Haber Detayı
18 Ocak 2017 - Çarşamba 12:06 Bu haber 519 kez okundu
 
 
 
Haberi


___KURAN VE SAHİH SÜNNET'TE ORJiNAL CEMAAT & UHUVVET
(20.BÖLÜM) ___

SADAKAT
“O halde sen, emrolunduğun gibi dosdoğru yürü! Seninle birlikte tövbe edenler de... Sakın aşırılık edip azmayın! O, yapmakta olduklarınızı görüyor. (Hud 112)

Sadakat sözcüğü Türkçe’de doğruluk ve doğru olana bağlılık anlamlarına gelir. Anlam içeriği oldukça geniş olan bu kelime bütün ahlaki erdemler bünyesinde barındırır. Bu sıfatı taşıyabilene “sadık” denir. Aynı zamanda bütün peygamberlerinde ortak sıfatıdır. Örnek alınması istediği peygamberlere bu sıfatı veren Rahman bizden de aynı özelliğe sahip olmamızı ister:

“Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz zafer ve mutluluğa ermek değildir. Zafer ve mutluluğa ermek o kişinin hakkıdır ki, Allah'a, âhıret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır; akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yolda kalmışa, yoksullara, özgürlüğüne kavuşmak gayretinde olanlara malı seve seve verir, namazı kılar, zekatı öder. Böyleleri söz verdiklerinde ahitlerine vefalıdırlar; bolluk ve bereket zamanı kadar, zorluk, sıkıntı ve şiddet zamanında da sabırlıdırlar. İşte bunlardır özüyle sözü bir olanlar. Ve işte bunlardır korunan takva sahipleri.” (Bakara 177)

Mü’min ve münafık bu sıfata uygunluk ölçüsünde birbirnden ayrılır. Bu sıfata uydukları ölçüde de cennet yada cehenneme giderler. Çünkü sadakat bir inancın temelidir. Bu nedenle sadakat peygamberlikten sonra en önemli mesafedir ve Kur’an’da sadıklar peygamberlerden sonra zikredilir.

“Allaha ve Peygambere itaat edenler, Allahın nimetlerini bağışladığı kimselerden olacaklardır: peygamberler, hakikatten hiç sapmamış olanlar, hakikate (hayatlarıyla) şahitlik yapanlar ve dürüst ve erdemli olanlar: işte böylelerininki ne güzel birlikteklik(ler)dir! (Nisa 69)

Ayette görmekteyiz ki sadakat ve takva iman makamlarındandır.

“Kendi içlerinden birine, "Bütün insanlığı uyar; imana erişenlere, her bakımdan içtenlikli ve dürüst olmakla Rablerinin katında öteki herkesten ileri geçtiklerini müjdele" diye vahyetmemiz insanların tuhafına mı gitti? (Yalnızca) hakkı inkar edenler, "Bakın, bu (adam) düpedüz bir büyücü!" derler.” (Yunus 2)

Şuara suresi 84 de İbrahim Peygamber duasında ALLAH’tan sadık biri olarak anılmayı istemiştir. Yine Hz. Muhammed İsra suresi 80 de;

“Şöyle yakar: "Rabbim! Beni, gireceğim yere doğruluk dürüstlükle sok, çıkacağım yerden doğruluk dürüstlükle çıkar. Katından bana yardımcı bir güç / kanıt ver."
Sadık bir kul olarak yaşayabilmeyi istemiştir...Doğruluk ve sadakat kuralı bütün peygamberlerin getirilerinde vardır.. Doğru ve dürüst olmayanın davasına sadakat göstermeyenin bütün amelleri boşa gitmiştir.

“Ey mü'minler Allah'dan korkunuz ve dosdoğrularla, gerçekten hiç ayrılmamış olanlarla beraber olunuz.” (Tevbe 119)

Sadakat korunması gereken bir duygudur. Korunmadığı, beslenmediği, özen gösterilmediği yerde çürür kaybolur. Tek başına bırakılamayacak kadar da kıymetlidir. Yalnız başına yaşanılabilecek bir duygu değildir sadakat. Arkadaşa, dosta ihtiyacı vardır. Tıpkı kendisi gibi ALLAH’ın boyasıyla boyanmış dostlara ki aynaya bakabilsin.
Bu nedenle mü’minler yalnız kalmamalı, rahat nefes alabilecekleri, dertleşebilecekleri, fikir alışverişi yapabilecekleri kendilerine ait bir atmosfer oluştumalıdır. Birbirlerinde aynaya bakıp eksiklerini görebilecekleri bir ortamları olmalıdır. Dışardan gelecek tehdit ve saldırıları birlikte göğüsleyecekleri, çözümü birlikte arayabilecekleri bir çatıları olmalıdır. Hele ki günahların programlanmış bir şekilde üzerimize üzerimize salındığı, gözümüzün kulağımızın kire bulandığı bu günlerde böylesi temiz atmosfere şiddetle ihtiyaç vardır. Müminlerin birbirlerine siper ve kalkan olabileceği ortamlar oluşturulmalıdr ki iman, sadakat ve takva gibi duygularımız korunabilsin.Sadakatin yeşerdiği böyle ortamlarda güven duygusu da gelişir ve topluma da güzel örnekler verilmiş olur.
Sadakatin zıddı ihanettir. Tevhidi bir toplum oluşturma yolunda gayret göstermeyen, göstereni engelleyen haindir.

“Daha sonra, kesin taahhütlerinden caydıkları için onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık; (öyle ki, şimdi) onlar, (vahyedilmiş) sözleri, asıl bağlamlarından kopararak çarpıtıyorlar; ve onlar, akıllarından çıkarmamaları emredilen şeylerin çoğunu unutmuşlar; birkaçı dışında onların hepsinden daima ihanet göreceksin. Ama onları bağışla ve (yaptıklarına) katlan: şüphe yok ki Allah iyilik yapanları sever.” (Maide 13)

Ayette anlatılan kişiler, sözlerini tutmayanlar ki bu söz öncelikle ALLAH’a verilmiş fıtri sözdür, daha sonra insanlara verdikleri sözü tutmayarak toplumda güvensizlik ortamı oluşturanlardır. Böyleleri ALLAH’ın gazabına muhatap olmuş olanlardır. Kalpleri katı olan ve bildiği gerçeği saklamaktan çekinmeyen bu tipler çıkardıkları bozgunculuktan dolayı ALLAH’ın rahmetinden uzak kalacaklardır.

“Öz benliklerine hainlik edenler için didinip durma. Çünkü Allah, sürekli hainlik eden günahkârı sevmez. Onlar yaptıklarını insanlardan gizleyebildiler ama Allahtan gizleyemezler; çünkü gecenin karanlığında, Allahın tasvip etmediği düşünce ve inançları her ne zaman tasarlasalar, Allah onların yanı başındadır. Ve Allah onların bütün yaptıklarını (ilmiyle) kuşatır.” (Nisa 107-108)

Tahrim suresi 10 ayetinde ise hainlerle ilgili nihai karar verilmiştir;

“Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince, Allah, Nuh'un karısı ile Lut'un karısını(n kıssalarını) örnek getirmektedir. Onlar iki dürüst ve erdemli kulumuzun nikahı altında idiler ama kocalarına ihanet etmişlerdi; ve bu iki kadına (Hesap Günü): "Haydi bütün öteki (günahkar)lar ile birlikte ateşe girin!" denildiğinde iki (kocanın) da onlara bir faydası dokunmayacaktır!”
Tahrim-10

Hainlik ve ihanet her zaman ve mekande reddedilen ve yerilen bir hastalıktır. Bu hastalık sahibine zarar ve ziyandan başka bir şey vermez. Üstelik bu özellik bir toplum liderinde ise daha tehlikeli daha can yakıcıdır. Bu yüzden Müslümanlar liderlerini seçerken çok dikkatli olmalıdır. Ve ihanet hastlığının tedavisi sadece Müslümanların oluşturacağı sadakat ve güven ortamlarında tedavi edlebilir.Müslüman elinden, dilinden tüm insanların emin olduğu kişidir.

ZEYNEP BİLMEM / DEVAM EDECEK

Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: ,
Haber Videosu
Yorumlar
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Yaşadığın sürece ALLAH'ın sınırlarını koru ki Mü'minlerden olasın. Bu sınırların Start noktası; MÜ'MİNUN SÜRESİ ilk 9 ayeteki altı çizili kurallardır.!!


HİKMET/HADİS
Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurdular: "Namaz başlar ve akşam yemeği de hazır olursa akşam yemeğiyle başlayın." Buhari, Et'ime 58, Ezan 42; Müslim, Mesacid 65, (558)


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,