetinmeden onu hic ciddiye almadıkları gibi ona her türlü engeli sunmayla engellenen kul olan, çalışan ve incitilip ezilen, ızdırap cektirilen ve adeta onu diri diri gömmek istercesine kin dolu kötü muämeleler gören ve elinden gelen bittiginde diliyle duaya yönelen bu güzel kulumuz Nuh´a bu keseceğimiz ceza, vereceğimiz mükaatlandırma, ödüllendirme olarak sunulan bir ön ödüllendirmeydi!! Gemi seyre durdu...

 

15- Ve... Yemin olsun ki onu sonradan gelecekler icin bir "Ayetimiz"; Belgemiz, delilimiz, alâmetimiz, işaretimiz, göstergemiz, nişânemiz, dersimiz, kanıtımız, ibretimiz, öğüdümüz, mucizemiz olarak öylece terkettik, bıraktık...
Şimdi; Tüm bunlara ragmen yinede "Müddkir kullar" olmayacakmısınız?
"Müddekir Kullar";
-Rabbin yerlerde ve göklerde bulunan ayetleri üzerinde bir calışma yapmayacak mısınız?
-Tarihte helak ettigimiz, azab ettigimiz kavimlerden ve geride kalan tarihi eserlerinden faydalanarak, ders alarak kendinizi düzeltmeye yönelmeyecek misiniz?
-"Tedebbür ile" : Bütüncül ve tüm bağlantılarıyla bakarak, meseleleri bütüncül degerlendirerek tetkik edip düşünmeyecek misiniz?
-Kuran cımbızcılığını terkedipde kolaylaştırdıgımız bu Kitaba bütüncül incelemelerle,fikri inceliklerle yönelmeyecek misiniz??
-Gercektende konsantre ve orjinal bir şekilde Kur´an okumaya yönelmeyecek misiniz?
-Kendinizi vahye bütüncül olarak açmayacakmısınız?
-Kafasını, beynini kullananlar olupta bunlardan ibretler, ögütler, dersler almayacak mısınız?

 

16- İşte böyle "Münzerin" olanların: iinzar edilenler,in: Uyarılanların: "Uyarımız kendilerine geldiği halde inatla": gercegin sesini duymayanların,uyarıya ragmen inkärda direnenlerin, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen,yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u ilahiyi bildirmemize ragmen: Bunu inkarda direnen bölgelerin, sahaların, cografyaların üzerine: nüzul ettigimiz; inzal ettigimiz; üstlerine indirdigimiz uyarımızla uyanmay uyanmalrı için azabla gelen uyarılarımız nasılmış?
 

17- Ve... And olsun ki; Yemin olsun ki "Kur'ân'ı" "Zikir" için kolaylaştırdık. Şimdi; Tüm bunlara ragmen yinede "Müddekir Kullar" olmayacakmısınız?
Kur'an Ve Kolaylaştırılmış Kur'an";
-"Kur'an", Alternatifsiz Yegane Zikir Kaynağınız..
-Okunan. Okuntu. Bildirge. Gelişim.
-Tertîlen : Yavaş yavaş, tertip tertip, kısım kısım Okuma-Öğrenme-okunan Kavrama-Gelişim Kitabı..
-Bir ayetini diğer bir ayetle yaklaştırarak anlatan, tefsir eden: Kümeler halinde dizayn edilip-kısım kısım anlatım sunan: "Kümeler Yığını" halinde: Birbirini tasdik edip bütüncül okunacak olan: "Karineler Bütünü"...
-Açıklanan Toplu Anayasa: Toplu kanunlar.
-Namus bütünlüğü"!
-Hayat kılavuzu bilgileri-Detayları-incelikleri barındıran.. Hikmet-Fıkh-Fehm- ve Hüküm: Ahkâm sahibi olup, Evrensel Zaman'lara hitap eden ve eskimeyecek , tam belgeler bütünü..
-Kur'andan: Okunan Kitapdan hikmetle çıkarılan, görerek idrak ile çıkarılan Hükümler Bütünü!
-"El-Hâkim": En hayırlı karar verecek ilahi mucize : Hâkem -Yapmak istediğiniz şeylere ilmiyle, hakimiyetiyle, hükmüyle eskimez cevaplar sunan ittiba merkezi.. Ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi bulunan ve her şeyden hakkıyla haberdar olan Allah tarafından Muhkem: Eksiksiz, sağlam ve açık kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir Kitab...
-Hükmü göklere mahpus olmayan ve yeryüzünüde yönetmeye en büyük liyakat sahibi olan Kur'an.... Hikmet verdiklerinin ve ona dilediği şeylerden öğrettiklerinin ilmiyle, Kur’ân’ın ifadesine vukufiyetiyle, meseleleri anlamayı, isabetli kararı, Furkanı ve çözümü, olayları değerlendirme kabiliyetini, aklı, fehmi, sorumluluğu öğreten Sünnetullah-Fıtrat kanunu...
-Kavrama, ilim, gereği gibi Rabbi tenzihe yönelten üstün iradeyi-takva-kuşanma bilinci! Şeriati Garra: Hayat Kılavuzu Ahkâmlar bütünü olan: Nurlu Şeriat Sistemi Bütünlüğü....
Haydi diyelim ki "Kur'anı onlara "Acem olarak : Açık ve doğru bir bicimde anlayamayacakları yabancı bir dil ile , Arap olan bu kavme Arapca harici herhangi bir yabancı dil ile sunduk diyelim... Bak böyle bir durumda bunlar kesinlikle ama kesinlikle bu kez de diyeceklerdi ki: "Acem kitap değil Fussilet üzre olan Ayetlerden oluş Kitap isteriz!"
Acem üzre Kitap istememek :
-Algılama gücünün ötesinde olan....
-Açık ve doğru bir bicimde kendi dilinde olmayan, anlayacagı dilden meälide henüz bilenlerce sunulmayan kitap.
Fussilet üzre olan Ayetlerden oluşan Kitap istemek :
-Açık ve doğru bir bicimde kendi dilinden olan, orjinal metne sadakätle anlayacagı dilden meäli halklara sunulan, mazeretleri yokeden kitap....
Fussilet üzre : Tüm detaylar ile, uzun uzun fasıllarla, tafsilat ile, ayrıntılarıyla Kur'an ve tüm Vahiy Kitaplarının kavimlerinin kendi dillerinde bilenlerce kavimlerine anlatma, açıklama, sunma ve Resullerin varisi olma görevlerini ifa... Alimlerin Resüllere varis olma yeteneklerini gösterecekleri temel alan...
Ayet : Allah´ın Belgeleri, delilleri, alâmetleri, işaretleri, göstergeleri, nişâneleri ,dersleri, kanıtları, ibretleri, mucizeleri, ögütleri.. 
Sünnetullahta gerekçeli kanun : Her kavme kendi dilinde, tafsilat ile vahyin sunumu ve son vahiy ile: Kur´an ile evrensel dillere emrin-kanunun cevrilmesi!
 Zikir:
"Kur'an ile Zikir": Kur'an : Anlamak, Anlamak için Gayret göstermek, Anlatmak, Allah'ın ismi ile-Allah görüyor bilinciyle hareket etmek, eylem sunmak, hayata müdahil olmak, O'nun ismiyle başlamak.. Bilmek, Davet Etmek, Delil Sunmak, Tefekkür etmek, Düşünmek, Düşünenlerden olarak Hayvandan Farkını ortaya koymak, Akletme gayreti sunmak, Ahdi, verilen sözü Hatırlayan şahidler olmak, Hakkı Hatırlatmak.. Bildirmek... Elden gelen bittiginde... Rabbe Havale Ettim diyebilmek.. İbadet etmek, Tezekkür edip ibret Almak.. Bu Rabbinin dosdoğru, orjinal yoludur tasdikiyle Öğüt almak.. İşitmek ve itaat etmek.. Ders Almak, Allah'a itaat etmek, Ayetlere: Hikmetli zikre: Kur'an'a iman etmek.. Zikre : Kur'an'a...Vahye yönelmek... Papağansal tekrarlar değil, anlama gayretiyle okumak... "Kur'an'da ki Kıssaları Tefekkür Etmek"... Allah için Sükud'u çöpe atmak ve konuşmak... Aracısız-Asansörsüz- Direkt Allah'a - Yalnızca Allah'a kul olmak...Önceki Zikirlerinde (Levhi-mahfuz veya Tevrat-Zebur'da...) orjinalde Vahiy oldugunu bilmek.. Mükafaat,Ücretlerin Allah'tan olduğunu bilmek, Oku emrini anlamak gayretiyle eda etmek.. Sâlâtı Hayata Taşıyanlar olmak...´Öğüt Vermek-Öğüt Almak... Allah'ın Doğrularının önüne, hiçbir doğru almamak, sevmemek...Şahidliğin önüne, mal, mülk, hoca, allame, evlat, dünya getirileri gibi sevgileri koymamak...Şan ve şereflerin O'ndan oldugunu bilmek ve şan ve şeref sahibi Alla'a sırt çevirmemek...Şan ve şerefi Allah'tan almaya gayret etmek,şükretmek... Vahiyle Uyarmak...Vahye davet ve islahat gayretleri sunmak...
Müddekir Kullardan Olmayacakmısınız?:
-Rabbin yerlerde ve göklerde bulunan ayetleri üzerinde bir calışma yapmayacak mısınız?
-Tarihte helak ettigimiz, azab ettigimiz kavimlerden ve geride kalan tarihi eserlerden de faydalanarak, ders alarak kendinizi düzeltmeye yönelmeyecek misiniz?
-"Tedebbür ile" : Bütüncül ve tüm bağlantılarıyla bakarak, meseleleri bütüncül degerlendirerek tetkik edip düşünmeyecek misiniz?
-Kur'an cımbızcılığını terkedipde kolaylaştırdıgımız bu Kitaba bütüncül incelemelerle, fikri inceliklerle yönelmeyecek misiniz??!
-Gercekten konsantre bir orjinal Kur´an okumaya yönelmeyecek misiniz?
-Kendinizi vahye bütüncül olarak acmayak mısınız??
-Kafasını, beynini kullananlar olupta bunlardan ibret, ögüt, ders almayacak mısınız?

 

18- "Ad kavmi, Ad toplumu" yine böyle "Kezzab ehli olanlardan" oldular...
" Ad Kavmi ; "Ahkâf" :
-Hüd Resülün icinde bulundugu kavmi, toplumu...
- Uzun ve kıvrımlı olup yüksekligi 300 metreyi, derinligi 120 metreyi gecen kum yığınlarından,kum tepelerinden oluşan bölge.
- Kum fırtınası çok olan, üzerinde ot dahi bitmeyen tehlikeli ölü çöller...
-Arabistan’ın güneyi... Umman ve Mehre arası... -Necid,Yemen ve Umman arasındaki Bölge.....
-Ahkaf : Dehna, Hadramevt ve Şuhar bölgeleri..... -Hadramevt'in kuzey bölgesi...
Kezzab ehli olanlar:
Vahiy ve Resüller; Büyücüdür,sihirbazdır,aşırı bir biçimde yalan söyleyendir,yaldızlı cümlelerle halkı büyüleyenlerdendir, dizdigi yalanlarla kendine konum arayandır, mevki arayandır, makam arayandır, büyük bir sahtekardır" diye söylemlerle hakikati dillendirenleri ve vahyi "Yalanlayanlar"oldular..İşte böyle "Münzerin" olanların: İnzar edilenlerin: Uyarılanların:  Uyarımız kendilerine geldiği halde inatla gercegin sesini duymayanların, uyarıya ragmen inkarda direnenlerin, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen, yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-Cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize  ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u İlahiyi bildirmemize rağmen bunu inkarda direnen bölgelerin, sahaların, cografyaların üzerine Nüzul ettigimiz: İnzal ettigimiz; üstlerine indirdigimiz uyarımızla uyanmayanların uyanmaları için azabla gelen uyarılarımız  nasılmış?

19- Böyle tutumlar sergilemeleri yüzünden Ad Kavminin: Ad toplumunun üzerine "Rüzgâr irsal ettik" : Rüzgâr kulumuz "Mürsel olarak": Resulümüz olarak, Elçimiz olarak onlara azab sunmakla görevli olarak gönderildi.. Zorlu günlerde: Sünnetullah'ta kevni ayetlerin devreye girebilecegi, sünnetullah kanunlarına - zeminine uygun vakitlerde: Havadaki nem oranı, sulardaki sıcaklık seviyeleri, rüzgârdaki hız, bulunulan konumsal durum, atmosfer hareketleri ve uygun zaman, mevsin saat, aylar... Böyle takvimsel - zorlu - döngüsel günlerin birinde onlara kuvvetli, şedîd, şiddetli, çetin, kulaklarını patlatan, gözlerini döndürüp kaydıran, yıldıran, yüreklerini ağızlarına getiren, kalpleri gırtlaklara dayanmış hale getirip mahveden felâketlerle dolu bir Rüzgar sarsıntısıyla, kasırgayla "Dünya Hayatında" alçaklığı, rezilliği, zilleti, aşağılık hale gelmeyi, rezil rüsva edilmeyi, horlanmayı, itilmeyi, perişaniyeti, eziklikleri tattırdık, yaşattık! Ve.. Bu "Nahis"; Alçaltıcı azab günü o kadar sürdü ki sanki "Müstemiren"; Sanki sürekli olarak, kalıplaşmış, klasikleşmiş her hangi sıradan bir gün gibi yedi gün sekiz gece istikrarla üstlerine azab cöktü kaldı bir süre.....

 

 20-Öyle ki aciz, zavallı "insanlar"; Unutkan varlıklar kökünden sökülmüş olan hurma ağaçlarından arta kalan keresteler, kütükler gibi ayaklarını yerden kesen bu rüzgärla ordan oraya kaldırılıp atılıyorlar,savrulup ucuşup duruyorlardı...
 

21- İşte böyle "Münzerin" olanların: İnzar edilenlerin: Uyarılanların:  Uyarımız kendilerine geldiği halde inatla gercegin sesini duymayanların, uyarıya ragmen inkarda direnenlerin, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen, yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-Cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize  ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u İlahiyi bildirmemize rağmen bunu inkarda direnen bölgelerin, sahaların, cografyaların üzerine Nüzul ettigimiz: İnzal ettigimiz; üstlerine indirdigimiz uyarımızla uyanmayanların uyanmaları için azabla gelen uyarılarımız  nasılmış?


22- Ve... And olsun ki; Yemin olsun ki "Kur'ân'ı" "Zikir" için kolaylaştırdık.Şimdi; Tüm bunlara ragmen yinede "Müddekir Kullar" olmayacakmısınız?
Kur'an Ve Kolaylaştırılmış Kur'an";
-"Kur'an", Alternatifsiz Yegane Zikir Kaynağınız..
-Okunan. Okuntu. Bildirge. Gelişim.
-Tertîlen : Yavaş yavaş, tertip tertip, kısım kısım Okuma-Öğrenme-okunan Kavrama-Gelişim Kitabı..
-Bir ayetini diğer bir ayetle yaklaştırarak anlatan, tefsir eden: Kümeler halinde dizayn edilip-kısım kısım anlatım sunan: "Kümeler Yığını" halinde: Birbirini tasdik edip bütüncül okunacak olan: "Karineler Bütünü"...
-Açıklanan Toplu Anayasa: Toplu kanunlar.
-Namus bütünlüğü"!
-Hayat kılavuzu bilgileri-Detayları-incelikleri barındıran.. Hikmet-Fıkh-Fehm- ve Hüküm: Ahkâm sahibi olup, Evrensel Zaman'lara hitap eden ve eskimeyecek , tam belgeler bütünü..
-Kur'andan: Okunan Kitapdan hikmetle çıkarılan, görerek idrak ile çıkarılan Hükümler Bütünü!
-"El-Hâkim": En hayırlı karar verecek ilahi mucize : Hâkem -Yapmak istediğiniz şeylere ilmiyle, hakimiyetiyle, hükmüyle eskimez cevaplar sunan ittiba merkezi.. Ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi bulunan ve her şeyden hakkıyla haberdar olan Allah tarafından Muhkem: Eksiksiz, sağlam ve açık kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir Kitab...
-Hükmü göklere mahpus olmayan ve yeryüzünüde yönetmeye en büyük liyakat sahibi olan Kur'an.... Hikmet verdiklerinin ve ona dilediği şeylerden öğrettiklerinin ilmiyle, Kur’ân’ın ifadesine vukufiyetiyle, meseleleri anlamayı, isabetli kararı, Furkanı ve çözümü, olayları değerlendirme kabiliyetini, aklı, fehmi, sorumluluğu öğreten Sünnetullah-Fıtrat kanunu...
-Kavrama, ilim, gereği gibi Rabbi tenzihe yönelten üstün iradeyi-takva-kuşanma bilinci! Şeriati Garra: Hayat Kılavuzu Ahkâmlar bütünü olan: Nurlu Şeriat Sistemi Bütünlüğü....
Haydi diyelim ki "Kur'anı onlara "Acem olarak : Açık ve doğru bir bicimde anlayamayacakları yabancı bir dil ile , Arap olan bu kavme Arapca harici herhangi bir yabancı dil ile sunduk diyelim... Bak böyle bir durumda bunlar kesinlikle ama kesinlikle bu kez de diyeceklerdi ki: "Acem kitap değil Fussilet üzre olan Ayetlerden oluş Kitap isteriz!"
Acem üzre Kitap istememek :
-Algılama gücünün ötesinde olan....
-Açık ve doğru bir bicimde kendi dilinde olmayan, anlayacagı dilden meälide henüz bilenlerce sunulmayan kitap.
Fussilet üzre olan Ayetlerden oluşan Kitap istemek :
-Açık ve doğru bir bicimde kendi dilinden olan, orjinal metne sadakätle anlayacagı dilden meäli halklara sunulan, mazeretleri yokeden kitap....
Fussilet üzre : Tüm detaylar ile, uzun uzun fasıllarla, tafsilat ile, ayrıntılarıyla Kur'an ve tüm Vahiy Kitaplarının kavimlerinin kendi dillerinde bilenlerce kavimlerine anlatma, açıklama, sunma ve Resullerin varisi olma görevlerini ifa... Alimlerin Resüllere varis olma yeteneklerini gösterecekleri temel alan...
Ayet : Allah´ın Belgeleri, delilleri, alâmetleri, işaretleri, göstergeleri, nişâneleri ,dersleri, kanıtları, ibretleri, mucizeleri, ögütleri.. 
Sünnetullahta gerekçeli kanun : Her kavme kendi dilinde, tafsilat ile vahyin sunumu ve son vahiy ile: Kur´an ile evrensel dillere emrin-kanunun cevrilmesi!
"Kur'an ile Zikir": Kur'an : 
Anlamak, Anlamak için Gayret göstermek, Anlatmak, Allah'ın ismi ile-Allah görüyor bilinciyle hareket etmek, eylem sunmak, hayata müdahil olmak, O'nun ismiyle başlamak.. Bilmek, Davet Etmek, Delil Sunmak, Tefekkür etmek, Düşünmek, Düşünenlerden olarak Hayvandan Farkını ortaya koymak, Akletme gayreti sunmak, Ahdi, verilen sözü Hatırlayan şahidler olmak, Hakkı Hatırlatmak.. Bildirmek... Elden gelen bittiginde... Rabbe Havale Ettim diyebilmek.. İbadet etmek, Tezekkür edip ibret Almak.. Bu Rabbinin dosdoğru, orjinal yoludur tasdikiyle Öğüt almak.. İşitmek ve itaat etmek.. Ders Almak, Allah'a itaat etmek, Ayetlere: Hikmetli zikre: Kur'an'a iman etmek.. Zikre : Kur'an'a...Vahye yönelmek... Papağansal tekrarlar değil, anlama gayretiyle okumak... "Kur'an'da ki Kıssaları Tefekkür Etmek"... Allah için Sükud'u çöpe atmak ve konuşmak... Aracısız-Asansörsüz- Direkt Allah'a - Yalnızca Allah'a kul olmak...Önceki Zikirlerinde (Levhi-mahfuz veya Tevrat-Zebur'da...) orjinalde Vahiy oldugunu bilmek.. Mükafaat,Ücretlerin Allah'tan olduğunu bilmek, Oku emrini anlamak gayretiyle eda etmek.. Sâlâtı Hayata Taşıyanlar olmak...´Öğüt Vermek-Öğüt Almak... Allah'ın Doğrularının önüne, hiçbir doğru almamak, sevmemek...Şahidliğin önüne, mal, mülk, hoca, allame, evlat, dünya getirileri gibi sevgileri koymamak...Şan ve şereflerin O'ndan oldugunu bilmek ve şan ve şeref sahibi Alla'a sırt çevirmemek...Şan ve şerefi Allah'tan almaya gayret etmek,şükretmek... Vahiyle Uyarmak...Vahye davet ve islahat gayretleri sunmak...

Müddekir Kullardan Olmayacakmısınız?:
-Rabbin yerlerde ve göklerde bulunan ayetleri üzerinde bir calışma yapmayacak mısınız?
-Tarihte helak ettigimiz, azab ettigimiz kavimlerden ve geride kalan tarihi eserlerden de faydalanarak, ders alarak kendinizi düzeltmeye yönelmeyecek misiniz?
-"Tedebbür ile" : Bütüncül ve tüm bağlantılarıyla bakarak, meseleleri bütüncül degerlendirerek tetkik edip düşünmeyecek misiniz?
-Kur'an cımbızcılığını terkedipde kolaylaştırdıgımız bu Kitaba bütüncül incelemelerle, fikri inceliklerle yönelmeyecek misiniz??!
-Gercekten konsantre bir orjinal Kur´an okumaya yönelmeyecek misiniz?
-Kendinizi vahye bütüncül olarak acmayak mısınız??
-Kafasını, beynini kullananlar olupta bunlardan ibret, ögüt, ders almayacak mısınız?


23- Ve Semüd´un kavmide, toplumuda yine böyle "Kezzab ehli olanlardan" oldular...
Kezzab ehli olanlar:

Vahiy ve Resüller;Büyücüdür,sihirbazdır,aşırı bir biçimde yalan söyleyendir,yaldızlı cümlelerle halkı büyüleyenlerdendir, dizdigi yalanlarla kendine konum arayandır, mevki arayandır, makam arayandır, büyük bir sahtekardır" diye söylemlerle hakikati dillendirenleri ve vahyi "Yalanlayanlar"oldular..İşte böyle   "Münzerin"  olanların: İnzar edilenlerin: Uyarılanların:  Uyarımız kendilerine geldiği halde inatla gercegin sesini duymayanların, uyarıya ragmen inkarda direnenlerin, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen, yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-Cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize  ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u İlahiyi bildirmemize rağmen bunu inkarda direnen bölgelerin, sahaların, cografyaların üzerine Nüzul ettigimiz: İnzal ettigimiz; üstlerine indirdigimiz uyarımızla uyanmayanların uyanmaları için azabla gelen uyarılarımız  nasılmış?


24- Şöyle diyorlardı; "Şimdi; Bizler gibi olan birine, bir "Beşere": Bizler gibi bir insan olan, bir unutkan kul olan bu kişiye hem "ittiba edecek"; Tabi olup uyacak ve hem de yine kendisine göre hareket edecegiz öyle mi?"Vâhiden" ; Hem güya... Üstelikte ilahlar sistemimizi: Çok ilahlı sistemimizi: Müşrik akidelerimizi tutup Tek ilah sistemiyle: Tevhid Akidesiyle degiştirecekmişiz de ,bu kadar ilahtan vazgecip tek bir ilah kabul ediverecekmişiz... Hatta ilah'lar değil "Tek İlah var" diyor öyle mi??... O ilah edindiklerimiz ilah degilmiş fakat "Vahid": Tek, Bir Tane, Birr; Zâtında, sıfatlarında, işlerinde, hükümlerinde,özgür tasarruflarında, fiillerinde aslâ ve kat´a ortağı, dengi ve benzeri bulunmayan...Varlıgı kendinden olan Yüceler Yücesi Bir Tek iläh söylemine göre akidemizi indirgemek, degiştirmek mi istiyormuş?? Bizde buna uyuverecekmişiz... Bu varya bu; bu kesinlikle ama kesinlikle bizi yolumuzdan çıkarma harekatıdır! Bu kesinlikle bizi "çılgınca dalalete" sürükleyecek bir fikirdir, bizi yolumuzdan saptıracak bir harekettir"!!
"Orjinalde Dalâlet Üzre Mudil Kullar":
Sapıtmayı, doğru yoldan-orjinal yoldan ayrılmayı, azmayı, yanlışa yönelmeyi, iğrenc yollarda kaybolmayı, telef olmayı, şaşırmayı, yanılmayı, Hak"tan yüz çevirip, "batıla" tabi olmayı, vahyin gösterdiği yoldan ayrılarak "cahiliye"nin yoluna irtica etmeyi, vahyin gösterdiği yoldan çıkarak küfre sapmaya, fitneye, ifsada, fesada, nifağa, hevaya, münkere, tuğyana, İstikbara: Büyüklenmeye, İstiğnaye: Kendini yeterli görmeye, Şirke, ilimsizliği, amel edilmeyen ilme, boşa çıkan amellere, bilmemeye, azaba götüren yollara, orjinal islam dışındaki uyduruk yollara, düşüncelerde yanılgılara, zanna uymaya, aklı kullanmamaya, bilinçsizce başkalarını taklit etmeye, şımarmaya, çoğunluğa veya atalarını, şeyhlerini, gavslarını, alimlerini üzerinde buldugu batıl yollara yönelmeye, Allah'la kendi arasına aracılar koymaya, tefrikaya, dünya hayatını ahirete tercihe, nefsani arzulara teslimiyete, mal-makam-evlat sevgisini yücelten putperestlige, sırati müstakîm harici laiklik, demokrasi, liberal... ve izm'li yollara, şirk dini olan ta-sopia-savvufa, uyduruk bidat ve hurafelere, sapık tariklere-tarikatlere, zillete, kölelige, zulme,sapma ve saptırmaya Hasara: Hüsrana - ziyana, bedbahtlığa, adaletsizliğe, Nisyâna-Unutmaya kendini yönelten "Mudil kullar" olmak..


25- Yine diyorlardı ki; "Şimdi bizim aramızdan birine, ona "Zikir mi"; Vahiy mi verilmiş yani?? Hayır hayır!! Bu varya bu; bu bize istila sunan, bizim yolulumuzu savurup atmak isteyen, bizi yolumuzdan döndermek isteyen kibirli, haddini bilmez biridir.. Üstelik bu bize "Kezzab" kesilen biridir!!" "Kezzab ehli olanlardan olup": Bize Vahiy ile geldigini söyleyip, Resüllerden oldugunu söyleyip sacmalayan bir büyücüdür,sihirbazdır,aşırı bir biçimde yalan söyleyenlerdendir, yaldızlı cümlelerle halkı büyüleyenlerdendir, dizdigi yalanlarla kendine konum arayan, mevki arayan, makam arayan büyük bir sahtekardır bu"!!
"Zikir": Kur'an :
Anlamak, Anlamak için Gayret göstermek, Anlatmak, Allah'ın ismi ile-Allah görüyor bilinciyle hareket etmek, eylem sunmak, hayata müdahil olmak, O'nun ismiyle başlamak.. Bilmek, Davet Etmek, Delil Sunmak, Tefekkür etmek, Düşünmek, Düşünenlerden olarak Hayvandan Farkını ortaya koymak, Akletme gayreti sunmak, Ahdi, verilen sözü Hatırlayan şahidler olmak, Hakkı Hatırlatmak.. Bildirmek... Elden gelen bittiginde... Rabbe Havale Ettim diyebilmek.. İbadet etmek, Tezekkür edip ibret Almak.. Bu Rabbinin dosdoğru, orjinal yoludur tasdikiyle Öğüt almak.. İşitmek ve itaat etmek.. Ders Almak, Allah'a itaat etmek, Ayetlere: Hikmetli zikre: Kur'an'a iman etmek.. Zikre : Kur'an'a... Vahye yönelmek... Papağansal tekrarlar değil, anlama gayretiyle okumak... "Kur'an'da ki Kıssaları Tefekkür Etmek"... Allah için Sükud'u çöpe atmak ve konuşmak... Aracısız-Asansörsüz- Direkt Allah'a - Yalnızca Allah'a kul olmak...Önceki Zikirlerinde (Levhi-mahfuz veya Tevrat-Zebur'da...) orjinalde Vahiy oldugunu bilmek.. Mükafaat,Ücretlerin Allah'tan olduğunu bilmek, Oku emrini anlamak gayretiyle eda etmek.. Sâlâtı Hayata Taşıyanlar olmak...´Öğüt Vermek-Öğüt Almak... Allah'ın Doğrularının önüne, hiçbir doğru almamak, sevmemek... Şahidliğin önüne, mal, mülk, hoca, allame, evlat, dünya getirileri gibi sevgileri koymamak...Şan ve şereflerin O'ndan oldugunu bilmek ve şan ve şeref sahibi Alla'a sırt çevirmemek...Şan ve şerefi Allah'tan almaya gayret etmek,şükretmek... Vahiyle Uyarmak... Vahye davet ve islahat gayretleri sunmak...

 

26- Fakat; Onlar bu gün kafalarını bastırmak istemedikleri bu gercegi yarınlarda, gelecekte ögrenecekler!! Kim kimi yoldan sapıtmakta, kim kime kibirli davranmakta, kim haddini bilmezlik ile gercegi İnkar etmeye, reddetmeye, kabul etmemeye, gerçeklere cahiller-körler kesilmeye yönelmekte ve kim "Kezzab ehli olanlardan olup": Vahyi ve Resülleri yalanlamakta, bu tabi olunacak merkeze sacmalayandan olup; Büyücüdür,sihirbazdır,aşırı bir biçimde yalan söyleyendir, yaldızlı cümlelerle halkı büyüleyenlerdendir, dizdigi yalanlarla kendine konum arayandır, mevki arayandır, makam arayandır, büyük bir sahtekardır bu demekte yakınca ve yarınlardada öğrenecekler!!

27- Kesinlikle ama kesinlikle onlara bir "Fitne"; Bir imtihan ve vesvese konusu olacak bir  "Dişi deveyi İrsal Ettik": Mürsel olarak, Allah'ın devesi olarak, Allah'ın onlara sundugu imtihanda görevli elcisi olarak deveyi onlara gönderdik...
Şimdi; Sana gelince; Senin görevin onları gözlem yaparak, uzaktan takipcileri olarak takip edip beklemektir!Boş boş beklemek yok!! Yine senin görevin başına gelene, sana isabet eden şeylere, onlardan sana gelen ve gelecek olan söylemlere karşı sana düşen görev "Sabreden Kul" olmaktır!! "Sabreden": Mücadele eden, direniş gösteren, zorluklara gögüs geren, gayret eden, geregini yapan ve Allah yoluna can koyan kullardan olmandır!!
"Fitne"; Fitne: İmtihan / İmtihanda Vesveseler...
-Ahirete iman etmeyenlerin:Sihir,büyü,göz boyama,beyin yıkama, zamanda israf ve zamana israf olan her tür eylemi.. Hakikate,gercege yüz ceviren,gerceklere kör ve sağır kesilen dönek kullardan olmak... 
-Yalan ve riyalarla aldanmalara cesaretli olup,gerceklere cesur olamamak..
-Allah’a ortak koşan müşriklerden olmakla beraber kendini dosdogru yol üzre zannetmek... "Zanni iman" üzre olmak!! Tahkik dolu üretken imana yönelmemek!
-Ayıp yerlerinin görünmesini önemsememek, Ayıp yerlerinin görünmesini hafife almak. Ayıp yerlerinin görünmesini umuma pazarlamak, fuhşa ve toplumsal cürümelere zemin sunmak yahut direk o yürüyen insan görünümlü şeytan olmak,bu duruma kabuller sunmak, mazeretler sunarak dini eglenceye, şehvete, tecelliyat sarhoşluguna, "Kadın Tapıcılığına-Erkek Tapıcılığına" dönüştürmek yahut dini bir sömürge kurmak sektörel veya tarikatlar-yollar acarak ...
-Takva sahibi degil bir cahil olmak...
-ilmi yüklenen bir merkep olmak..
-Soluyup duran ilim yüklü köpekler olup saray molları olmak....
-İlmin fitnesi üzre olmak...
-Allah'ın kurunun yanında yaşıda yakacak kanunları olduğunu bilmemek ve takva üzre olmanin bedelini ödemekten Allah'ın azabına kacmak....
-Mal-Para ve evlat sevgisi üzerinden gaflet ve dalalete düşerek sevgide müşrik olmak...
-Allah'ı sever gibi Mal-Para ve evlat sevgisi üzre olmak...
-Baskı ve şiddet varken taraf olarak Mazlumun degilde Zalimin-Güc'ün yanında olmak...
-Baskı ve şiddet kalmamasına ragmen, esirlerin hukugunu gözetmemek, yeryüzü bozguncusu kesilmek, esirlerin kafasini ucurmak, tecavüzlerde bulunmak, zalim zulmediciler olmak....
-Allah'ın emirlerini terketmek,yerine getirmemek ve velayetlerini küfre candan teslim edenler olmak..
-Küresel fesatlarda, ifsad hareketlerinde rol almak...
-Fıtratları ifsad etmek....
-Yeryüzü bozgunculugu yapanlara, ümmetin vahdetini harcamak isteyenlere destek sunmak...
-Küfrün bir bütün oldugunu kavrayamamak, küfrün oyunlarini basiretli gözlerle okuyamamak ve küfrün oyununda kuklalara, piyonlara dönüşmek...
-Muhalif yollarda, tefrikalarda, muhalefetler icerisinde vahdetsizlikte kaybolmak....
-Yeryüzünde ululuk taslayarak diktatörler kesilip haddini aşanlardan olmak....
-Yeryüzünde ululuk taslayarak diktatörler kesilenlerin Cüce Gücü´nü, Yüceler yücesi güc'e ortak koşmak...
-Korkuları Allah´a teslim edenler olamamak...
-Allah’a güvenip dayanmamak, Garantör olarak Allah'ı kabul edememek, Allah´a güven sorunu sebebiyle işleri O’na havale edememek...
-Rabbi geregi gibi tenzihe yönelmemek...
- Vahyi terkedenler ve uydurmalara teslim olanlar olmak...Vahyi kücümsemek, alaya-hicv'e almak...
-Her zorluktan sonra bir kolaylık, her felaketten sonra bir refah oldugunu anlayamamak ve Sünnetullah kanunlarını okuyamamak! Sünnetullaha ümmi olmak...
-Hesap gününü hesaba katmadan yaşamak!!...
-Gecici bir nimet icin Ahiretini harcamak...
-Allah’a kıyıdan kenardan kulluk etmeyi Kulluğun merkezi olarak algılamak, zanlar üzre esir kalmak..
-Güzel zamanlar geldiginde hamd etmeyi terkedip zor zamanlarda sadece hamd etme yoluna giden çıkarcı-Rabbine dahi sömürgeci kesilen Dönek kullar olmak.. Vefasız kulluğun bedelini dünya ve ahiret kaybedişiyle kaybetmek....
- Derin bir ayrılık, tutarsızlık,iki yüzlülük icinde olmak....
-Delikanlı Kul olmaya: emrolundugu gibi dosdogru kul olmaya yönelmemek...
-Vesveselerin mikrobuna ve gücün-kudretin diktatörlügüne kalpte virüsler edinmek, egoist kesilmek...
-Resullerini sever gibi her hangi bir Beşeri sevmek.... Anam-babam-canım sana ve yoluna feda ey Resulullah diyememek..
-Resulsüz, tarzanca bir islam aramak...
-Resullerini herhangi bir insan gibi sıradanlaştırmaya soyunmak.
-Cephesini, mücadelesini, siper tuttugu mevkiyi terketmek ve Resulün bildirdigi emre muhalifler kesilmek....
-Resullerini Allah gibii sevenler olmak ve Resullerini ilahlar edinenlerden olmak....
-Resullerini beşerden öte bir Melek-bir Rabb-bir Büyücü-bir Yaratıcı gibi algılamaya yönelmek....
-Muhabbetin pis müşrigi olmak.... Allah harici her hangi bir nesneyi - varlığı Allah gibi sevmek...
-Her insanin bir diger insan ile imtihan edildigini anlayamamak, hayata şahidlik koymaktan kacmak...
-Allah´a uğursuzluk ve evlat edindi... gibi iftiralar yüklemek..
-Allah yolunda gelen ezadan, iftiradan, cezadan,bedelden korkmak!
-Her alanda mücadeleyi omuzlamamak ve geride kalanlardan olmak....
-Güzel ve doğru sözlü olmak yerine: şehvet yüklü cümlelerle, tahrik edici kur yapmalar ile,cinsiyetini fikrinin önüne geciren bir eda ile Teberrüc Ehli erkekler ve bayanlar olmaya yönelmek ve kalplere hastalık sacan mikroplara dönüşerek fikrini degil cinsiyetini pazarlamak.. Toplumu cürütmek, ifsad etmek!
-Bireylerin ümitleriyle oynamak ve ümide kurşun sıkmak!!
-Kevni ayetlerin ümmisi olmak...Kevniyeti okuyamamak...
-Müstagniyet müşrikligi...Kendini yeterli görme ve nimetleri kendinden bilme... Nimetleri verenin Allah oldugunu unutup ben merkezci kesilmek..
-Nifaktaki tehlikeyi görememek, infak nifak paralelligini idrak edememek....
-Septik: şüpheci, vehimli, ve kuruntucu kesilmek...
-Allah ile dahi aldatılacak kadar "Yaman aldatıcılar" oldugunu kavrayamamak ve Allah ile aldatılanlardan olmak..
-Hükmü ve Hikmeti kaybetmek... Hikmetsiz bir Resule iman etmeye yönelmek.... Furkan üzre olamama ve Hak ve Batılı ayıramama...
-Azabını istemekte aceleci olmak...
-En güzel dişi-eril deveyi: Saltanatı - Otoriteyii imanla degismek, otoriteyi imana tercih etmek...
-Cehennemin görevlilerini ancak sayısı belirli meleklerden: Altın Oran oldugunu idrak edemeyerek halketmeyi tasavvur edememek ve imanda artma yerine hurufiyet-harfcilik-rakamcilik ve nihayet Rabbi icbar sapkınlıkları dogurmak ve İcbar dilemez:Mecbur kılınamz Rabbe, geregi gibi iman
edememek,tenzihsel-tasavvursal-psikolojik problemliler olmak.

 

28- Ve... Onlara bu "Nebe´yi"; Bu haberi, bu kuralı bildir; "Su onlar ile bu deve arasında herkese "kısmet edilmiştir"; Su taksim edilmiştir, paylaştırılmıştır,bölüştürülmüştür, ayrılmıştır... Sırası gelen gelsin ; "Muhdarün" olsun; Hazır ol nöbetini tutan askerler gibi yan yana dizilsin, sırasıyla suyunu alsın...
"Ahirette Muhdarün Olmak " : Hesap gününde tümü, cümlesi huzurumuzda, nezdimizde,katımızda toplanacaklar... Hazır ol nöbetini tutan askerler gibi yan yana dizilecekler... Diriltilip, uykudan uyandırılarak katımızda hazır bulunur vaziyete gelecekler!!

 

29- Ve... Derken sahiplerine, öncülerine, elebaşı arkadaşlarına "Nidâ ettiler": Seslendiler, bağrıp çığırıp gel buraya dediler; Sonra bu sahipleri, öncüleri, arkadaşları geldi ve tuttu onu kesti, kanını akıttı...
 

30- İşte böyle "Münzerin" olanların: İnzar edilenlerin: Uyarılanların:  Uyarımız kendilerine geldiği halde inatla gercegin sesini duymayanların, uyarıya ragmen inkarda direnenlerin, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen, yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-Cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize  ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u İlahiyi bildirmemize rağmen bunu inkarda direnen bölgelerin, sahaların, cografyaların üzerine Nüzul ettigimiz: İnzal ettigimiz; üstlerine indirdigimiz uyarımızla uyanmayanların uyanmaları için azabla gelen uyarılarımız  nasılmış?


31- Kesinlikle ama kesinlikle onların üzerine "Sayha-i vahide" kulumuzu irsal ettik : Mürselimiz olarak: Resulümüz olarak, Elçimiz olarak onlara azabımızı sunmakla görevli elci olarak gönderdik..
"Sayha-i vahide": Bir tek Sayha'dan başka bir şey değildir!! Sayha-i vahide: Bir büyük patlama...Big Bang: Çok şiddetli beşeri frekanslar üstü ses dalgası, saliselik gibi bir anda gelen tek çığlık, vakti geldiğinde bir an bile gecikmeksizin aniden gelecek olan ve varlık alemini ufalanmış, çiğnenmiş kuru otlara- çöplere-zerrelere çevirici olan ve uhrevi sürece götüren o söndürücü, öldürücü, yokedici müthiş titreşimli ses.Bunun üzerine onlar sanki bir "heşîm" gibi: Kuruyup ufalanan cürük otlar gibi, yapraklar gibi "muhtezir" oldular: Her yana dökülen gazeller gibi paramparca, ufalanmış, "muhterisler oldular"; Hurdaya dönmüş , unufak olmuş zavallılar oldular...

32- Ve... And olsun ki; Yemin olsun ki "Kur'ân'ı" "Zikir" için kolaylaştırdık. Şimdi; tüm bunlara ragmen yinede   
"Müddekir Kullar" olmayacakmısınız?
Kur'an Ve Kolaylaştırılmış Kur'an";
-"Kur'an", Alternatifsiz Yegane Zikir Kaynağınız..
-Okunan. Okuntu. Bildirge. Gelişim.
-Tertîlen : Yavaş yavaş, tertip tertip, kısım kısım Okuma-Öğrenme-okunan Kavrama-Gelişim Kitabı..
-Bir ayetini diğer bir ayetle yaklaştırarak anlatan, tefsir eden: Kümeler halinde dizayn edilip-kısım kısım anlatım sunan: "Kümeler Yığını" halinde: Birbirini tasdik edip bütüncül okunacak olan: "Karineler Bütünü"...
-Açıklanan Toplu Anayasa: Toplu kanunlar.
-Namus bütünlüğü"!
-Hayat kılavuzu bilgileri-Detayları-incelikleri barındıran.. Hikmet-Fıkh-Fehm- ve Hüküm: Ahkâm sahibi olup, Evrensel Zaman'lara hitap eden ve eskimeyecek , tam belgeler bütünü..
-Kur'andan: Okunan Kitapdan hikmetle çıkarılan, görerek idrak ile çıkarılan Hükümler Bütünü!
-"El-Hâkim": En hayırlı karar verecek ilahi mucize : Hâkem -Yapmak istediğiniz şeylere ilmiyle, hakimiyetiyle, hükmüyle eskimez cevaplar sunan ittiba merkezi.. Ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi bulunan ve her şeyden hakkıyla haberdar olan Allah tarafından Muhkem: Eksiksiz, sağlam ve açık kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir Kitab...
-Hükmü göklere mahpus olmayan ve yeryüzünüde yönetmeye en büyük liyakat sahibi olan Kur'an.... Hikmet verdiklerinin ve ona dilediği şeylerden öğrettiklerinin ilmiyle, Kur’ân’ın ifadesine vukufiyetiyle, meseleleri anlamayı, isabetli kararı, Furkanı ve çözümü, olayları değerlendirme kabiliyetini, aklı, fehmi, sorumluluğu öğreten Sünnetullah-Fıtrat kanunu...
-Kavrama, ilim, gereği gibi Rabbi tenzihe yönelten üstün iradeyi-takva-kuşanma bilinci! Şeriati Garra: Hayat Kılavuzu Ahkâmlar bütünü olan: Nurlu Şeriat Sistemi Bütünlüğü....
Haydi diyelim ki "Kur'anı onlara "Acem olarak : Açık ve doğru bir bicimde anlayamayacakları yabancı bir dil ile , Arap olan bu kavme Arapca harici herhangi bir yabancı dil ile sunduk diyelim... Bak böyle bir durumda bunlar kesinlikle ama kesinlikle bu kez de diyeceklerdi ki: "Acem kitap değil Fussilet üzre olan Ayetlerden oluş Kitap isteriz!"
Acem üzre Kitap istememek :
-Algılama gücünün ötesinde olan....
-Açık ve doğru bir bicimde kendi dilinde olmayan, anlayacagı dilden meälide henüz bilenlerce sunulmayan kitap.
Fussilet üzre olan Ayetlerden oluşan Kitap istemek :
-Açık ve doğru bir bicimde kendi dilinden olan, orjinal metne sadakätle anlayacagı dilden meäli halklara sunulan, mazeretleri yokeden kitap....
Fussilet üzre : Tüm detaylar ile, uzun uzun fasıllarla, tafsilat ile, ayrıntılarıyla Kur'an ve tüm Vahiy Kitaplarının kavimlerinin kendi dillerinde bilenlerce kavimlerine anlatma, açıklama, sunma ve Resullerin varisi olma görevlerini ifa... Alimlerin Resüllere varis olma yeteneklerini gösterecekleri temel alan...
Ayet : Allah´ın Belgeleri, delilleri, alâmetleri, işaretleri, göstergeleri, nişâneleri ,dersleri, kanıtları, ibretleri, mucizeleri, ögütleri.. 
Sünnetullahta gerekçeli kanun : Her kavme kendi dilinde, tafsilat ile vahyin sunumu ve son vahiy ile: Kur´an ile evrensel dillere emrin-kanunun cevrilmesi!
 Zikir:
"Kur'an ile Zikir": Kur'an : Anlamak, Anlamak için Gayret göstermek, Anlatmak, Allah'ın ismi ile-Allah görüyor bilinciyle hareket etmek, eylem sunmak, hayata müdahil olmak, O'nun ismiyle başlamak.. Bilmek, Davet Etmek, Delil Sunmak, Tefekkür etmek, Düşünmek, Düşünenlerden olarak Hayvandan Farkını ortaya koymak, Akletme gayreti sunmak, Ahdi, verilen sözü Hatırlayan şahidler olmak, Hakkı Hatırlatmak.. Bildirmek... Elden gelen bittiginde... Rabbe Havale Ettim diyebilmek.. İbadet etmek, Tezekkür edip ibret Almak.. Bu Rabbinin dosdoğru, orjinal yoludur tasdikiyle Öğüt almak.. İşitmek ve itaat etmek.. Ders Almak, Allah'a itaat etmek, Ayetlere: Hikmetli zikre: Kur'an'a iman etmek.. Zikre : Kur'an'a...Vahye yönelmek... Papağansal tekrarlar değil, anlama gayretiyle okumak... "Kur'an'da ki Kıssaları Tefekkür Etmek"... Allah için Sükud'u çöpe atmak ve konuşmak... Aracısız-Asansörsüz- Direkt Allah'a - Yalnızca Allah'a kul olmak...Önceki Zikirlerinde (Levhi-mahfuz veya Tevrat-Zebur'da...) orjinalde Vahiy oldugunu bilmek.. Mükafaat,Ücretlerin Allah'tan olduğunu bilmek, Oku emrini anlamak gayretiyle eda etmek.. Sâlâtı Hayata Taşıyanlar olmak...´Öğüt Vermek-Öğüt Almak... Allah'ın Doğrularının önüne, hiçbir doğru almamak, sevmemek...Şahidliğin önüne, mal, mülk, hoca, allame, evlat, dünya getirileri gibi sevgileri koymamak...Şan ve şereflerin O'ndan oldugunu bilmek ve şan ve şeref sahibi Alla'a sırt çevirmemek...Şan ve şerefi Allah'tan almaya gayret etmek,şükretmek... Vahiyle Uyarmak...Vahye davet ve islahat gayretleri sunmak...
Müddekir Kullardan Olmayacakmısınız?:
-Rabbin yerlerde ve göklerde bulunan ayetleri üzerinde bir calışma yapmayacak mısınız?
-Tarihte helak ettigimiz, azab ettigimiz kavimlerden ve geride kalan tarihi eserlerden de faydalanarak, ders alarak kendinizi düzeltmeye yönelmeyecek misiniz?
-"Tedebbür ile" : Bütüncül ve tüm bağlantılarıyla bakarak, meseleleri bütüncül degerlendirerek tetkik edip düşünmeyecek misiniz?
-Kur'an cımbızcılığını terkedipde kolaylaştırdıgımız bu Kitaba bütüncül incelemelerle, fikri inceliklerle yönelmeyecek misiniz??!
-Gercekten konsantre bir orjinal Kur´an okumaya yönelmeyecek misiniz?
-Kendinizi vahye bütüncül olarak acmayak mısınız??
-Kafasını, beynini kullananlar olupta bunlardan ibret, ögüt, ders almayacak mısınız?


33- Ve Lüt´un kavmide, toplumuda yine böyle "Kezzab ehli olanlardan" oldular...
Kezzab ehli olanlar:

Vahiy ve Resüller;Büyücüdür,sihirbazdır,aşırı bir biçimde yalan söyleyendir,yaldızlı cümlelerle halkı büyüleyenlerdendir, dizdigi yalanlarla kendine konum arayandır, mevki arayandır, makam arayandır, büyük bir sahtekardır" diye söylemlerle hakikati dillendirenleri ve vahyi "Yalanlayanlar"oldular..İşte böyle   "Münzerin"  olanların: İnzar edilenlerin: Uyarılanların:  Uyarımız kendilerine geldiği halde inatla gercegin sesini duymayanların, uyarıya ragmen inkarda direnenlerin, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen, yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-Cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize  ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u İlahiyi bildirmemize rağmen bunu inkarda direnen bölgelerin, sahaların, cografyaların üzerine Nüzul ettigimiz: İnzal ettigimiz; üstlerine indirdigimiz uyarımızla uyanmayanların uyanmaları için azabla gelen uyarılarımız  nasılmış?

34- Kesinlikle ama kesinlikle onların üzerine hic hesap edemedikleri bir durum" irsal ettik"; Kulumuz melekler "Azab Mürselimiz" olarak: Azab sunucu Resulümüz olarak, azab sunucu Elçimiz olarak onlara gönderdik.. Melekler "irsal emrimiz" gelince; Taş yollama, taş gönderme, taşlama emrimiz geldigi; zaman ; "Tin'den" : Nemli topraktan, birbirine yapışmış, yapışkan, dağılmayan çamurdan, balçıktan oluşan taşları onların üzerlerine attılar ve yagmur gibi başlarına taş yagdırdık, böylelikle oranın altını üstüne getirdik...Dumura uğrattık,tümünü yokettik, köklerini kazıdık ve silinenlerden oldular.. Fakat "Seher vaktinde"; Sahur vaktinde; Sahura kalkma vaktinde; Teheccüd vaktinde, gecenin 6´da 1´lik son dilimindeki vakitte bu azaptan aciz, yaşlı kocakarı hariç; Lut´un karısı haric Lut´un diger ehlini: Ailesini,ona tabi olan kimselerin tümünü kurtardık!


35- İşte indimizden; katımızdan bir nimet olarak, bir lütuf olarak "Şakir Kullara"; Teşekkür eden, hidayet nimetinin degerini bilip şükreden kullara kesecegimiz ceza işte böyle ancak ve ancak mükâfaatlandırmadan, ödüllendirmeden, güzel bir kurtuluş yolundan baska birsey olmayacaktır!
 

36- Ve And olsun ki; Yemin olsun ki onlar şiddetli azab konusunda "inzar edildiler";"Münzerin" oldular: inzar edilenlerden: Uyarılanlardan oldular fakat "Uyarımız kendilerine geldiği halde inatla"  gercegin sesini duymayanlardan, uyarıya ragmen inkarda direnenlerden, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen,yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-Cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u ilahiyi bildirmemize rağmen bunlar inkarda diretenler oldular ve azabın gelecegine inanmadılar, şüpheler duydular...
 

37- Ve... And olsun ki; Yemin olsun ki onlar iradelerinde, isteklerinde haddi aşanlar oldular ve israrla onun misafirlerinden faydalanmak icin onlara göz koydular, tecavüz etmek istediler.... Bu sebeple onların gözlerindeki temas etme; Görme yetilerini silip gözlerini kör ettik, mahvettik!! İşte böyle "Münzerin" olanların: inzar edilenlerin: uyarılanların: uyarımız kendilerine geldiği halde inatla gercegin sesini duymayanların,uyarıya ragmen inkärda direnenlerin, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen,yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u ilahiyi bildrmemize rağmen bunu inkarda direnen bölgelerin, sahaların, cografyaların üzerine Nüzul ettigimiz; inzal ettigimiz; üstlerine indirdigimiz uyarımızla uyanmayanların uyanmaları için azabla gelen uyarılarımız nasılmış?
 

38- Ve... And olsun ki; Yemin olsun ki onlara "sabah olmadan önce"; Erken vakitte ; "Seher vaktinde"; Sahur vaktinde; Sahura kalkma vaktinde; Teheccüd vaktinde, gecenin 6´da 1´lik son dilimindeki vakitte "Müstekir Azab - Müstekiren Azab" gönderdik; Sürekli olageldigi gibi, sürekli olarak, kalıplaşmış, klasikleşmiş bir kanun olarak istikrarla uygulayageldigimiz gibi yine uygulanacak olan bu süreklilik üzre, istikrar üzre olup yokedici olan azabı üzerlerine gönderdik....
"Müstekir Kanun-i ilahi"; "Kadir Gecesi Takvimi"; Kader ve Akibet günü takvimi...
-Kader-Kadir Gecesi boyutuyla; Kur´an ve tüm vahiyler; Kadir Gecesinde: Bin aydan daha hayırlır olup,tan yerinin ağarana kadar:Tüm oluşlar öncesi emrin, işlerin, direktiflerin, komutların ölcülendirildigi gecede; "Üstün Depodan" : "Levh-i Mahfuzdan": "Ümmül Kitabın icinden": Kullara Gayb olan: Asla bilmeleri, erişmeleri mümkün olmayacak olan hakim ilim depomuzdan: Ana Belleğin: Vahiylerin tümünün bulundugu vahyin ana merkezinin: Emrin, iznin, oluşun hayat bulmadan önceki ve insanlara ve tüm beşere gayb olan bilgi merkezinin, ileri derecede görevlerin verildigi ve sadece görevli meleklerin görevlerini ögrenip-bilmek zorunda oldugu kadar memuriyeti için görevlendirildiği, asla paylaşılması, bulunulan dairesinden çıkarılması hic bir zaman mümkün olmayacak olan "Üst bilgilerin Bulunduğu Özel Bölge´den: Hikmetle: Emir-komuta ve direktiflerin verildigi gece... Bu emri almak icin seferber olan ve her türlü iş-görev-emir-direktif için görevini üstlenen melekler...
-Akibet; günahkârların kitabı “Siccîn”dedir, iyilerin kitabı “İlliyyûn”dadır... Ve sonra sevkiyat başlar.... Bütün nefisler, bütün bu sevkiyat işleminde görevli "Saik´lerle"; Vasıtalarla, araclarla,klavuzlarla ve yine beraberlerindeki "şahitlerle"; Görgü tanıkları ile, bir ömür kendilerini kayda alan yazıcı meleklerle, kayda gecen tüm amelleri ihtiva eden eserleriyle, hayat filmleriyle huzura getirilirler...
-Yazgı: Ve...Kulluk sürecinde sunumunda bulundukları, takdim ettikleri ,ürettikleri, hayattayken ortaya-meydana koyduklari herşeylerini de...Ve...Onlardan geride kalan eserleri, öldükten sonra onlardan geride kalan o açtıkları çığırları, geride bırakılan ve etkisi süren kapanmayan iyi-kötü amellerinide, Kulun eylem, söylem, tasavvurla bizzat kendi hanesine yazılmasını istedigi ve yazgısı yaptığı-yazgısını yazdıranın: bu eserinin müessirinin bizzat kendisi olduğu defterini hic bir eksiklik olmadan kaleme alınan bir eser, bir amel defteri,onlara apacik bir kulluklarının karnesi,kendi nefislerine kendilerinin sahit tutuldugu bir Amel defteri olarak eksiksiz tam olarak yazarız! Bilgiyi kayda geçeriz!! Ve bu bilgiyi: her kula ait özel olarak kayda gecirilen Amel defterini: her insanın boynuna dolayıp an be an kulun eylemleriyle kaleme alınan ve kıyamet günü kula açıklanacak olan ve tüm detaylar ile ömrünün ömür kitabı olarak önüne çıkartılacak olan Hayat Kitabını: Ömrünün Hikayesini;  Siccin ehlinin: Kötü amellilerinizin: "Eyvahlar olsun bize! Bu nasıl bir kitaptır ki, küçük büyük bırakmadan her şeyi atlamadan sayıp dökmüş!! Yetiş ey ölüm" diyecegi,  "illiyyîn ehlinin- iyi amellilerinizin sevincle : “Gelin, kitabımı sizde okuyun. Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyor ve iman ediyordum.”diyecegi bu özel bilgilerinizi, İmam-ı Mübin icerisinde: Levh-i Mahfuz icerisinde ,kıyamete kadar, hesap günü sizlere geri sunana kadar,bu size ait apaçık bilgilerinizi,en gizli tutanaklar seviyesinde,en güvenli ortamda ve neredeyse degil sadece kullardan kendimizden bile saklar gibi saglam bir saklamayla saklayarak orada kütükte muhafaza edecegiz!!
-Son Baskı; Kesinlikle ama kesinlikle yapmış oldugunuz amellerinizin, yorgunluklarınızın hepsini "Tensih" ediyoruz: Kayda geciyoruz,kayıtlarını tutuyoruz,sürekli güncelliyoruz!!
-Tenzih ve ilmi cihetten; Rabbin ilmi olmaksızın bir kadın hamile kalamaz ve doğum da yapamaz!! Ve...Bir kimseye verilen hayat süresi-ömür süresi uzatılmaz..!! Ve...Yine onun hayat süresi-ömür süresi kısaltılmaz,eksiltilmez!!
Kesinlikle, illa ki bunlar Kitap´daki kayda göredir.! Muhakkak ki, işte bunlar Allah için çok basittir,kolaydır!

 

39- Şimdi; "Münzerin" olanlar: inzar edilenler:uyarılanlar: "Uyarımız kendilerine geldiği halde inatla gercegin sesini duymayanlar,uyarıya ragmen inkarda direnenler, gocundurulmalarına, korkutulmalarına, sakındırılmalarına ragmen, yolumuza davet-teblig edilmelerine ragmen, ikaza ragmen, gafletleri-cehaletleri ve mazeretleri tarumar etmemize ragmen, süregelen ve uygulayageldiğimiz Kanun-u İlahiyi bildirmemize rağman bunu inkarda direnenler azabla ikazımızı tatsınlar bakalım...


40- Ve... And olsun ki; Yemin olsun ki "Kur'ân'ı" "Zikir" için kolaylaştırdık.Şimdi; Tüm bunlara ragmen yinede "Müddekir Kullar" olmayacakmısınız?
Kur'an Ve Kolaylaştırılmış Kur'an";
-"Kur'an", Alternatifsiz Yegane Zikir Kaynağınız..
-Okunan. Okuntu. Bildirge. Gelişim.
-Tertîlen : Yavaş yavaş, tertip tertip, kısım kısım Okuma-Öğrenme-okunan Kavrama-Gelişim Kitabı..
-Bir ayetini diğer bir ayetle yaklaştırarak anlatan, tefsir eden: Kümeler halinde dizayn edilip-kısım kısım anlatım sunan: "Kümeler Yığını" halinde: Birbirini tasdik edip bütüncül okunacak olan: "Karineler Bütünü"...
-Açıklanan Toplu Anayasa: Toplu kanunlar.
-Namus bütünlüğü"!
-Hayat kılavuzu bilgileri-Detayları-incelikleri barındıran.. Hikmet-Fıkh-Fehm- ve Hüküm: Ahkâm sahibi olup, Evrensel Zaman'lara hitap eden ve eskimeyecek , tam belgeler bütünü..
-Kur'andan: Okunan Kitapdan hikmetle çıkarılan, görerek idrak ile çıkarılan Hükümler Bütünü!
-"El-Hâkim": En hayırlı karar verecek ilahi mucize : Hâkem -Yapmak istediğiniz şeylere ilmiyle, hakimiyetiyle, hükmüyle eskimez cevaplar sunan ittiba merkezi.. Ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi bulunan ve her şeyden hakkıyla haberdar olan Allah tarafından Muhkem: Eksiksiz, sağlam ve açık kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir Kitab...
-Hükmü göklere mahpus olmayan ve yeryüzünüde yönetmeye en büyük liyakat sahibi olan Kur'an.... Hikmet verdiklerinin ve ona dilediği şeylerden öğrettiklerinin ilmiyle, Kur’ân’ın ifadesine vukufiyetiyle, meseleleri anlamayı, isabetli kararı, Furkanı ve çözümü, olayları değerlendirme kabiliyetini, aklı, fehmi, sorumluluğu öğreten Sünnetullah-Fıtrat kanunu...
-Kavrama, ilim, gereği gibi Rabbi tenzihe yönelten üstün iradeyi-takva-kuşanma bilinci! Şeriati Garra: Hayat Kılavuzu Ahkâmlar bütünü olan: Nurlu Şeriat Sistemi Bütünlüğü....
Haydi diyelim ki "Kur'anı onlara "Acem olarak : Açık ve doğru bir bicimde anlayamayacakları yabancı bir dil ile , Arap olan bu kavme Arapca harici herhangi bir yabancı dil ile sunduk diyelim... Bak böyle bir durumda bunlar kesinlikle ama kesinlikle bu kez de diyeceklerdi ki: "Acem kitap değil Fussilet üzre olan Ayetlerden oluş Kitap isteriz!"
Acem üzre Kitap istememek :
-Algılama gücünün ötesinde olan....
-Açık ve doğru bir bicimde kendi dilinde olmayan, anlayacagı dilden meälide henüz bilenlerce sunulmayan kitap.
Fussilet üzre olan Ayetlerden oluşan Kitap istemek :
-Açık ve doğru bir bicimde kendi dilinden olan, orjinal metne sadakätle anlayacagı dilden meäli halklara sunulan, mazeretleri yokeden kitap....
Fussilet üzre : Tüm detaylar ile, uzun uzun fasıllarla, tafsilat ile, ayrıntılarıyla Kur'an ve tüm Vahiy Kitaplarının kavimlerinin kendi dillerinde bilenlerce kavimlerine anlatma, açıklama, sunma ve Resullerin varisi olma görevlerini ifa... Alimlerin Resüllere varis olma yeteneklerini gösterecekleri temel alan...
Ayet : Allah´ın Belgeleri, delilleri, alâmetleri, işaretleri, göstergeleri, nişâneleri ,dersleri, kanıtları, ibretleri, mucizeleri, ögütleri.. 
Sünnetullahta gerekçeli kanun : Her kavme kendi dilinde, tafsilat ile vahyin sunumu ve son vahiy ile: Kur´an ile evrensel dillere emrin-kanunun cevrilmesi!
Zikir: "Kur'an ile Zikir":
Kur'an : Anlamak, Anlamak için Gayret göstermek, Anlatmak, Allah'ın ismi ile-Allah görüyor bilinciyle hareket etmek, eylem sunmak, hayata müdahil olmak, O'nun ismiyle başlamak.. Bilmek, Davet Etmek, Delil Sunmak, Tefekkür etmek, Düşünmek, Düşünenlerden olarak Hayvandan Farkını ortaya koymak, Akletme gayreti sunmak, Ahdi, verilen sözü Hatırlayan şahidler olmak, Hakkı Hatırlatmak.. Bildirmek... Elden gelen bittiginde... Rabbe Havale Ettim diyebilmek.. İbadet etmek, Tezekkür edip ibret Almak.. Bu Rabbinin dosdoğru, orjinal yoludur tasdikiyle Öğüt almak.. İşitmek ve itaat etmek.. Ders Almak, Allah'a itaat etmek, Ayetlere: Hikmetli zikre: Kur'an'a iman etmek.. Zikre : Kur'an'a...Vahye yönelmek... Papağansal tekrarlar değil, anlama gayretiyle okumak... "Kur'an'da ki Kıssaları Tefekkür Etmek"... Allah için Sükud'u çöpe atmak ve konuşmak... Aracısız-Asansörsüz- Direkt Allah'a - Yalnızca Allah'a kul olmak...Önceki Zikirlerinde (Levhi-mahfuz veya Tevrat-Zebur'da...) orjinalde Vahiy oldugunu bilmek.. Mükafaat,Ücretlerin Allah'tan olduğunu bilmek, Oku emrini anlamak gayretiyle eda etmek.. Sâlâtı Hayata Taşıyanlar olmak...´Öğüt Vermek-Öğüt Almak... Allah'ın Doğrularının önüne, hiçbir doğru almamak, sevmemek...Şahidliğin önüne, mal, mülk, hoca, allame, evlat, dünya getirileri gibi sevgileri koymamak...Şan ve şereflerin O'ndan oldugunu bilmek ve şan ve şeref sahibi Alla'a sırt çevirmemek...Şan ve şerefi Allah'tan almaya gayret etmek,şükretmek... Vahiyle Uyarmak...Vahye davet ve islahat gayretleri sunmak...
Müddekir Kullardan Olmayacakmısınız?:
-Rabbin yerlerde ve göklerde bulunan ayetleri üzerinde bir calışma yapmayacak mısınız?
-Tarihte helak ettigimiz, azab ettigimiz kavimlerden ve geride kalan tarihi eserlerden de faydalanarak, ders alarak kendinizi düzeltmeye yönelmeyecek misiniz?
-"Tedebbür ile" : Bütüncül ve tüm bağlantılarıyla bakarak, meseleleri bütüncül degerlendirerek tetkik edip düşünmeyecek misiniz?
-Kur'an cımbızcılığını terkedipde kolaylaştırdıgımız bu Kitaba bütüncül incelemelerle, fikri inceliklerle yönelmeyecek misiniz??!
-Gercekten konsantre bir orjinal Kur´an okumaya yönelmeyecek misiniz?
-Kendinizi vahye bütüncül olarak acmayak mısınız??
-Kafasını, beynini kullananlar olupta bunlardan ibret, ögüt, ders almayacak mısınız?


41- Ve... And olsun ki; Yemin olsun ki Firavun ve ehlide: Aileside, ona tabi olan kimseler de "inzar edilenlerden": Gercegimiz kendilerine iletilenlerden, duyurulanlardan, uyarılanlardan, gocundurulanlardan, korkutulanlardan, sakındırılanlardan,yolumuza davet-teblig edilenlerden, ikaz edilenlerden, gafleti ve mazereti tarumar edilenlerden oldular...Süregelen ve uygulayageldigimiz inzar kanun-u ilahimiz bunlarada böylelikle gercekleşti ama....


42- "Ayetlerimizi":Belgelerimizi,delillerimizi,alâmetlerimizi, işaretlerimizi, gِöstergelerimizi,nişânelerimizi,derslerimizi, kanıtlarımızı, ibretlerimizi,mucizelerimizi,öğütlerimizi külliyen, tamamen yalanlayanlardan oldular!Firavun ve "ehli"; Firavunun ailesi ve ona tabi olanlar "Kezzab ehli olanlardan" oldular!
"Kezzab ehli olanlar":
Vahyi ve Resülleri;Bunlar büyücüdür,sihirbazdır,aşırı bir biçimde yalan söyleyenlerdendir, yaldızlı cümlelerle halkı büyüleyenlerdendir, dizdigi yalanlarla kendine konum arayanlardandır, mevki arayanlardandır, makam arayanlardır, bu büyük bir sährekardır" diye söylemlerle hakikati dillendirenleri ve vahyi yalanlayanlar oldular...Bunun üzerini Biz´de onları; "Aziz olan" :Yüceler yücesi olup, iftiralarınızdan münezzeh üstün ve mutlak güçlü olan gücümüzle ve "Muktedir" olan: Gücü, kudreti her şeye hakkıyla yeten, her şey üzerine yegane tasarruf, otorite, hüküm, ölçülü bir biçim verme gücüne,kudretine sahib olan, kadir olan eksiksiz gücümüzle ve yegäne iktidar oldugumuzu gösterircesine, şanımıza yakışır bir şekilde onları aldık, yakaladık cezalarını kesip işlerini bitiriverdik!


43- Sahi ; Yoksa sizin "küffarlarınız", sizin "käfirleriniz" bunlardan cok daha ileri bir seviyede mi, cok daha hayırlı,cok daha üstün,cok daha asil,cok daha zeki, çok daha emin ve güvenli bir bölgede mi durmaktalar? Sahi; Yoksa sizin icin, size özel olarak, sizin gibi käfirlere o size gönderilen Zubur´larda: Sahifelerde, aydınlatıcı nurlu kitablarda bunlar azaptan "Beraat edecekler" ; Kurtulacaklar diye gelen bir uyarı, bir ihtar bir ikaz mı var? 
"Küffarlar; Kafirler": Gerçeklerin üzerini örterek gizlemek isteyenler, hakikati perdelemek-barikat olmak-örtmek - engel olmak isteyenler, gercegi inkar eden nankörlerden, küfreden inkâr ehli kafirler olup gerçekleri, orjinali kabule yanaşmayanlar, gercekleri kabule yönelmeyenler, sorumluluk bilincini terkedenler, doğrumuza, ilmimize yüz cevirenlerden olanlar....


44- Sahi ; Yoksa onlar "Biz cemien; hep birlikte bir olduk, birlik olduk, ittifak kurduk, cemaat olduk ve biz birbirimize yardım ederiz, aracılar oluruz, destek veririz, şefaat ederiz, kurtarıcı kurtaranlar oluruz, imdat ederiz birbirimize! "Müntesir" olur: Saga sola saçılarak, yayılarak, bize gelecek tehditleri tarumar edip dağıtılanlar oluruz" diye söylemler icine mi girmekteler?
"Tenasür Etmek": Birbirlerine karşılık olarak şefaat etmek...Birbirinlerini azabdan kurtarıcı, kurtaranlar olmak...Birbirinlerini yardım ve destek-sâlat ile kurtarıvermek.....Birbirinlerini karşılıklı yardım-şefaat ile güya "Allah´tan kurtarmak"... Allah´tan kendinizi asla kurtaramayacaksınız!!Kurtaracak biride zaten asla olmayacak!!!


45- Bunlar varya bunlar, Bu söylemler icinde olanlar varya; "Cem olarak"; Hep birlikte, birlik halinde, toptan ittifaklar halinde, cümbür cemaat, hepsi yenilecekler. "Mehzum" olacaklar: Hüzne, mağlubiyete, Hezimete uğraması kaçınılmaz sonu olan, asla ve kat´a iddiasına isbat sunamayacak olan, delilsiz, desteksiz, mesnetsiz, cahil kalan, en büyük üzüntülere talib olanlar olacaklar..Ve....Geri dönüpde, arkalarını dönüpde-sırt çeviripte kaçmak harici secenekleri kalmayacak!


46- Hayır Hayır! O vaadedilen, söz verilen Saat : O geri dönülmesi mümkün olmayan, geri çevrilmesi mümkün olmayan, gelmesi engellenemez olup dönüşü kesinlikle olmayan o Kıyametin saati, Kıyamet vakti geldiginde böyleleri icin o saat cok daha büyük bir dehşet, cok daha büyük bir korku, cok daha büyük bir acı verecek.. Daha bu ne ki....


47- Kesinlikle ama kesinlikle "Mücrimler" "çılgınca bir dalalet" üzredir! 
"Mücrimler": 
Cürüm işleyenler, "Mü'min olamayanlar", "Müslüman olamayanlar", suçlu olanlar, dalâlet icerisinde kalanlar, ahmaklık yapanlar, helak ehli olanlar, ebedi cehennem yolunun yolcuları olarak kibirlenenler, büyüklük taslayarak güçsüze-zaifi-zaafiyet icinde olanlara ilahlık taslayanlar,zaafiyet icindekileri hakir-pis-aşağılık gören aşağılıklar, âyetler hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çeviren zalimler olanlar, salih amel işlemeyi terkedenler, dünya ile aldananlar, Resullerini yok hükmünde sayanlar, umudunu-ümidini kaybedenler, dünyadaki gücünü Rabb'in gücünün önünde kabul ederek dünyevileşenler ve dünyaya tapanlar, kendilerini ve güclerini kendinden bilenler, nimeti kendinden bilenler, Kur’ân’ı yalanlamayı kalpleriyle isteyenler, kalbi küfrüyle telef olmuslar, nebîlere ve nebevi yola düşman kesilenler, hidayet yolunu reddedenler, inkâr ve alayı kalplerine kazıyanlar, mal-mülk- evlat ile şımaranlar, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar, iyiligi emretmeyenler ve kötülügü nehyetmeyenler, Rabb'den affedilmeyi degil gazabı dileyenler, direk olarak Allah'a tevbe sunmak yerine "Aracılar aracılığıyla Tevbeye" yönelenler, "Tevbe alma-Verme küstahı kesilerek ilahcılık oynayanlar", şirkleri ile kendi nefislerini ilahlar edinenler, Rabbinin vaadini kerih-adi-yetersiz-basit-uzak görenler, Rabbini yetersiz-eksik-ulaşılamaz görenler, azâbın çabucak gelmesini isteyen aceleciler, Allah'a karşı yalanlar iftiralar dizenler, Hak yolda barikat kesilenler, Deve iğne deliğinden nasil ki geçemezse böyle bir misalle kendilerine cennetin ve güzel haberlerin yasak oldugu nankörler, suclular güruhuna kendini dahil edenler, hilekâr olanlar-sahtekar olanlar - bireysel tugyanlar ve sistemsel tugyanlar üretip; tugyanlara taguti yöneticiler olanlar, cehenneme susayanlar, ateşi isteyenler, kelepçelerle-zincirlerle cehenneme baglanacak olanlar...
Muhakkak ki;Mücrimler:Suçlular,günahkârlar Cehennemde: Alevli ateş yurdunda "Halid Olanlar olarak": Ebeden, ebediyyen daima kalıcı olanlar olarak: Sonsuza dek ve sürekli olarak cehennemde kalacaklar !!
"Çılgınca Dalalet"; "Orjinalde Dalâlet Üzre Mudil Kullar":
Sapıtmayı, doğru yoldan-orjinal yoldan ayrılmayı, azmayı, yanlışa yönelmeyi, iğrenc yollarda kaybolmayı, telef olmayı, şaşırmayı, yanılmayı, Hak"tan yüz çevirip, "batıla" tabi olmayı, vahyin gösterdiği yoldan ayrılarak "cahiliye"nin yoluna irtica etmeyi, vahyin gösterdiği yoldan çıkarak küfre sapmaya, fitneye, ifsada, fesada, nifağa, hevaya, münkere, tuğyana, İstikbara: Büyüklenmeye, İstiğnaye: Kendini yeterli görmeye, Şirke, ilimsizliği, amel edilmeyen ilme, boşa çıkan amellere, bilmemeye, azaba götüren yollara, orjinal islam dışındaki uyduruk yollara, düşüncelerde yanılgılara, zanna uymaya, aklı kullanmamaya, bilinçsizce başkalarını taklit etmeye, şımarmaya, çoğunluğa veya atalarını, şeyhlerini, gavslarını, alimlerini üzerinde buldugu batıl yollara yönelmeye, Allah'la kendi arasına aracılar koymaya, tefrikaya, dünya hayatını ahirete tercihe, nefsani arzulara teslimiyete, mal-makam-evlat sevgisini yücelten putperestlige, sırati müstakîm harici laiklik, demokrasi, liberal...ve izm'li yollara, şirk dini olan ta-sopia-savvufa, uyduruk bidat ve hurafelere, sapık tariklere-tarik atlere, zillete, kölelige, zulme,sapma ve saptırmaya Hasara: Hüsrana- ziyana, bedbahtlığa, adaletsizliğe, Nisyâna-Unutmaya kendini yönelten, "Mudil kullar" olmak..


48- Vakit geldigi zaman o gün "Nâr´a":Ateşler içine boyunlarında keskin boyunduruklar, halkalar ve zincirler vurularak, prangalara vurularak alevli ateşe yüz üstü sürünü sürünü atılacaklar... Tatsınlar bakalım, ugrasınlar ve dokunsunlar bakalım "Sekar'a!"
"Sekar":
-Cehennem ve Alevli Ateşler..
-Vahye kibirli davrananlara, büyüklük taslayanlara sunulacak cehennem...
-Resülleri yalanlayanlara, kezzat ehli olanlara sunulacak cehennem..
-Vahye yüz cevirip ululuk taslayanlara, müstagniyet sunanlara sunulacak cehennem..
-Vahiy "insan sözüdür, beşer ürünüdür" diyenlerin girecegi cehennem..
-Yakan, bitiren, derileri kavuran fakat azaba son vermeyen, sürekli azabla bunu tekrar ettirip duran alevli cehennem yurdu...
-Üzerinde on dokuz görevli melek bulunan cehennem...
-Büyük musibetlerin, korkunun evi cehennem...
-Kullugunu Allah´a sunmayanlara ve şirk icinde kalarak "Sâlat'ı" terkedenlere; ihtiyac sahiplerine destekler sunmayanlara, nusret sunmayanlara, ümmet olma sorumlulugunu yerine getirmeyenlere, bir vucüdun azaları gibi vahdet icinde, tevhid icinde birlik-bütünlük-dirayet ortaya koymak istemeyenlere sunulacak cehennem!!
-Dua ve niyazda Allah’a direk sığınmak yerine kendine aracılar arayanlara..
-Boş lâflarla ve azgınlıkla vaktini harcayanlara....
-Yetimi, fakiri, ihtiyac sahibini doyurmayanlara, bunlara destek olmayanlara sunulacak cehennem...
-Ahiret gününe iman etmeyenlere sunulacak cehennem..
-Vahiyden yüzcevirerek sanki arslandan kaçan yaban eşekleri gibi gerceklerden kacmaya yönelenlere sunulacak cehennem...
- Vahyin yerine kendi kendine "bu da vahiy" diye uydumalarda bulunanlara ve "bizede vahiy gelmeli degil miydi" diyerek gelen vahye ragmen vahiy arayanlara sunulacak cehennem..
-Lügätte; Ölüp gitse dahi kötülüklerini "Levhalara bırakarak" ; Kötülüklerini internete, bilgisayara, televizyonlara, duvarlara, magaralara, ekranlara bırakarak kesilmeyen kötü ämelleri geride terkederek kendisine kötü bir ämel takipciligi terkedenlere sunulacak cehennem....
-Lügätte Mecazen; Bilgisayar, uzay teknikleri, oyunlar, ekränlar ile dolu odalara, alanlara, levhalara , koltuklara yaslanarak ziyan yolunda hayattayken kendini hayattan kopararak, dengesiz tutkulara, tiryakiliklere bile isteye kendini kurban edenlerin cehennemi hayat öyküleri...
-Lügat; Satanist algı oyunlarında; Beyne sunulan beyin yönetim tekniklerinde gönüllü köleler olarak beynini kullanamayan, beynini acılara, soguk ve sıcak savaşlara esir edenlerin kendi elleriyle kendilerine sundugu cehennem...
-Cehalet cehennemi...
-"İlim Cehennemi"; Alimlerin Cehennemidir!
1- ibni Mugiyre 2- Bel´am Bin Baura.. Bu iki damarda yol alan alimlerin girecegi cehennem Sekar'dır!! Bunlar para ugruna, nefis ugruna, konum ve mevki ugruna özetle dünya ugruna ilmi satan haysiyetsizlerdir... Dinin pezevengi; Satıcısı; Tüccarı; Parayla pazarlayıcısı olanlara "Sekar"! Alimler cennettede zirvededir cehennemde de zirvededir!!


49- Kesinlikle ama kesinlikle Biz herşeyi bir "Kader" ile : Belirlediğimiz yasalar, ölçüler, kanunlar, normlar dairesinde "Hâlkettik"; Yarattık, yeniden oluşturup ölçülendirdik, biçimlendirdik, programladık, şekillendirdik!!


50- Allah Vahid'dir!! Vahdaniyet üzredir: Vahid´dir: Tek'dir! Bir tanedir! Birr'dir!! Zâtında,sıfatlarında, işlerinde, hükümlerinde, özgür tasarruflarında, fiillerinde aslâ ve kat´a ortağı,dengi ve benzeri bulunmayan;Varlıgı kendinden olan Yüceler Yücesi Vahid´dir... Ve... Bizim emrimizde "Tek bir vahide´den"; Ol deriz olur kanunundan başka birşey degildir!! Tek bir emrimiz yeterlidir!! Öyle ki bu emir "Basar" yetinizi; Görme yetilerinizi dahi acze sokar!! Göz açıp kapayıncaya kadar dahi bir zaman gecmeden,çok şiddetli beşeri frekanslar üstü ses dalgasıyla, saliselik gibi bir anda gelen tek çığlıkla,vakti geldiğinde bir an bile gecikmeksizin aniden gelecek olan ve varlık alemini ufalanmış,çiğnenmiş kuru otlara-çöplere-zerrelere çevirici olan ve uhrevi sürece götürücü yönleride olan: O söndürücü, öldürücü,yokedici müthiş titreşimli ses bir emrimize bakar ve salise sürmez emrimiz yerine gelir.....


51- Ve... Yemin olsun ki sizin gibi olan,sizin denginiz olan, sizler gibi düşünen, sizler gibi davranan , sizler gibi "eşyalaşan; sizler gibi maddeye tapınan; Materyalist olan, Ölçüyü ve tartıyı tam yapmayıp malzemeden, maddeden, eşyadan calan, sizler gibi davranarak eşyadan calarak halka eksik malzemeli ürünler pazarlayan, daha fazla gelir ugruna kapitalist tutumlara yönelip eşyadan calarak hırsızlık yapan, maddede, eşyada yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötü amaclara hizmet ile eşya´ya dahi zulmedip zalimler olan, bazen somut ve bazen soyut sistemlerle putlar dizerek eşyaya kul, köle olup tapanlardan olan, eşyaya emanet bilinciyle degilde kibir ve üstünlük ölcüsü olarak yaklaşanlardan olan, eşya ugruna köleligi kabul edenlerden olan, eşyada ölcüsüz kâr ile ekonomik dengeyi sarsanlardan olan, gercekte "insana hizmet icin var olan eşyaya"; insaniyeti eşyaya hizmetli konumuna düşüren tutumlara yönelen yine sizler gibi gibi Eşya'laşan toplumları helak ettik; yok ettik, mahv-u perişan ettik,tarumar ettik ve silinenlerden oldular...Şimdi; Tüm bunlara ragmen yinede "Müddekir Kullar" olmayacakmısınız?
"Müddekir Kullar Olmak":
-Rabbin yerlerde ve göklerde bulunan ayetleri üzerinde bir calışma yapmayacak mısınız?
-Tarihte heläk ettigimiz, azab ettigimiz kavimlerden ve geride kalan tarihi eserlerindende faydalanarak, ders alarak kendinizi düzeltmeye yönelmeyecek misiniz?
-"Tedebbür ile" : Bütüncül ve tüm bağlantılarıyla bakarak, meseleleri bütüncül degerlendirerek, tetkik edip düşünmeyecek misiniz?
-Kur'an cımbızcılığını terkedipde kolaylaştırdıgımız
bu Kitaba bütüncül incelemelerle,fikri inceliklerle yönelmeyecek misiniz??
-Gercekten konsantre bir orjinal bicimde Kur´an okumaya yönelmeyecek misiniz?
-Kendinizi vahye bütüncül olarak açmayacakmısınız?
-Kafasını, beynini kullananlar olup tüm bunlardan ibret, ögüt, ders almayacak mısınız?


52- Ve... Elbette onların bu tutumları, işleri, yapıp ettikleri herşey tüm detaylar ile "Zubur´larda":Sahifelerde, aydınlatıcı nurlu kitablarda eksiksiz kayıtlıdır!! Ve...Kulluk sürecinde sunumda bulundukları ämelleri, takdim ettikleri ,ürettikleri, hayattayken ortaya-meydana koydukları herşeyleride yine eksiksiz kayıtlıdır!! Ve...Onlardan geride kalan eserleri, öldükten sonra onlardan geride kalan o açtıkları çığırları, geride bırakılan ve etkisi süren kapanmayan iyi - kötü amellerinide, Kulun eylem,söylem,tasavvurla bizzat kendi hanesine yazılmasını istedigi ve yazgısı yaptığı ve yazgısını yazdıranın bu eserinin müessirinin bizzat kendisi olduğu defterini; hicbir eksiklik olmadan kaleme alınan bir eser,bir amel defteri, onlara apacik bir kulluklarının karnesi,kendi nefislerine kendilerinin sahit tutuldugu bir Amel defteri olarak eksizksiz- tam olarak yazarız!! Bilgiyi kayda geçeriz!! Ve bu bilgiyi :Her kula ait özel olarak kayda gecirilen Amel defterini her insanın boynuna dolayıp an be an kulun eylemleriyle kaleme alınan ve kıyamet günü kula açıklanacak olan ve tüm detaylar ile ömrünün ömür kitabı olarak önüne çıkartılacak olan Hayat Kitabını: Ömrünün Hikayesini :"Siccin ehlinin:Kötü amellilerinizin: "Eyvahlar olsun bize! Bu nasıl bir kitaptır ki, küçük büyük bırakmadan her şeyi atlamadan sayıp dökmüş!!Yetiş ey ölüm" diyecegi.. "illiyyîn ehlinin- iyi amellilerinizin sevincle: “Gelin, kitabımı sizde okuyun. Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyor ve iman ediyordum." diyecegi bu özel bilgilerinizi: "İmam-ı Mübin" icerisinde: Levh-i Mahfuz icerisinde , kıyamete kadar,hesap günü sizlere geri sunana kadar,bu size ait apaçık bilgilerinizi, en gizli tutanaklar seviyesinde, en güvenli ortamda ve neredeyse degil sadece kullardan kendimizden bile saklar gibi saglam bir saklamayla saklayarak orada kütükte muhafaza edecegiz,ediyoruz!!


53-Herşey ama herşey ; "Sagîren ve Kebîren"; En kücük detaydan en büyük detaya kadar, hic bir zerre dahi eksik olmadan, en alçak, en küçük, en zelil, en basit saliselik fiillerde, tutumlarda ve en kebir, en büyük, sürekli istikrarla tekrar edilen genel tutumlarda hic bir eksiklik olmadan satır satır yazılmıştır, satır satır yazılmaktadır,kaydedilmektedir..


54- Kesinlikle ama kesinlikle "Muttakilerde" Cennetlerdedirler : Bahcelerde, güzelim arsalarda ve huzur dolu güzel çeşmelerde, kaynak sularda, membalarda, pınar başlarında ve nehirlerin, ırmakların kenarlarındadırlar...
"Muttakiler" :
Takva sahibi olanlar: "Allah'ın koruma kalkanı altına" kendilerini transfer edenler-gerekeni yapanlar... Kendini Allah'a sigortalayanlar, Garantör olarak Allah'ı kabul edenler, Allah’tan geregi gibi korkanlar, O'na karşı gelmekten çekinip sakınanlar, O'na saygı duyanlar... Bir'leyenler, Geregi gibi tenzih eden muhlisler olanlar.. O'na güvenenler... Halklardan, toplumlardan, insanlardan degil kendini Allah'tan emredildiği gibi korumaya ve Koruma kalkanına sevkedenler... "Korkmaya, çekinmeye en ziyâdesiyle layık olan, liyakat sahibi olan Allah'tır" diyen eylem, tutum, söylem bütünlügü gösterenler... Erdemli davrananlar.. O'nun Orjinal Yolunu gözetenler, sorumluluğu üstlenenler, bilincin ögretmeni-ögrencisi olanlar... Kâfirlere ve münafıklara itaat etmeyenler! Boyun eğmeyenler! Uymayanlar! En iyi bilen Alim Allah'a boyun eğip uyanlar!! Hüküm ve hikmetin direncli talib'leri ve galib'leri olanlar.... Allah'a İttika edenler:Allah'a Yaslananlar, dayananlar... Cennet varisi olan güzide kullar..


55- "Sadık Kullara":"Sadıklara":"Sıddıklar" ise;
Böylelerine gelince; Bunlar "Melik olanın- Malik olanın" ve "Muktedir olanın" indinde, katında, nezdinde kula verilecek en üst makamlarda olacaklar!
"Melik - Malik": Tek ve mutlak egemen olan, mutlak tasarruf gücüne, yönetim gücüne, sevk ve idare gücüne, hükme, sahibiyete, malikiyete, komuta ve emre, izin verecek yetkiye, tam kontrol gücüne sahip olan. Allah..
"Muktedir olan": Gücü, kudreti her şeye hakkıyla yeten, her şey üzerine yegane tasarruf, otorite, hüküm, ölçülü bir biçim verme gücüne, kudretine sahib olan, kadir olan yegäne iktidar sahibi olup cezaları-ödülleri kesip işleri yönetip bitiriveren Allah...
"Sadık Kullar ": "Sadıklar": "Sıddıklar"
-Doğru sözlüler, Sözünde Duranlar, Özüyle Sözü bir olanlar,
-İla'i Kelimetullah/Tevhid Davası için; yurtlarından çıkarılanlar, kovulanlar, sürgün yiyenler, her hapsi, her takibi medrese-i yusufiyeye çevirenler..
-Dünyevi esaretlere, özgürlük ruhu sunanlar..
-Mal,mülk,eşya, nesne, evlat ne varsa Orjinal İslam'a adayanlar,
-Tüm yoksunluklara ve tedriclere, esaretlere rağmen şirke, küfre, nifağa dik durup, baş eğmeyenler..
-Lütuf ve Rızayı Allah´tan bekleyenler.. Allah'a: O´nun Sırat-i Müstakim olan orjinal yoluna, dinine ve Orjinal, Halis dini, yolu beyan eden Resulüne yardım ve yataklık edenler..
-Muhacirler...Öncelikle akleden akla hicret edenler. Hicretlerini koltuklara, döşeklere, çilelere, uzletlere, halvetlere değil, eylem eylem meydanlara dökebilen Muhacirler..
-İmanlarında sadık olanlar ve Affedilmez suçtan: şirkten nefret edenler!
- Asla ve kat'a şüpheye düşmeyenler, Allah'a ve Resulü'ne kesin itaat edenler! Tevhid Yolundan ve yolculugundan dönmeyenler!
-Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlar, Mücadele edenler,direnenler, hakikatleri hiçbir yalan realiteye değişmeyenler.
-Cennete yürüyen kul olduğunu ümid edenler... Cennetlik kulun, cehennemlik işler yapanlara daima üstün olduğunu bilen bilinçliler..
-Yenilgiyi, mağlubiyeti lügatinden atmış ve iman edenler galib'dirler bilincine haiz olanlar..
-Allah'tan başka kurtarıcı aramayanlar..
-Allah'a ve Resulü'ne isyan etmeyenler ve Allah'a ve Resulü'ne asi olanlara isyan gülü kesilen cesurlar..
-Ahireti dünyaya tercih edenler, dünya için ahiretini satmayanlar..
-Doğruluğu şiar edinmis, dosdoğru doğrularla doğrulanlar..
-Allah'a kul olduğunun bilincinde olan doğru sözlü ve doğru ölçülü kullar...

 

Neue Welt

Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: Kamer, Suresi, (1, İla, 55.Ayetler),
Haber Videosu
Yorumlar
Diğer Haberler
Necm Suresi (40 ila 62. Ayetler)
Necm Suresi (1 ila 39. Ayetler)
Tûr Suresi 1 ila 49. Ayetler
Zariyat Suresi (1 ila 60. Ayetler)
Kâf Suresi (1 ila 45. Ayetler)
Hucurat Suresi (12 ila 18. Ayetler)
Hucurat Suresi (1 ila 11. Ayetler)
Fetih Suresi (18 ila 29. Ayetler)
Fetih Suresi (1 ila 17. Ayetler)
Muhammed Suresi (17 ila 38. Ayetler)
Muhammed Suresi (1 ila 16.Ayetler)
Ahkâf Suresi (14 ila 35. Ayetler)
Ahkâf Suresi (1 ila 13. Ayetler)
Câsiye Suresi (24 ila 37. Ayetler)
Câsiye Suresi (10 ila 23. Ayetler)
Câsiye Suresi (1 ila 9. Ayetler)
Duhân Suresi ( 39 ila 59. Ayetler)
Duhân Suresi ( 13 ila 38. Ayetler)
Duhân Suresi (1 ila 12. Ayetler)
Zuhruf Suresi (51 ila 89. Ayetler)
Zuhruf Suresi (26 ila 50. Ayetler)
Zuhruf Suresi (1 ila 25. Ayetler)
Şûrâ Suresi (38 ila 53. Ayetler)
Şûrâ Suresi (18 ila 37. Ayetler)
Şûrâ Suresi (1 ila 17. Ayetler)
Fussilet Suresi (45 ila 54. Ayetler)
Fussilet Suresi (22 ila 44. Ayetler)
Fussilet Suresi (1 ila 21. Ayetler)
Mü'min Suresi (57 ila 85. Ayetler)
Mü'min Suresi (33 ila 56. Ayetler)
Mü'min Suresi (1 ila 32. Ayetler)
Zümer Suresi (61 ila 75. Ayetler)
Zümer Suresi (37 ila 60.Ayetler)
Zümer Suresi (23 ila 36. Ayetler)
Zümer Suresi (1 ila 22. Ayetler)
Sad Suresi (41 ila 88. Ayetler)
Sad Suresi (1 ila 40. Ayetler)
Saffat Suresi (123 ila 182. Ayetler)
Saffat Suresi (75 ila 122. Ayetler)
Saffat Suresi (29 ila 74. Ayetler)
Saffat Suresi (1 ila 28. Ayetler)
Yasin Suresi
Fatır Suresi
Sebe Suresi
Ahzab Suresi (45 ila 73. Ayetler)
Ahzab Suresi (26 ila 44. Ayetler)
Ahzab Suresi (1 ila 25. Ayetler)
Secde Suresi
Lokman Suresi
Rum Suresi
Ankebût Sûresi
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Vahyin resuller ile beyan edilmesine ragmen hälä cehaleti terketmek istemeyenler, hälä küfürde diretenler elbette iman gibi bir nimetin mahrumu olmaya kendi kendilerini mahkum etmişlerdir!! Allah zalim degildir! Kullardan ise büyük cogunlugu kendine zalimdir..!


HİKMET/HADİS
Abdullah İbnu Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor (ne yapayım?)" diye sordu. Resulullah (aleyhissalatü vesselam): "Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evladlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin" buyurdu." {Ebu Davud, Büyu' 79, (3530); İbnu Mace, Ticarat 64, (2291)-2292). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,