Haber Detayı
25 Kasım 2017 - Cumartesi 21:06 Bu haber 974 kez okundu
 
Eserler ve "Kitap"
 
 
Çeşitli Makaleler Haberi


Son  dönmelerde   Bir hayli  yaygın kullanılan bir  cümle  var. "Her kitap bir Kitab'ı anlamak için yazılır." Göze güzel  ve  akla  uygun gelse de gerçekte  böylemidir? eğer böyle ise  bir kısım düşünce  salikleri  neden  bu sözü sadece  kendilerini  tasdik  eder  nitelikte  alıp   kendi dışındaki  kadim bir geçmişi  yargısız infaza tabi tutuyorlar sorusunu  sorma  hakkımı kullanarak o düşünce saliklerine soruyorum. Eser  ile Kitap arasında ki  fark  gece ile gündüz  gibi değilmidir, durum  böyle olunca niçin Kuran'ın Anlaşılması  için  ve ta ilk asırdan  itibaren  Peygamberden aldıkları   ilmi kapasiteleri ile ve daha sonra geliştirdikleri bir  usül çerçevesinde  yazılmış  kadim bir geçmişin  telif ettiği  eserler ve  o eserleri  telif eden  şahsiyetlere   akla  hayale gelmeyen   saldırılarda  bulunuluyor? Eser müessirinin  düşüncesini yansıtır değil mi?  peki  savunduğunuz  düşünceleri   Şekilendiren  Müessir  kendi  ilmi ve bilgi  kapasitesince  düşündüklerini kaleme alarak  ortaya  bir  eser  koyuyorsa  bu esere  Kitap( Kur'an)gibi  sarılmak ne kadar doğrudur? Nakıs-Eleştirilmeye açık -eksik  olan  düşünce  sahibi olan  bu asrın  koltuk alimlerinin   sözlerini kutsayarak  geçmiş kadim İslam alimlerine  saldırıyorsunuz..İslam ümmeti 15 asırdır, şu içinde  bulunduğumuz  21.asrın ilk çeyreğinde ki  kadar  kadim bir geçmişi  toptan yargılamadı. İslam'ın ilk gününden  itibaren  Allah azze  ve celle  tarafından  inzal  olan Kur'an ayetlerinin  Peygamber  s.a.v. tarafından  sahabesine  anlatılması ve  bu anlatım  esnasında  o gün  yazı  bilenler  tarafından Peygamber( s.a.v.) in açıklamaları  not  tutularak  gerek kendileri  gerekse  kendilerinden sonra  gelecek nesillerin  Kur'anı anlamaları yönünde eserler yazmış ve  bu eserlerle  İslam dünyası  amel etmiştir.Gerçekte  amel  edilen  konu eserin  müessiri tarafından  kaleme alınan düşünceler  değil, bizzat  Peygamber (s.a.v.)  in ilgili  ayet hakkında  veya  kişiyi -aileyi-toplumu- Devleti  ilgilendiren  birebir  konular  hakkında  söylediği sözler ( hadis ) dir. 21  asır  içerisinde  ortaya çıkan  Hint Kur'an-iyun akımının Türkiye  distribütörlüğünü üslenmiş  bir kısım  zevat,  geçmiş kadim ümmetin  ortaya koydukları  eserler  ve  Resulullah  s.a.v. in  hadisleri için   Uydurulmuş  din  diyerek,  yandaş toplayıp,  geçmişi  yargılarken, Kendileri  Bize Yeter dedikleri  Kur'an  hakkında    binlerce  eser  yazmayı   Kur'anın anlaşılması  olarak   görürler.Gerçekte  bu tür eserler  Kuran'ın anlaşılması  için mi yoksa  kendi bilgi ve ilmi kapasitelerinin elverdiği  düşünce yi Kur'ana  yamamakmı? Bir önceki  yazımda değindiğim  Peygambersiz bir din icad edilme atolyeleri  aracılığı ile Rasulullah  s.a.v.  in Mütevatir  hadislerini  o Atölyelerde   akıları sıra  Kur'ana  arz  ederek Hadislerin  sahih mi  mevzuu mu  olduğuna karar  veriyorlar .Eğer  onların   dediği gibi  Kur'an hadisin sağlaması gibi düşünüldüğünde, Kur'an ile hadis arasında çelişme (ihtilaf) veya çatışma (tearuz) mümkün müdür?
 
Bu  konuda  şu  5  soru cevap beklemektedir.
 
1. Arz metodunu kuvvetlendirmek için, Hz. Peygamber'in ve bazı sahabilerin uygulamalarından seçilen misaller, gerçekliliğini hangi ölçüde korumaktadır? Hz Ömer (r.a.)   Fatma binti kays  konusunda ki tutumdamı?
 
2. Hadislerin sıhhatinin tesbiti için Kur'an'a arzedilmelerini tavsiye eden meşhur "arz hadisi" nın' bizatihi kıymeti nedir? ki   meşhur Arz  hadisi, '''  Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır. "Size benden bir hadis ulaşırsa, onu Allah'ın Kitabı'na (Kur'an'a) arzediniz. Eğer, Allah'ın kitabı'na uygun düşerse onu ben söylemişimdir (onu alınız) Eğer, Allah'ın Kitabı ile çelişine onu ben söylememişimdir." ( Şatibi.Muvafakat IV.18:)  Bu hadis  Hakkında  muhaddislerin düşünceleri  şöyledir; Şevkani, bu hadisin Sıhatiyle ilgili şu açıklamayı yapmaktadır: "Hattabi bu hadisi zındıkların uydurduğunu söylemiş ve 'bana Kitab ve  onun benzeri verildi' hadisi ile reddedmiştir. Sağani de aynı şeyi söyler.Zehebi'nin naklettiği gibi, bu hadisi uyduranların zındıklar olduğunu Hattabi ve Sağani'den önce Yahya b. Main söylemiştir.Bu hadisin uydurma olduğunun delili yine kendinde mevcuttur. Zira, bu hadisi Kur'an'a arz ettiğimizde, Kur'an'a muhalif olduğunu görürüz.Yüce Allah, Kitabında  'resul size neyi verirse onu alın, sizi neden nehyettiyse ondan kaçının' buyurmaktadır. Bu  gibi ayetler çoktur." (Şevkani-fevaid.291)
 
3. Geçmişte, hadis münekkidlerinin hadis tenkidinde uyguladıkları metodların yanı sıra, arz metodunun yeri ve mahiyeti nedir? ,
 
4. Nihayet, arz metodu hadislerin sıhhatinin tesbitinde tek metod olarak kafi midir, yoksa, onun uygulanmasından kaynaklanabilecek bir takım olumsuzluklar ve hatalar da var mıdır?
 
5. Hadis ile Kur'an Arasında çelişme (İhtilaf) Veya çatışma (Tearuz) Mümkün mü? Bir Peygamberin, kendisine vahyolunan ilahi mesaja söz veya fiiliyle ters düşmesi, başka bir deyişle, elçi'nin söz veya fiiliyle tebliğ ettiği mesaj arasında çelişme yada çatışmanın bulunması imkansızdır. Bu, sırf tecrübe öncesi bir isbat değil, fakat olayların doğruladığı bir gerçektir. Bu çerçevede,Hz. Muhammed (a.s.) ile Kur'an arasında, böyle bir çelişme ne bir çatışma olmadığına hükmetmek mübalağa sayılmamalıdır.Gerek "emrolunduğun gibi dosdoğru ol" (Hud/112,Şura/15) emri, gerek onun örnek bir insan olarak (Ahzab/21) gösterilmesi bunu doğrulayan Kur'anı bir delildir.
 

Durum  böyle  olunca  Atolye Din'i  ( tabirimi mazur  görün ) Mucitleri  olan  bu asrın Kuraniyun akımı gerek sahabe tarafından  rivayet edilen  Sahih hadisleri  red ederek  gerekse kadim bir geçmişi  red ederek  Kuran islamcılığı adı altında  kendi düşüncelerini Kurana yamamaya  çalışmakla  yetinmeyip,Mesela  bu akımın  en üst perdesindeki kişiler, "Hz  Ademden önce  insan vardı.. Hz Ademin Babası  vardı. Evrime inanmayan  Kur'ana inanmaz.  Cennet  cehennem  ebedi değildir... Allah gaybı bilmez.  Hz Meryem  Çift cinsiyetli ( Hünsa) idi. Kabir azabı yoktur.. Kadere iman  yoktur"  vs  gibi  gerek Kuran'a   gerekse  islama   ters düşen düşünceleri Yazdıkları  eserlerle   güya kitabın anlaşılması  için  çalışmışlardır! Evet  Eser Müessirinin  düşüncesini yansıtır,  bu düşünce  ancak Kuran  adına Kurandan kopuk  peygambersiz bir din anlayışını pazara  süren sapıklıkla "Her Kitab bir Kitabı anlamak için yazılır"sözünün arkasına  saklanarak toplum zehirlenmektedir...Dikkatli  olalım..
 
Haddini Bilen Adam
 
Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: Eserler, ve, "Kitap",
Haber Videosu
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
En Çok Okunanlar
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Cehennemin dolması da Cennet gibi Allah´ın bir vaadidir!! Cehenneme de kafir lazım.. Cennete de mümin lazım.. Hic bir davetci bu manada asla bir ZORBA degildir,, asla yobaz kriterlerin adamıda degildir!! Dünyaları kurtarmaya gerek yok... Sorumluluğumuz nisbetinde elimizden geleni yapmak yeterlidir..!


HİKMET/HADİS
Hasan Basri (rahimehullah): "Çocuk üzerine‚ Fatiha okunur" der ve şöyle dua ederdi: "Ey Allah'ım; bunu bize öncü yap, karşılayıcı kıl, (ahiret) azığı ve ücret yap." Buhari, Cenaiz 66. (Bab başlığında senetsiz olarak geçmiştir.)


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,