Haber Detayı
17 Kasım 2018 - Cumartesi 23:19 Bu haber 40 kez okundu
 
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 72.Bölüm
 
 
UYDURULAN İSLAM Haberi


HİCRİ 6. YÜZYILDA TASAVVUF!
 

MR. ÇAKMA HAZRET "ŞEYTANÜL EKBER" MUHYİDDİNİ ARABİ!
 

MR. MUHYİDDİN´İN ŞEYTANÜL EKBER"LEŞMESİNE 63.ÖRNEK:
(
Mr İbnul Arabi'nin ve evliyaullah'ın mirac'ı yalanı ve iftirası: ):
«Evliyâ'ya gelince: İşte onların da rûhânî-berzahî miradan vardır ki orada, tecessüd eden manaları, mahsûs  (hissî= maddî) suretler halinde müşahede ederler. Şimdi de Allahın hassaten bana gösterdiği; safîlerin mîrâcı'ndan bahs edelim: Onların miraçları, (birbirinden) farklıdır. Zira bunlar, hissî (maddî=cismânî) mirâc'ın zıddına (olarak) tecessüd eden mânâlar'dır. Şu halde evliyanın miraçları, ruhların miracı ve kalblerin rüyeti (görmesi) ve berzah geçit) âlemine ait suretler ve tecessüd etmiş mânâlar'dır. (Şahsen) bundan müşahede ettiğimi, el-İsra ve Tertîb'ür-Râhile isimli kitabımızda zikrettik...»
 

«... İşte kendi isimlerindeki âyetlerden (bâzılarını) göstermek üzere Allah beni de isrâ (göklere seyahat) ettirince, beni (önce)mekân'ımdan izâle etti ve imkân Burâkı üzerinde yükseltti ve böylece arzın semâsına (birinci gök tabakasına) nüfuz ettim. Kendimde neş'etimden (doğuşumdan) birşey kalmadı ve babam (Hz. Adem’e) selâm verdim. Babam Hz. Adem (daha önceleri) hiç haberdar olmadığım bu ilmi, bana ifâde etti. Zira bu, garip hakîkî ve dakîk (ince) bir ilimdir ki onun farkında (çok kimseler) olmazlar. Aksine insanlar, bu ilimde körlük içindedir...»
 

«... Sonra ikinci semâda Hz. İsa'ya indim. Onun yanında halazadesi Yahyâ aleyhisselâmı buldum. Yahya'yı Allahın Ruhu (olan) Hz. İsa'nın yanında bulmuştum. Zira her ruh, şüphesiz olarak diri (canlı)dır fakat her diri (canlı) olan ruh değildir. İkisine de selâm verdim...»
 

«... Sonra (üçüncü semâda) Hz. Yusuf'a yükseltildim...»
 

«... Sonra onunla vedâlaşarak Hz. İdrıs'e,(doğru) ayrıldım. Kendisine selâm verdim. Ona dedim ki:
— Bana (haber) geldi ki sen, (kendi) kavminden sadece tevhîd istemişsin başka (şey) değil.
— Fakat yapmadılar dedi. Zira ben kelime-i tevhîd'e davet eden bir nebî idim, tevhîd'e değil. Zira tevhîd'i hiç kimse inkâr etmedi.
— Çok garip dedim. Sonra ona: Ey hüküm vaz'eden, tâli nesnelerde ictihad bizce meşrudur. Ve ben bu zamanın âlimlerinin lisânıyım dedim.
— (İctihad) ana meselelerde de meşrudur dedi. Zira Allah, bir kimseyi ancak vus'ati kadar mükellef kılmaktan daha celâlet (büyüklük) sahibidir.
— Hakk(Teâlâ) da ve onun hakkındaki sözlerde (=görüşlerde) çok ihtilâf oldu dedim.
— Bundan başkası olamazdı dedi. Çünkü bu iş, (insandaki) mizaca tabidir.
— Fakat siz nebiler topluluğunun bu konuda hiç ihtilâf etmediğini gördüm dedim.
— Zira bir nazar  (= tefekkür)den değil, ancak tek bir ilâhtan söyledik dedi. Şu halde hakikatları bilen(ler), bütün nebilerin tek söz (ayni görüş)de ittifak ettiklerini de bilir. Bu da nazar sahiplerinin (feylesofların) tek görüşte (olmaları) mesabesindedir.
— Mesele sizin söylediğiniz gibi midir? dedim. Zira aklın delilleri bu konuda sizin getirdiklerinizde muhal (imkânsız = absürde) işler yapıyor.
— Mesele bize denildiği ve bunda diyenin dediği gibidir dedi. Zira Allah, her söz söyleyen (görüş sahibi olan)ın sözünde (görüşünde)dir. Ona dedim ki:
— Bir vakıamda ben, tavaftaki bir şahsı gördüğümde, o bana, benim ecdadımdan (biri) olduğunu haber verdi ve kendi ismini söyledi. Ne zaman vefat ettiğini sordum ve bana 40.000 sene (önce) dedi. Ona, bizce tarihte müddeti takarrür etmiş Hz. Adem'den suâl ettim.
— Hangi Âdem'den suâl ediyorsun? En yakın Âdem'den mi soruyorsun? dedi. Ve dedi ki: Allahın Peygamberi olduğumu tasdik et. Bu âlem için bütünü ile durduğu bir müddet bilmiyorum. Şu kadar var ki Allah, her şey için dâima yaratıcı olmuştur. Dünyâda, âhırette ve yaratıklarda (ki) eceller, müddetlerin sona ermesiyledir, yaratmada değil. Böylece yaratma nefisler (=ruhlar) ile birlikte tecessüd ederler, Allah bize neyi öğrettiyse biz de onu bildik...
— Kıyâmet'in zuhuruna ne kaldı? dedim.
— İnsanların hesaba çekilmesi çok yakındır. Hâlbuki onlar gaflet içinde bulunuyorlar dedi.
— Kıyametin yaklaşma şartlarından bir şartı bana tarif etsene dedim.
Dedi ki:
— Adem'in varlığı, kıyametin şartlarındandır dedi.
— Bu dünyâdan önce, bir dünyâ var mıydı? dedim.
— Varlık dünyâsı tek'tir; dünyâ ancak sizinledir. Ahıret ise ancak sizinle ondan ayrılmıştır. Cisimlerdeki iş (yani mesele) kevn'ler (oluşlar) ve istihaleler (değişmeler), gelmeler, gitmeler'dir. Bunlar hep devamederler dedi.
— Nedir o? dedim.
— Bildiğimiz ve bilmediğimizdir dedi.
— Şu halde dedim, hangisi doğru hangisi yanlıştır?
— Yanlışlık izafî bir şeydir dedi. Asi olan doğru'dur. Allahı ve âlem'i bilen bilir ki doğru müstehab (makbul) bir asıldır. Bu hiç zail olyet mütekabillik varsa, yanlışlık da vardır. Yanlışlığa kail olan, doğruya da kaildir; yanlışlığın yokluğuna kail olan da, doğru'ya kail olandır ve o (kimse) yanlışlık'ı doğru'dan meydana getirmiştir.
— Âlem, hangi (ilâhî) sıfatdan sâdır oldu? dedim.
— (İlâhî) cömertlik'den dedi.
— Bâzı şeyhlerden böyle işitmiştim dedim.
— Dedikleri doğrudur dedi...»
 

«... Sonra ona (yani Hz. İdrîs'e) veda ederek ayrıldım ve Hânın aleyhis-selâm'ın yanına indim. Gördüm ki Hz. Yahya ona benden önce geçmiş (gitmiş). (Hz. Yahya'ya) dedim ki:
— Seni (miraç) yolumda görmedim. Burada başka bir yol mu var?
— Her şahıs için, ancak kendisinin girdiği bir yol vardır dedi.
— Bu yollar nereye (çıkar)? dedim.
— (Bu yollar) sâlik olmanın meydana gelmesiyle ortaya çıkar dedi. Sonra da Harun aleyhisselâmı selâmladım. Bana dedi ki:
— İşin aslında ben bir peygamber değildim. Risâleti de ancak kardeşimin suâli üzerine aldım. Böylece üzerinde olduğum işde, bana da vahy geliyordu dedi.Ey Harun dedim, ariflerden (=sûfîlerden) bâzı insanlar,kendi haklarında varlık'ın yokluk hâline geleceğini zannediyorlar ve ancak Allahı "görüyorlar". Allahın yanında onlar için, âlemde iltifat ettikleri bir şey kalmıyor. Şüphe yok ki onlar, mertebe konusunda sizin gibilerin altındadır.Doğru söylemişler dedi. Zira onlar kendi zevklerinin (bilgilerinin) kendilerine verdiği şeye ilâve yapmamışlardır. Lâkin bak, onlarca zail olan şeyden başka alemde birşey zail olmuş mu?...»


«... Sonra ona veda ettim ve Musa aleyhisselâm'ın (yanına) indim. Onu selâmladım. Kendisine :
— Başkalarının hakkı (uğrun)da koşuştun da, senin için tam iyilik doğru oldu (gerçekleşti) dedim. Dedi ki:
— Başkalarının hakkı (uğrun)da insanın koşması (çalışması) işin aslında ancak kendisi için koşma (çalışma)dır. Buna sâdece başkalarının teşekkürü ilâve olunur. Dedim ki:
— Allah seni kendi elçilikleri ve kelâmı ile insanlara seçkin kıldığı halde sen, (Allahı) görmeği istedin. Halbuki Resûlullâh Hz. Muhammed der ki: «Ölmeden hiç kimse Rabb'ini göremez.»
— Öyledir dedi. Ben de Allahı görmek isteyince (Allah) bana cevap verdi:
— Ölünce mi? dedim.
— Ölünce dedi. Dedim ki:
— Sen âlimler topluluğundansın. İstediğin zaman sence «Allahı görmek» (Ru'yet'ullâh) ne idi? Dedi ki:
— Aklî bir vucûb ile gerekliydi.
— Başkalarından (ayrılan) hususiyetin nedir? dedim.
— Ben Allahı görüyordum fakat onun Allah olduğunu bilmiyordum dedi. (Meselâ): içinde, ismen tanımadığın bir şahsı tanıman (arzusu) var ve sen onun ismini, ona ihtiyacın var diye taleb ediyorsun. Böylece onunla karşılaşıyorsun ve selâm veriyorsun. O da seni, karşılaştığın diğerleri ile birlikte selâmlıyor fakat (sen) kendisini bilmiyorsun. Onu görüyorsun ama yine de (hangisi olduğunu) görmüyorsun. Böylece onu sormakta (aramakta) devam ediyorsun. Hâlbuki o, senin gördüğün yerdedir...»
 

«... Sonra ona veda ettim ve ayrıldım. Böylece H z. İbrahim Halil'in yanına indim. Ona selâm verdim...»
 

«... Sonra da Beyt-i mâmûr'u gördüm. Bir de baktım ki o benim «kalbim»miş. Ordan ayrılınca Sidre-i müntehâ'ya gittim: Onun aşağı dalları ile yüksek dalları arasında durdum. (İyi) amellerin nurları, beni kendimden geçirdi. Dallarının zirvelerinde (iyi) amel edenlerin ruhlarının kuşları (yani kuş haline gelen ruhları), insan yaratılışı üzere nida ediyordu. (Oradaki) dört (tane) nehire gelince: Bunlar, Merâtib'u ulûm'il-Vehb (XXVIII46'47) adını verdiğimiz küçük eserimizde zikr ettiğimiz dört ilâhî bilgi'dir. Sonra ariflerin (sûfîlerin) mişkât'larnıın refreflerini gördüm. Onların nurları beni kendimden geçirdi. Nihayet (ben dahî) bütün bir nur oldum. (krş. XII14) Allah bana işi öyle yaklaştırdı ki, bunları her ilim için bir anahtar kıldı. Bildim ki, ben (Allahın) zikr ettiği şeylerin toplamıyım. Zira Hz. Muhammed'e vâris olanlar arasında muhammedî makam sahibi olduğum müjdesi bana, bununla verilmişti. Çünkü Hz. Muhammed, son elçidir, kendisine (âyet) inen son kimsedir. Böylece bu mîracda bütün (ilâhî) isimlerin mânâları hasıl oldu ve ben bunların tek bir müsemmâ'ya (Allaha) ve tek bir cevher'e rucû ettiğini gördüm. İşte bu müsemmâ, benim görmüş olduğum idi ve bu cevher, benim varlığım idi. Böylece benim yolculuğum ancak kendimde ve benim rehberliğim ancak kendi hakkımdadır. Nihayet bildim ki ben, mahz (katkısız, öz) bir kulum; bende rububiyet bir eser asla yoktur...»(1)
 

Ben biliyorum ki kafası Orjinal İslam dinine basmayanlara  bu 63 örnekdeki sapıklıklar da yetmez. O yüzden Mr. Muhyiddinin Mirac manyaklığı hakkında bu bölümde fazla cümle kurmayacağım. Zaten aşikar bir sapıklık! Buraya cümle kurmak gerekiyorsa ki bu tasavvufi kafalar için gerekli olabilir, vay hallerine. Ben bu örnekler yetmeyeceği için, önümüzdeki bölümde de, tasavvuf denen batıl din ve bu uyduruk dinin mimarları ve Şeytanül Ekberleriyle ilgili örnekleri vermeye devam edeceğim insâAllah... Unutmayın! Akıl tutulması akletmeyenlere mahsus bir hastalıktır!
 

Kaynaklar:
1-Muhyiddid İbn Arabi - El-Futahat-Mekkiyye. Mekkiyye, Prof.Dr. Nihat Keklik, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara-1990(s:106-110)
 

Neue Welt

Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: A'dan, Z'ye, Tasavvuf, Gerçeği, 72.Bölüm,
Haber Videosu
Yorumlar
Diğer Haberler
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 100.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 99.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 98.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 97.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 96.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 95.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 94.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 93.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 92.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 91.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 90.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 89.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 88.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 87.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 86.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 85.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 84.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 83.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 82.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 81.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 80.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 79.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 78.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 77.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 76.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 75.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 74.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 73.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 71.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 70.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 69.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 67.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 66.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 65.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 64.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 63.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 62.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 61.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 60.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 59.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 58.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 57.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 56.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 55.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 54.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 53.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 52.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 51.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 50.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 49.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 48.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 47.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 46.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 45.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 44.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 43.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 42.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 41.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 40.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 39.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 38.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 37.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 36.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 35.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 34.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 33.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 32.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 31.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 30.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 29.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 28.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 27.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 26.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 25.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 24.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 23.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 22.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 21.Bölüm
Nasıl da Ölçüp Biçmektesiniz?!
"Kur'an da Her Şey Var" (Mı?!)
Yaşadığınız Gibi İnanmaya Başlarsanız Pusuya Düşersiniz.!
Uydurulan Din Nedir?
Kur'an Müslümanı mı, Slogan Müslümanı mı?
"Kur'an Ve Hadisler Çelişiyor" Diyenler...
İslam'ı Yıkmanın Sanal Ve Çağdaş Yüzü
"Levlâke" Uydurmasına Reddiye!
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 20.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 19.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 18.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 17.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 16.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 15.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 14.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 13.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 12.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 11.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 10.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 9.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 8.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 7.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 6.Bölüm
Kutlu Doğum mu Kutlu Boğum mu? -2-
Kutlu Doğum mu Kutlu Boğum mu? -1-
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 49.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 48.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 47.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 46.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 45.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 44.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 43.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 42.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 41.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 40.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 39.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 38.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 37.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 36.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 35.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 34.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 33.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 32.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 31.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 30.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 29.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 28.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 27.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 13.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 25.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 24.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 23.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 22.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 21.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 20.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 19.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 18.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 17.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 16.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 15.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 14.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 13.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 12.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 11.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 10.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 9.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 8.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 7.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 6.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 5.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 11.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 10.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 9.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 5.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 8.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 4.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 4.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 7.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 3.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 6.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 3.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 5.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 2.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 4.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bidat 3.Bölüm
Evrensel Tasavvuf'un MİMARI
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 2.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 1.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bidat 2.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 1.bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bidat 1.Bölüm
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Vahyin resuller ile beyan edilmesine ragmen hälä cehaleti terketmek istemeyenler, hälä küfürde diretenler elbette iman gibi bir nimetin mahrumu olmaya kendi kendilerini mahkum etmişlerdir!! Allah zalim degildir! Kullardan ise büyük cogunlugu kendine zalimdir..!


HİKMET/HADİS
Abdullah İbnu Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü benim malım ve bir de çocuğum var. Babam malımı almak istiyor (ne yapayım?)" diye sordu. Resulullah (aleyhissalatü vesselam): "Sen ve malın babana aitsiniz. Şunu bilin ki, evladlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin" buyurdu." {Ebu Davud, Büyu' 79, (3530); İbnu Mace, Ticarat 64, (2291)-2292). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,