Haber Detayı
12 Aralık 2018 - Çarşamba 23:45 Bu haber 207 kez okundu
 
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 101.Bölüm
 
 
UYDURULAN İSLAM Haberi


HİCRİ 7. YÜZYILDA TASAVVUF


Mr. MEVLANA ALLAH DOSTUMU-ŞEYTAN DOSTU MU TANIYALIM!
(Dikkat! Mr. Mevlana’dan +18 şiddet-eşcinsellik-porno-küfre düşüren, kafirane itikadlar-şirkler içeriyor. çocuklara okutmayın!)


MR. MEVLANA CELALEDDİN RUMİ´NİN MESNEVİSİNDEN 27.ÖRNEK
BİR SULTANIN BİR CARİYEYE DÜŞKÜNLÜĞÜ-AŞKI! CARİYENİN YOLDA KÖLEYLE EVDE SULTANLA MACERALARI... 
(Bîr adamın, Mısır halifesine kâğıda yapılmış bir cariye resmîni göstermesi, halifenin o resme âşık olarak Musul emirinin cariyesi olan o kızı alıp getirmek üzere bir beyi Musul´a göndermesi, savaşta bu yüzden birçok adamın ölmesi, birçok yerin yıkılıp gitmesi…)
 

Bir kovucu, Mısır halifesine, Musul padişahının: huri gibi bir cariyesi olduğunu söyleyip dedi ki:  Onun bir cariyesi var ki âlemde onun gibi güzel yok.Güzelliğinin haddi yok, söze sığmaz, anlatılmaz ki. İşte resmi, şu kâğıtta, bir bak! O ulu halife, kâğıttaki resmi görünce hayran oldu, elindeki kadeh düştü.
3835. Derhal Musul´a büyük bir orduyla bir er gönderdi.Eğer o ay parçasını sana teslim etmezse orasını tamimiyle yak yık. Verirse bir şey yapma, bırak, yalnız o ay parçasını getir de yeryüzündeyken ayı kucaklayayım dedi.Er, binlerce Rüstem´le, davul ve bayraklarla yola düştü, Musul´a yollandı. Sayısız asker, şehri mahvetmek üzere tarlama çevresine üşüşen çekirgeler gibi oraya üşüştüler.
 

3840. Savaş için her yana Kafdağı gibi mancınıklar kurdurdu. Oklar yağmur gibi yağmada, mancınıklarla atılan taşlar gök gürler gibi gürlemeye, kılıçlar şimşek gibi çakmaya başlamıştı. Savaş, tam bir hafta sürdü, kanlar döküldü. Taştan yapılma kale mum gibi eridi, yerle yeksan oldu. Musul padişahı, bu korkunç savaşı görünce içeriden bir elçi göndererek,  Müslümanların kanını dökmekten maksadın ne? Bu şiddetli savaşta ölüp gidiyorlar. Meramın nedir?
 

3845. Maksadın, Musul şehrini almaksa böyle kan dökmeden de olur bu iş. Ben şehirden çıkayım gel, sen gir. Tek mazlumların kanı, seni tutmasın. Yok, muradın mal, altın ve mücevherse bunu, bu şehirden almak, zaten kolay bir şey dedi. Müslümanların kanları daha fazla dökülmesin diye Musul padişahının, o cariyeyi halifeye bağışlaması Elçi, o erin huzuruna gelince er, cariyenin resmîni verdi. Bu kâğıda bak dedi, bunu istiyorum. Derhal teslim etsin, yoksa ben üstünüm.
 

3850. Elçi gelip maksadı söyleyince o erkek padişah dedi ki: Bu suret eksik olsun, tez götür.Ben, iman ahdında puta tapanlardan değilim. Putun, puta tapanda olması daha doğru. Elçi, kızı getirince o yiğit er, derhal âşık oldu.Aşk bir denizdir, gökyüzü, bu denizde bir köpük. Aşk, Yusuf´un havasına kapılan Zeliha gibi insanı hayran eder.Gönüllerin dönüşünü aşktan bil. Aşk olmasaydı dünya, donar kalırdı.
 

3855. Aşk olmasaydı nerden cansız bir şey, nebata girer, onda mahvolurdu; büyüyüp yetişen nebatlar, nerden kendilerini canlılara feda ederlerdi? Ruh, nasıl olur da o nefese feda olurdu da onun esintisinden Meryem gebe kalırdı?Her biri, yerlerinde buz gibi dona kalırdı. Nerden çekirge gibi uçar, gıda arardı ki?O yüceliğe âşık olanlar, zerre zerre, fidan gibi yüceliğe koşmadalar.Onların bu koşmaları, "Allah´yı teşbih" tir. Can için bedeni temizlemededirler.
 

3860. O yiğit er de kuyuyu yol sanmış, çorak yerden hoşlanmış, oraya tohum ekmeye kalkışmıştı.O yatıp uyuyan, rüyada bir hayal görür, onunla buluşur, düşü azar. Uyanıp kendine gelince görür ki o oyunbazlık, uyanıkken olmamış.Vah der, beyhude yere erlik suyumu zayi ettim, o işveli hayalin işvesine kapıldım.O yiğit er de beden yiğidiydi, asıl erliği yoktu. O yüzden erlik tohumunu öyle bir kuma saçtı gitti.
 

3865. Aşk bineği, yüzlerce gemi atmış, ölümden bile korkmam diye nara atmaktaydı.Aşk ve sevdada Halifeden pervam bile yok. Varlığımla ölümüm birdir bence diyordu. Fakat böyle ateşli ateşli ekmeye kalkışma. Bir iş eriyle danış.Fakat meşveret nerde, akıl nerde? Hırs seli, adama yıkık yerleri kazdırır, tırnaklarını uzatır.Bir güzele âşık olanın önünde de sed vardır, ardında da. Öyle adam, artık önünü, ardını az görür.
 

3870. Kara sel, cana Kastetmeye geldi mi bir tilki, aslanı kuyuya düşürür.Dağ gibi aslanlar, kuyuda olmayan bir hayali görürler de kendilerini kaldırıp atarlar.Hiç kimseyi kadınlarla mahrem tutma. Çünkü erkekle kadın, ateşle pamuğa benzer.Allah suyu ile yunmuş bir ateş gerek ki bulûğa erme sırasında bile Yusuf gibi kötülükten çekinsin.Selvi boylu lâtif Zeliha´dan aslanlar gibi kendisini çeksin.
 

3875. O yiğit er de Musul´dan döndü, yola düştü. Yolda bir ormana, bir yeşilliğe geldi.Aşk ateşi, öyle bir parlamıştı ki yerle göğü fark etmiyordu. Çadır içinde o ay parçasına kasdetti. Akıl nerde, Halifeden korkma nerde? Şehvet, bu ovada davul dövdü mü akıl dediğin ne oluyor ki a turpoğlu turp: Yüzlerce halife, o anda o erin ateşli gözüne bir sinekten aşağı görünür.
 

3880. O kadına tapan er şalvarını çıkarıp cariyenin ayak ucuna oturdu.Aleti, dosdoğru gideceği yere giderken orduda bir gürültü, bir kızılca kıyamettir koptu. Er sıçradı, götü başı açık bir halde ateş gibi Zülfikar elinde dışarı çıktı.Birde ne görsün, ormandan kara bir erkek aslan, kendisini ordunun içine kapmış koyvermiş.Atlar, ürküp köpürmüşler, her çadır ve ahır yeri yıkılmış, herkes birbirine girmiş.
 

3885. Erkek aslan, ormanın gizli bir yerinden fırlamış, havaya deniz dalgası gibi tam yirmi arşın sıçramıştı.Er, pek yiğitti, aldırış bile etmeden sarhoş bir erkek aslan gibi aslanın önünü kesti. Kılıçla bir vurdu, başını ikiye böldü. Derhal o ay yüzlü dilberin bulunduğu çadıra koştu. O hurinin yanına gelince aleti hâlâ dimdikti.Öyle bir aslanla savaştı da erliği, yine sönmedi, hâlâ ayaktaydı.
 

3890. O tatlı ve ay yüzlü güzel, onun erliğine şaşıp kaldı. İstekle ona kendisini teslim etti. O anda o iki can, birleştiler.Bu iki canın birbirleriyle birleşmesi yüzünden gayıptan bir başka can gelir erişir. Kadının rahminde meniyi kabule mâni bir şey yoksa bu can, doğuş yoliyle gelir, yüz gösterir. Her nerde iki adam, sevgiyle, yahut kinle birleşseler, bir üçüncü can, mutlaka doğar.
 

3895. Fakat o suretler, gayp âleminde doğarlar. Oraya varınca onları gözünle de görürsün.O sonuçlar, senin birleşmelerinden doğdu. Kendine gel de her eşe hemen sevinme.Vaktini bekle. O zürriyetlerin sana ulaşacağından emin ol. Onlar, amelden ve sebeplerden doğmuşlardır. Her birinin sözü vardır, mekânı vardır.O güzelim perdelerden sesleri erişir: Ey bizden gafil olan, hadi, çabuk yücel!
 

3900. Kadının canı da kıyamet gününü bekler, erkeğin canı da. Bu âlemde emeklemen nedir ki? Daha çabuk adım at.O er, o yalancı sabah yüzünden yolunu kaybetti de sinek gibi ayran kabına düştü işte.Başkomutanın, yaptığı cinayetten pişman olarak o halayıkcağıza,Bu işi Halifeye söylememesi için ant vermesi;Birkaç gün murat alıp murat verdiler. Fakat sonra o büyük suçtan pişman oldu.Ey güneş yüzlü, bu işe dair Halifeye bir şey söyleme diye cariyeye yemin verdi.Halife cariyeyi görünce sarhoş oldu, onun tası da damdan düştü.
 

3905. Onu, övdüklerinin yüz misli güzel buldu. Hiç görme, işitmeye benzer mi? Övme, akıl kulağı için bir tasvirdir. Fakat suret, bil ki gözün harcıdır, kulağın değil. Birisi, bilir bir adama sordu: A sözü güzel er, hak nedir, bâtıl ne?O er, adamın kulağını tutup bu bâtıldır dedi, gözse haktır onun her şeye yakîni vardır. O, yani duymak, buna nispetle bâtıldır. emin kişi, sözlerin çoğu da nispetten ibarettir.
 

3910. Yarasa güneşten gizlenir, perde ardına girerse güneşin hayalinden gizlenmiş değildir.Korku, ona bir hayal verir. İşte o hayal, onu karanlığa çeker. Nur hayali, onu korkutur da karanlık gecelere sarılmasına sebep olur.Sen, düşmanın hayali ve tasavvuru yüzünden sevgiliye ve dosta sarılmışsındır. Ey Musa sana keşfedilen tecelli nurları, dağa vurdu. Fakat o hayaller kuran dağ, senin hakikatinin ziyasına tahammül edemedi.
 

3915. Kendine gel de hayaline kabiliyetim var diye gururlanma, bu yoldan hakikate ulaşacağını umma.Savaş hayalinden kimse korkmaz. Savaştan önce yiğitlik yoktur; bunu bil, kâfi. Puşt da, savaş hayaline kapılır, aklından Rüstemler gibi yiğitlikler geçirir. Hamam duvarına yapılan Rüstem resmine her ham kişi saldırabilir.Fakat duymadan meydana gelen bu hayal, göz önüne geldi mi puşt kim oluyor? Rüstem bile âciz kalır.
 

3920. Çalış da o duyduğun şeyi gör. Bâtıl olan hak olsun. Ondan sonra kulağın, göz tabiatını kazanır. Bir yün yumağı gibi olan kulakların, göz kesilir. Hattâ bütün bedenin aynaya döner. Her tarafın göz ve gönül haline gelir.Kulak, bir hayal meydana getirir, o hayal de O güzelliğin vuslatına miyancıdır.Çalış, bu hayal çoğalsın da miyancı olan bu hayal,Mecnuna kılavuzluk etsin.
 

3925. O ahmak Halife de bir zaman o güzel cariyeye kapıldı, onunla gönül eğledi işte.Tut ki bütün doğuyu, batıyı zaptettin, her tarafın saltanatına sahip oldun. Mademki bu saltanat, kalmayacak, sen onu bir şimşek farzet, çaktı, söndü.Ebedî kalmayacak mülkü, gönül, bir rüya bil! Cellat gibi boğazına yapışan debdebeyi, şan ve şöhreti ne yapacaksın ki? Bil ki bu âlemde de bir emniyet bucağı vardır. Yalnız münafıkın sözünü az duy, çünkü o söz, zaten söz değildir.  Ahîreti inkâr edenlerin delilleri ve biz bu âlemden başka âlem görmüyoruz sözünden ibaret olan o delillerin zayıflığı.
 

3930. Ahireti inkâr edenin delili, her an ancak şudur: Eğer başka bir âlem olsaydı onu görürdük. Bir çocuk, aklın eserlerini görmüyor diye akıllı adam, akla ait şeyleri nakletmez mi ki? Akıllı bir adam da aşk ahvalini görmezse aşkın kutlu ayı eksilmez ya! Yusuf´un güzelliğini kardeşlerinin gözleri görmedi. Fakat Yakub´un gözünden gizli kalmadı ki.  Musa´nın gözü, asayı bir sopadan ibaret gördü ama gayb gözü de onu bir yılan, bir kıyamet gördü.
 

3935. Baş göziyle can gözü savaştaydı, can gözü, üstün geldi, delil gösterdi. Musa´nın gözü, elini el gördü ama can gözüne karşı o elden bit nurdur parladı. Bu söz, kemal bakımından sonsuzdur. Hakikatten haberi olmıyan mahrumlara hayal görünür. Çünkü onca hakikat, ferçten ve boğazdan ibarettir. Onun yanında sevgilinin sırlarını az söyle.Bizce fere, ve boğaz hayaldir. Bunun için de can, her an cemalini bize gösterir.
 

3940. Kim ferç ve boğazına düşmüş, bu düşkünlüğünü kendisine âdet ve huy edinmişse ona denecek söz, ancak "Sizin dininiz sizin, benimki benim" sözünden ibarettir.Böyle bir inkâra karşı sözü kısa kes. Ey Ahmet, eski kâfirle az konuş!  Halifenin, buluşmak üzere o güzelin yanına gelmesi: Halife buluşmayı diledi, bu maksatla o cariyenin yanına gitti.Onu andı, aletini kaldırdı. O cana canlar katan, o sevgisini gittikçe artıran güzelle buluşmaya niyetlendi.Kadının ayakları arasına oturdu. Oturdu ama takdir, zevkinin yolunu bağladı.
 

3945. Farenin catırdısı kulağına değdi. Aleti indi, uyudu, şehveti tamamiyle kaçtı.Bu ıslık, yılan ıslığı olmasın, çünkü hasır kuvvetle oynamakta dedi. Cariyeciğin, Halifenin şehvetinin zayıflığını görüp o beyin kuvvetini hatırına getirerek gülmeye başlaması ve Halifenin bu gülüşten bir şey anlaması;Cariye, Halifenin gevşekliğini görünce kahkahalarla gülmeğe başladı. O erin, aslanı öldürüp geldiği halde hâlâ aletinin inmediğini hatırladı. Kahkahası arttıkça arttı, uzadıkça uzadı. Kendini tutmaya çalışıyordu ama bir türlü dudaklarını kapatamıyordu ki.
 

3950. Esrara alışık olanlar gibi boyuna gülüyordu. Kahkaha, kârına da üstün gelmişti, ziyanına da.Ne düşündü, aklına ne getirdiyse fayda vermedi; aklına getirdiği şeyler de gülmesini artırıyordu. Sanki bir selin bendi, birden yıkılmıştı.  Ağlayış, gülüş gönlün gamı, neşesi.. Bu ki her birinin ayn bir madeni vardır.Her birinin bir ayn mahzeni vardır ve o mahzenin anahtarı, kapalı kapılan açan Allah´nın elindedir.Bir türlü gülmesi dinmiyordu. Nihayet Halife alındı, huysuzlandı.
 

3955. Hemencecik kılıcını kınından sıyırdı. Habis dedi, neden gülüyorsun? Söyle.Bu gülüşten gönlüme bir şüphe düştü. Hileye kalkışma, doğru söyle. Yalanla beni kandırmaya kalkışırsan, yahut boş bir bahane icat edersen,Ben bunu anlarım, gönlümde bunu anlıyan bir nur vardır. Doğruyu söylemek gerek vesselam.´Bil ki padişahların gönüllerinde ulu bir ay vardır. Bazı bazı gaflet yüzünden bulut altına girer ama ehemmiyeti yok.
 

3960. Gönülde gezip dolaşma zamanı bir ışık vardır ki hiddet ve hırs vaktinde liğen altında gizlenir.O anlayış, şimdi benim dostumdur. Söylenecek sözü söylemezsen,Bu kılıçla boynunu vururum. Bahanen hiç fayda vermez.Doğru söylersen seni azad ederim. Allah hakkı için neşeni kırmam.Yedi mushafı birbiri üstüne koyup sözünü tutacağına yemin etti. Cariyeceğizin kılıç korkusuyle o sırrı Halifeye açması, Halifenin doğru söyle, bu gülüşün sırrını bildir, yoksa seni öldürürüm demesi;
 

3965. Cariye âciz kalınca ahvali anlattı. O yüz Zâl´e bedel olan Rüstem´in erliğini söyledi. Yoldaki gerdeği, o sırada vukua gelen halleri bîr bir nakletti. Erin kılıcını çekip gidişini, aslanı öldürdükten sonra gelişini, aletinin hâlâ gergedan boynuzu gibi ayakta olduğunu söyledi. Ondan sonra namuslu Halifenin gevşekliğini ve farenin bir çıtırtısından aletinin söndüğünü görünce dayanamayıp güldüğünü bildirdi. Allah sırları meydana çıkarır. Mademki sonunda bitecek, kötü tohum ekme.
 

3970. Su, bulut, ateş ve bu güneş, sırlan toprağın altından çıkarır.Yaprakların dökülmesinden sonra gelen bahar, kıyametin varlığına bir delildir. : Bahar, o sırları meydana kor, şu yeryüzü ne yediyse rüsvay olur;Yedikleri, ağzından, dudaklarından biter, çıkar. içindeki neyse meydana gelir.Her ağacın kökündeki sır ve o ağacın yemişi tamamiyle üstünde görünür.
 

3975. Gönlünü inciten her gam, içtiğin şarabın tesiriyledir.Fakat nerden bileceksin o mahmurluk, o baş ağrısı, hangi şaraptan meydana geldi? Bu baş ağrısının, o tanenin meyvasından olduğunu aklı, fikri olan anlar.Dalla meyva, tohuma benzemez. Meni, hiç insanın bedenine benzer mi? Heyula, esere benzemezken tohum, hiç ağaca benzer mi?
 

3980. Meni, ekmekten meydana gelir, fakat ekmek gibi midir? insan, meniden olur, fakat hiç meni gibi midir?Cin, ateşten yaratılmıştır, fakat nerden ateşe benzer? Bulut buhardandır, fakat buhar gibi değildir ki. İsa, Cebrail´in üfürmesinden vücut buldu. Fakat suret bakımından onun gibi midir, yahut ona benzer mi? Âdem, topraktan yaratılmıştır, toprağa benzemez. Hiçbir üzüm, üzüm çotuğu gibi değildir. Hırsız, darağacının ayağı gibi midir? İbadet, ebedî cennete benzer mi?
 

3985. Hiçbir asıl esere benzemez. Şu halde zahmetin ve baş ağrısını aslını bilemezsin.Fakat bu mücazat, mükâfat, bir aslı olmadan vücuda gelmez. Allah, hiçbir suçsuz kulunu incitmez. Asıl neyse, o şeyi çeken odur. Ona benzemez ama ondandır. Şu halde bil ki çektiğin zahmet, yaptığın suçun sonucudur. Sana inen bu tokat bir şehvetten ötürüdür. İbret almaz, o suçu bilmezsen bile hiç olmazsa derhal ağlayıp sızlamaya koyul, yargılanma dile.
 

3990. Secde et, yüzlerce defa Yarabbi de, bu gam, yaptığım suçun karşılığıdır ancak! Ey rabbim, sen zulümden, sitemden temizsin. Nasıl olur da suçsuz olarak insana bir dert, bir gam verirsin? Ben suçu belli beyan bilmiyorum, fakat bu derde sebep de mutlaka bir suçtur.Sebebi örttüğün gibi o suçu da ört.Çünkü ceza, benim suçumu ortaya koymaktır. Ceza sebebiyle hırsızlığım meydana çıkar.Padişahın, işi anlayınca o hıyaneti örtüp affetmeyi ve kendisinin, Musul padişahına zulmettiği için "Kim kötülük ederse kendine eder" ve "Şüphe yok, rabbin gözetleme yerindedir, seni görür" âyetleri mucibince bu kötülüğe uğradığını anlayıp intikam almaya kalkışırsa, bu zulüm ve tamahın cezasını çektiği gibi o intikamın cezasına da uğrayacağını kestirerek cariyeyi o beye vermeyi kurması;
 

3995. Padişah, kendi kendisine suçunu, kabahatini, kızı ele geçirmek için ettiği ısrarı anıp tövbe etti, Allah´dan yarlıganmak diledi.Dedi ki: Başkalarına yaptığım şeyler, ceza haline geldi, bana gelip çattı.Mevkiime güvenip başkalarının eşine kasdettim. Bu kasıt, bana döndü, kuyuya düştüm.Başkasının kapısını dövdüm, o da tuttu, benim kapımı dövdü.Kim, başkalarının karısına kötülük ederse bil ki kendi karısına pezevenklik eder.
 

4000. Çünkü bir kötülüğün cezası, tıpkı onun gibi olan bir kötülüğe uğramaktır. Suçun cezası, o suçun misli olur.Sen, başkasının karısını, bir sebeple kendine çektin mi aynen sen de onun gibi, hattâ ondan da üstün bir deyyussun.Ben, Musul padişahının cariyesini zorla aldım, benden de onu derhal aldılar.Emniyet ettiğim bir adam olan lalam, hain çıktı, bana hıyanette bulundu. Kin gütme, öç alma zamanı değil. Ben kendi elimle bir ham iştir, yaptım.
 

4005. O beye de kin güdersem yapacağım zulüm, yine başıma gelir.Şu ceza, bir kere başıma geldi ya, bunu sınadım, artık sınanmışı tekrar sınamam.Musul padişahının derdi, boynumu kırdı âdeta. Artık başkasını incitmem. Allah, bize mükâfatı anlattı. "Döner, kötülüğe gelirseniz biz de cezanızı veririz" dedi.Burada ileri gitmek, faydasızdır. Sabırdan, merhametten başka iyi bir iş yok.
 

4010. Rabbimiz, biz nefsimize zulmettik, bir hatada bulunduk. Ey merhameti büyük Allah, bize acı!Ben onu affettim, sen de yeni suçumu da affet, eski suçlarımı da.Sonra cariyeye sakın dedi, bu senden duyduğum sözü kimseye söyleme.  Seni, beyinle evlendireceğim. Allah hakkı için sakın bu hikâyeyi bir daha anma.Anma da o, benden utanmasın. Çünkü o, bir kötülükte bulundu ama yüz binlerce de iyilik etti.
 

4015. Ben, onu defalarca sınadım, ona, senden de güzel kadınları emniyet ettim.Hiç dokunmadı. Bu olan şey, benim yaptığımın cezası.Bundan sonra o beyi huzuruna çağırdı. Âlemi: kahretmeyi düşünen hışmını yendi.Ona kabul edilecek bir bahane buldu. Dedi ki: Ben bu cariyeden soğudum.Sebebi de şu: Çocuğumun anası, bu cariyeyi kıskanmada, âdeta bir tencere gibi kaynayıp durmada, yüzlerce sıkıntılara uğradı.
 

4020. Oğlumun anasıdır, onun nice hakları vardır. Böylece cevir ve cefalara lâyık değildir o.

(Cilt 5 3831-4025.Beyitler 312-326.sf)
_____________________

27. Örnek için ve tarihsel aşağılamalar için cümle kurmak istemiyorum dostlar. Zira örnek çok uzun… Sizleri cümlelerimle yormayayım bu bölüm. Zaten sahne-i üryanu sefalet (rezaletlerinin apacık sahnesi) apaçık Mr. Mevlananın.


Neue Welt

Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: A'dan, Z'ye, Tasavvuf, Gerçeği, 101.Bölüm,
Haber Videosu
Yorumlar
Diğer Haberler
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 139.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 138.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 137.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 136.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 135.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 134.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 133.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 132.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 131.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 130.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 129.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 128.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 127.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 126.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 125.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 124.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 123.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 122.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 121.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 120.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 119.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 118.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 117.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 116.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 115.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 114.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 113.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 112.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 111.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 110.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 109.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 108.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 107.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 106.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 105.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 104.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 103.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 102.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 100.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 99.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 98.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 97.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 96.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 95.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 94.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 93.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 92.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 91.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 90.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 89.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 88.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 87.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 86.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 85.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 84.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 83.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 82.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 81.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 80.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 79.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 78.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 77.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 76.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 75.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 74.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 73.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 72.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 71.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 70.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 69.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 67.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 66.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 65.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 64.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 63.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 62.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 61.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 60.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 59.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 58.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 57.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 56.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 55.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 54.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 53.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 52.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 51.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 50.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 49.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 48.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 47.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 46.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 45.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 44.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 43.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 42.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 41.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 40.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 39.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 38.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 37.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 36.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 35.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 34.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 33.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 32.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 31.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 30.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 29.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 28.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 27.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 26.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 25.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 24.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 23.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 22.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 21.Bölüm
Nasıl da Ölçüp Biçmektesiniz?!
"Kur'an da Her Şey Var" (Mı?!)
Yaşadığınız Gibi İnanmaya Başlarsanız Pusuya Düşersiniz.!
Uydurulan Din Nedir?
Kur'an Müslümanı mı, Slogan Müslümanı mı?
"Kur'an Ve Hadisler Çelişiyor" Diyenler...
İslam'ı Yıkmanın Sanal Ve Çağdaş Yüzü
"Levlâke" Uydurmasına Reddiye!
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 20.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 19.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 18.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 17.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 16.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 15.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 14.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 13.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 12.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 11.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 10.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 9.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 8.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 7.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 6.Bölüm
Kutlu Doğum mu Kutlu Boğum mu? -2-
Kutlu Doğum mu Kutlu Boğum mu? -1-
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 49.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 48.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 47.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 46.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 45.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 44.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 43.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 42.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 41.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 40.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 39.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 38.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 37.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 36.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 35.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 34.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 33.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 32.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 31.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 30.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 29.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 28.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 27.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 13.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 25.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 24.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 23.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 22.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 21.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 20.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 19.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 18.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 17.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 16.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 15.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 14.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 13.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 12.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 11.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 10.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 9.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 8.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 7.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 6.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 5.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 11.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 10.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 9.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 5.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 8.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 4.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 4.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 7.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 3.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 6.Bölüm
İslamda Mezheb Ve Mezhebcilik 3.Bölüm
Kuran Ve Sahih Sünnetde Bid'at 5.Bölüm
A'dan Z'ye Tasavvuf Gerçeği 2.Bölüm
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Yaşadığın sürece ALLAH'ın sınırlarını koru ki Mü'minlerden olasın. Bu sınırların Start noktası; MÜ'MİNUN SÜRESİ ilk 9 ayeteki altı çizili kurallardır.!!


HİKMET/HADİS
Abdullah İbnu Uşeym radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatü vesselam, ölümünden bir ay önce Cüheyne kabilesine şöyle yazdı: "Meytenin ne deri ne de sinirinden istifade etmeyin." {Ebu Davud, Libas 42, (4127, 4128); Tirmizi, Libas 7, (1729); Nesai, Fera' ve'l-Atire 10, (7, 175). } Tirmizi'nin rivayetinde: "Ölümünden iki ay önce..." şeklinde gelmiştir.


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,