Haber Detayı
27 Şubat 2019 - Çarşamba 17:26 Bu haber 153 kez okundu
 
Bir Zamanlar Avrupa
 
 
Yahudilik Ve Hrıstiyanlık Haberi


KİLİSE KARARIYLA YIKANMAK YASAKTI.... PEKİ SEBEP NEYDİ ? ''ÇOK TEMİZ OLURSAK HASTALIK KAPARIZ'' 

Ortaçağ Avrupa’sında yıkanmamak modaydı ve kilise de yıkanmayı yasaklayan bildirimlerde bulunuyordu. Hatta o zamanlar yıkanmak ahlaksızlık olarak görülüyordu. Şu an medeniyetin en tepelerde gezdiği ve parmakla gösterildiği Avrupa neden o zamanlarda pislik içindeydi ve insanlar neden yıkanmıyordu? Araştıralım.
 

O zamana kadar banyo ve hamam kültürünü devam ettiren Avrupalılar nedense yıkanmamayı tercih ettiler. IV. yüzyılda Hıristiyan din adamları temizlik ve yıkanma konularında fetva vermiş ancak şehveti körükleyici etkisinden dolayı kadınların çıplak yıkanmasını hamamlarda ve toplu alanlarda yasaklamış olup sadece evde banyo yapmasına izin vermiştir. Ortaçağa doğru ise açık alanlarda yıkanmayı ahlaki açıdan sakıncalı bulup tamamen yasaklamıştır. Neden olarak ta “hastalık bulaşmasını, cinsel arzuların artmasını” göstermiştir.
 

O zamanlarda veba, tifüs gibi salgın hastalıkların artmasında en büyük etkenin su olduğuna inanılıyordu. Hatta 16. yüzyılda yayınlanan bir tıp makalesinde suyun mikrop ve hastalık taşıdığı ve bu nedenle yıkanmanın insan vücudun direncini zayıflatacağından bahsedilir. Yıkanmanın sadece ahlaksızlık nedeniyle değil sağlık açısından da zararlı olduğu ve hatta yıkanmış vücudun hava ile teması sonucunda genişleyen deri gözeneklerinden hastalık bulaşacağını hatta ölümcül olacağı konusunda da bilgi verilir. Nezle, grip gibi enfeksiyonlarla birlikte körlüğün de sudan bulaştığına inanılırdı.
 

16. yüzyılın ortalarına doğru halk tamamen banyo yapmayı unutur. Sadece el, yüz ağızlar yıkanmaktadır. Banyo yapan çok elit bir kesim kalmıştır. O da yılda birkaç kez! Örneğin, İspanya kraliçesi 1. Isabel (1451- 1504) ömrü boyunca 2 kez yıkanmıştır; doğduğunda ve evlendiğinde. “Yıkanmamanın nedeniyle midir” bilinmez ama o zamanlarda aldığı bir kararla Hıristiyan olmayanlar üzerinde baskı kurmuş ve 200 bin İspanyol’u ülke dışına sürmüş, geriye kalanları da Engizisyon kararı ile idam ettirmiştir. Bu kraliçemiz gibi yılda 2 kez yıkanmış olan bir de Fransa kralımız va: XIV Louis. Fransa’yı ziyaret eden bir Rus elçisi, dönüşünde yayınladığı notlarında XIV Louis’in vahşi bir hayvan gibi koktuğundan bahseder. Bu nedenle Avrupa tarafından dışlanmış ve sapık ilan edilmiştir. Avrupa’ya göre Rusların banyo kültürü daha iyiydi. En azından ayda bir banyo yapıyorlardı.
 

O zamanlar Avrupa saraylarının nasıl koktuğunu siz tahmin edin. Kokuyu bastırmak için aromalı bitkiler ve parfümler kullanılıyordu. Şimdi Fransa’nın özellikle Paris’in parfüm sektöründe nasıl 1 numara olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.Bundan 3000 yıl önce banyo kültürüne sahip Eski Yunanlılardan itibaren Avrupa’nın tekrardan banyo alışkanlığını kazanması ancak 19. yüzyılın başlarına doğru gerçekleşecektir. Avrupa’nın yıkanmayı yasakladığı zamanlarda Osmanlı ve Arap mimarlarının günümüze miras bıraktığı o muhteşem çeşme, sebil ve hamamları da aklımızdan çıkarmamakta fayda var diye düşünüyorum.
 

Kaynaklar: Harris, Karen (Karen Larsdatter), “Baths in Medieval and Renaissance Works of Art. Hull, Marvin. “Bathing and Washing During Medieval Times,
 

Gülsüm Erdemli

 
Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: Bir, Zamanlar, Avrupa,
Haber Videosu
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Yaşadığın sürece ALLAH'ın sınırlarını koru ki Mü'minlerden olasın. Bu sınırların Start noktası; MÜ'MİNUN SÜRESİ ilk 9 ayeteki altı çizili kurallardır.!!


HİKMET/HADİS
Abdullah İbnu Uşeym radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatü vesselam, ölümünden bir ay önce Cüheyne kabilesine şöyle yazdı: "Meytenin ne deri ne de sinirinden istifade etmeyin." {Ebu Davud, Libas 42, (4127, 4128); Tirmizi, Libas 7, (1729); Nesai, Fera' ve'l-Atire 10, (7, 175). } Tirmizi'nin rivayetinde: "Ölümünden iki ay önce..." şeklinde gelmiştir.


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,